|
|
06 Temmuz 2008 Pazar 08:47
|
Toplum
|
Ergenekon’da mahkeme zamanı geldi
Ergenekon operasyonun her aşamasında Türkiye’yi sarsacak vahim iddialar gündeme geldi. Kısa süre sonra iddianamenin açıklanmasıyla artık iddialar için yargı süreci başlayacak. Artık herkes mahkemede konuşacak
RADİKAL gazetesi gelişmeleri manşetine böyle taşıdı:
Ümraniye’de bir gecekonduda bomba bulunmasıyla başlayan Ergenekon süreci şimdi kamuoyunun tanıdığı isimleri de kapsayan Türkiye’nin en önemli gündem maddesi oldu. Birkaç aylık sürelerle yapılan operasyonlarla dalga dalga büyüyen soruşturmada merakla beklenen iddianamenin açıklanması biraz ertelendi. Bu süreçte birbirinden vahim iddialar ortaya atıldı. Ergenekon terör örgütünün Türkiye’nin bir dönemini karanlıkta bırakmayı amaçlayan planları olduğu öne sürüldü. Soruşturmayı eleştirenler de oldu sahiplenenler de... Ancak iddianamenin önümüzdeki günlerde açıklanmasıyla tüm bu iddialar için yargı süreci başlayacak ve artık herkes mahkemede konuşacak.
1. Dalga: Bombalar
Ümraniye Çakmak Mahallesi’nde bir gecekondunun çatı katında 13 Haziran 2007 günü bir kasa içinde 27 adet el bombası bulundu. Ajanslara ‘kısa bir haber’ olarak düşen bu olayın vahameti zamanla anlaşıldı. Çünkü bombaların emekli bir astsubay olan Oktay Yıldırım’a ait olduğu belirlendi. Yıldırım’ın yine emekli bir asker olan ve Danıştay saldırısından sonra intihar girişiminde bulunduğu öne sürülen Muzaffer Tekin’le ilişkileri ortaya çıktı. Oktay Yıldırım tutuklanırken, henüz gözaltına alınmayan Tekin, ‘bombaların hurda’ olduğu açıklamaları yapıyordu. Bu bombalarla ilgili ilk soruşturma özel yetkili ağır ceza mahkemesine devredildi.
Öz devreye girdi
Soruşturmayı yürüten isim savcı Zekeriya Öz’dü. Araştırma devam edince ilişkiler ağı daha da netleşmeye ve fotoğraflarla da desteklenmeye başladı. Bir eylemde, aydınların yargılandığı davalarda Muzaffer Tekin, Veli Küçük, Kemal Kerinçsiz, Oktay Yıldırım yan yana görünüyordu. Haziran ayı içinde Eskişehir’de yapılan bir başka operasyon polisi ikinci cephaneliğe götürdü. Emekli Binbaşı Fikret Emek’in silahlarına el konuldu. Bu operasyonda 15 kişi tutuklandı. Suçlama, ‘terör örgütü kurmak, devletin gizli belgelerini ele geçirmek, patlayıcı madde bulundurmak, milleti fişlemekti’tı. Aramalarda devlete ait gizli belgelere ulaşıldığı belirtilirken, gazete haberleri artık Ergenekon diye bir yapılanma olduğunu ‘iddia’ olarak veriyordu. Soruşturma için hâlâ ‘Ümraniye soruşturması’ ifadesi kullanılıyordu. Ele geçirilen belgelerde Ergenekon yapılanmasının anlatıldığı söyleniyordu.
2. Dalga: Yazar ve siyasetçi gözaltında
Bombalar ve ele geçirilen silahlarla ilgili soruşturma sürerken, ortada eski askerlerden kurulu silahlı bir çete görüntüsü vardı. Oysa Temmuz ayında yapılan bir baskın işin rengini değiştiriyordu. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, eşi Emine Erdoğan’la ilgili kitaplara imza atan ulusalcı yazar Ergun Poyraz gözaltına alındı ve tutuklandı. Suçlama ‘terör örgüteni üye olmak, devletin güvenliğine ilişkin gizli bilgileri ele geçirmek ve kişisel bilgileri ele geçirmek’ti. Bir ay sonra 18 Ağustos’ta eski Genç Parti milletvekili Emin Şirin gözaltına alındı. Şirin sorgulandıktan sonra serbest bırakıldı. Ancak Şirin’in gözaltına alınması soruşturmanın sadece ‘silahlı bir çete’ üzerinden yürütülmediğini gözler önüne seriyordu.
3. Dalga: Veli Küçük tutuklandı
Soruşturmada üçüncü operasyon uzun bir süre sonra yapıldı. Savcının iddianamesini tamamladığı söylentileri dolaşırken 22 Ocak 2008’de Türkiye’yi şaşırtan operasyonlar dizisinden ilki yapıldı. O zamana kadar tutuklanan zanlılarla bağlantılı olduğu bilinen emekli Tuğgeneral Veli Küçük, zanlıların avukatı Kemal Kerinçsiz, Türk Ortodoks Patrikhanesi Basın Sözcüsü Sevgi Erenerol, emekli Binbaşı Zekeriya Öztürk, gazeteci Güler Kömürcü, Susurluk hükümlüsü Sami Hoştan’ın da aralarında bulunduğu 33 kişi şafak vakti yapılan operasyonlarla gözaltına alındı. Bu kez diğerlerinden farklı olarak resmi belgelerde terör örgütünün adı yazılıydı: ‘Ergenekon terör örgütü.’ Gözaltına alınanlardan Küçük, Kerinçsiz, Erenerol, emekli Kurmay Albay Fikri Karadağ, Zekeriya Öztürk, Sami Hoştan’la birlikte 14 kişi tutuklandı. Suçmalarsa şunlardı: “Halkı Türkiye Cumhuriyeti hükümete karşı silahlı isyana tahrik, silahlı terör örgütü kurmak, yönetmek, bu örgüte üye olmak, ruhsatsız silah ve mermi bulundurmak.” Doğrulanmayan iddialarsa vahimdi. Ergenekon terör örgütü devlet içindeki bir yapılanmaydı. Toplumda infial yaratacak büyük eylemler planlanmış, tetikçiler bile ayarlanmıştı. Örgütün karanlık planının darbe ortamı yaratmak olduğu öne sürülüyordu. Bunun için savunma, propaganda, hukuk, lojistik, finans gibi bölümler oluşturulduğu ve her birimin örgüt içinde ayrı ayrı görevli olduğu iddia edildi.
4. Dalga: Akademisyenler
Bir ay sonra şubatta yapılan operasyonun hedefiyse örgütün akademik kanadı olduğu öne sürülen kişilerdi. Operasyondan önce bazı zanlıların telefon ve internet görüşmeleri gazetelere yansımıştı. Bahsi edilen bir ‘darbe’ hazırlığıydı. İstanbul Üniversitesi’nden Doç. Ümit Sayın, Sakarya Üniversitesi’nden Doç. Emin Gürses, sosyetik kuyumcu olarak bilinen Hayrettin Ertekin, gazeteci Vedat Yenerer, yazar Orhan Tunç ve kapatılan Noel Baba Vakfı’nun kurucusu Muammer Karabulut tutuklandı.
5. Dalga: Şafak vakti
Soruşturmada sona yaklaşıldığı düşünüldüğü sırada Türkiye 21 Mart’ta bir şafak baskını haberiyle uyandı. Cumhuriyet Gazetesi imtiyaz sahibi İlhan Selçuk, eski İÜ Rektörü Prof. Kemal Alemdaroğlu, İP Genel Başkanı Doğu Perinçek’in aralarında olduğu 13 kişi gözaltındaydı. Operasyonlar sabah saat 04.00’te yapıldığı için eleştiriler yükseldi. İddianamenin hazırlanmamış olmaması eleştirilerden biriydi. Perinçek’e yapılan toplantılar, görüşmeler sorulmuştu. Zanlılarda ele geçirilen belgelere göre Ergenekon TSK içinde örgütlenmiş bir çeteydi. Amaçları devletin içinde ikinci bir devlet oluşturmaktı. Perinçek’le birlikte beş kişi tutuklandı. Selçuk ve Alemdaroğlu’nun yurtdışına çıkışı yasaklandı ve adli denetim altına alınmalarına karar verildi.
6. Dalga: Orgenekon
Bu operasyondan sonra iddianamenin hazırlanıp davanın açılacağı beklentisi yükselirken, 1 Temmuz’da emekli orgeneraller, gazeteciler ve işadamlarını kapsayan son büyük operasyon yapıldı. Böylece bir yıl önce Ümraniye’de bombaların bulunmasıyla başlayan soruşturma, suikast hazırlıkları yaptığı öne sürülen emekli generallere kadar uzanmış oldu. 2003-2004 yılında Ayışığı ve Sarıkız isimleriyle darbe planları organize edildiği biliniyordu. İşte Ergenekon’un ele geçirilen cephaneleri, suikast planları, mitingleri, gazetecileri, hukukçu ve akedemisyenleri darbe planlarını harekete geçirmek için kullandığı öne sürülüyordu.
Çantadan 8.8 kg patlayıcı çıktı.
TSK, evli olmasına rağmen bir başka kadınla da birlikte yaşayan üsteğmene göz yummadı ve ordudan attı.
Istanbul- Ankara seferini yapan Cumhuriyet Ekspresi dün Bilecik'in Osmaneli ilçesi Selçuk köyü yakınlarında duble yol çalışması sırasında demiryoluna düşen kayaya çarptı.
Edebiyatçı ve Ağa Han Mimarlık Ödülü sahibi Nail Çakırhan, tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti.
... DİKKAT ÇEKTİ... DİKKAT ÇEKTİ...
Genelkurmay, 4 Ekim'den bu yana altıncı kez Hakurk'un vurulduğunu ve 31 hedefin havadan ve karadan vurulduğunu açıkladı.
|