|
|
19 Temmuz 2008 Cumartesi 00:14
|
Toplum
|
32. GÜN’DEN AÇIKLAMA: TUNCAY GÜNEY, 'MEHMET ALİ BİRAND ÇİFT MESLEKLİ GAZETECİLERDENDİR' DEMEDİ
32. Gün'ün önceki akşamki konuğu Tuncay Güney'in Mehmet Ali Birand hakkında “başka bir ülkeye çalışıyor” şeklinde bir iddiada bulunduğu haberlerine açıklama geldi.
AÇIKLAMA ŞÖYLE
Bazı medya organlarında Tuncay Güney’in Mehmet Ali Birand hakkında “başka bir ülkeye çalışıyor” şeklinde bir iddiada bulunduğu şeklinde haberler yer almaktadır.
Başlığa çekilen bu iddia GERÇEK DIŞIDIR. Tuncay Güney, böyle bir ithamda bulunmamış, sadece böyle bir belge “GÖRDÜĞÜNÜ” söylemiştir. 32. Gün yayınının tamamını izleyenler veya deşifreleri okuyanlar durumu anlayacaktır.
Programda Tuncay Güney, Mehmet Ali Birand’ın “ergenekon için çalışmayacak” gazeteciler listesinde olduğunu, kendisi ve ailesi hakkında bir rapor hazırlandığını ve bu raporu “gördüğünü” söylemiştir.
Bunun üzerine Rıdvan Akar da bu raporun DAHA ÖNCE BASINA YANSIDIĞINI ve raporda ÇOK SAYIDA GAZETECİNİN adının yer aldığını; örneğin ismini yayında açıklamayacağı 10 gazetecinin de MİT tarafından YERLEŞTİRİLDİĞİNİN iddia edildiğini ifade etmiştir.
Güney, bu raporu Mehmet Eymür’ün hazırladığını ve aynı rapordan bahsettiklerini DOĞRULAMIŞTIR.
32. Gün Genel Yayın Yönetmeni Rıdvan Akar, stüdyoda bulunduğu için Vatan Yazarı Can Ataklı’ya dönerek aynı raporda Ataklı’nın da MOSSAD ajanı gazeteciler arasında yer aldığını söylemiş. Bunun üzerine Can Ataklı , bu rapor ve iddia ile ilgili “işte bu sözün bittiği yer” yorumunu yapmıştır.
Sözü edilen ve bütünüyle hazırlayanın subjektif yorumuna dayanan, içindeki bu tür iddiaları destekleyen başkaca da hiçbir dayanağı olmayan “belge”, daha önce basında yer almıştır. Nitekim, Tuncay Güney de belge ile birlikte Mehmet Ali Birand’ın aile fotograflarının yer aldığını gördüğünü programda ifade etmiştir. Andıç’lar dahil olmak üzere çok görmüş geçirmişliğiyle Mehmet Ali Birand, edindiği bu bilgilere karşılık(!) ailesinin bütün fertleriyle gurur duyduğunu söylemekle yetinmiştir.
Mehmet Eymür tarafından hazırlandığı iddia edilen “belgenin” bir kopyasının Veli Küçük’ün evinde de bulunduğu iddia edilmektedir. “Belgede” halen televizyon ve gazetelerin genel yayın yönetmenliği, baş yazarlığı ve yazarlığı görevlerini ifa eden 49 meslektaşımız hakkında CIA, MOSSAD, MİT (Sönmez Köksal ekibi, Hiram Abbas ekibi, Miktad Alpay ekibi) gibi istihbarat örgütlerine çalıştıkları iddiası yer almaktadır. İşin daha da garibi MOSSAD adına çalıştığı iddia edilen meslektaşlarımız arasında muhafazakar ve İslami görüşleriyle tanınan yazarlar da mevcuttur.
Programın bir bölümünde yer alan ifadeleri çarpıtarak veya kısaltarak kullanan meslektaşlarımızı bu konuda hassas olmaya davet ediyoruz. Zira bizim bu konuda hiçbir şüphemiz ve çekincemiz yok. Bunun en iyi göstergesi ise PROGRAM BANTTAN YAYINLANMASINA RAĞMEN BU BÖLÜMLERİN TARAFIMIZCA ÇIKARILMAMIŞ OLMASI ve yayın kaydına hiçbir biçimde müdahale edilmemiş olmasıdır.
Çeşitli nedenlerle dayanağı kuşkulu da olsa Mehmet Ali Birand’ın aleyhindeki her iddiaya gözü kapalı atlama eğilimleriyle bu ithamları bu kadar kolaylıkla yapanlar, beraberinde onlarca saygın gazeteciye de aynı ithamda bulunmaktadır.
Bu konuda meslektaşlarımızın çok dikkatli olmasını rica ediyor ve bu durumun devamı halinde hukuki yollara başvuracağımızı kamuoyuna duyuruyoruz.
Programın “çift meslekli gazeteciler iddiaları” ile ilgili bölümü ektedir.
Saygılarımızla
32. Gün
“ÇİFT MESLEKLİ GAZETECİLER TARTIŞMASI DEŞİFRESİ”
32. GÜN 17.7.2008 TARİHLİ YAYIN
Birand : Tuncay Bey anladığım kadarıyla siz de epeyce bir belge var. Ortaya daha epey bir belge açabilecek durumdasınız.
T. Güney : Mehmet Ali Bey siz benim için CIA ve Mossad iddiası var dediniz doğru mu?
Birand: Sizin için mi?
T. Güney: İddia dediniz. Yok benim için iddia var dediniz. Doğru mu?
Birand: Yok. Evet. Gazetelerde yazılan şeyleri söyledim.
T. Güney: Okey. Sayın Birand, benim dosyaları da o emniyet müdürü al aşağı etmediyse bilmiyorum. Sizin dosyanızı ben bir fiil kendim okudum. Bir fiil kendim okudum.
Birand: Ne yazıyordu?
T. Güney: Sizin Karacan Ailesi ben bilmiyordum o zamanlar ve resimleriniz Milliyet Gazetesi’ndeki başlamış olduğunuz, efendime söyleyeyim, sizin yıllar boyunca Avrupa’da bir devletin kolladığı, Türkiye’de hareket edilmeyecek ve bir Avrupa’daki ülkenin ve bu resmi rapordur beyefendi. Bir gazetecinin yazmış olduğu rapor değil. Bir emekli paşanın da prufu vardır ve birkaç kişinin de ve orada raporumuzda bir fiil kendim okudum, resimlerinizi gördüm. Çok özel aile resimleriniz.
Birand: Hayır,hayır. Bir dakika, aile resmi çok iyi aile resmimi görebilirsiniz. Ben hiç aile resmi saklamam da. Yani ben bir başka devlet adına çalışıyorum öyle mi?
T. Güney: Evet, evet.
Birand: Evet, peki. Ben bilmiyorum ama siz biliyorsunuzdur mutlaka.
T. Güney: Burada RTÜK var, ülkeyi açıklayamıyorum.
R. Akar : Tuncay Güney şimdi karnımızdan konuşmayalım. Bir gazeteci ve hayatını mesleğe adamış insanları yaralayan şeyler. Siz bir rapor olduğundan söz ediyorsunuz. Bu rapor gazetelerde yer aldı. Bakın ben size raporla ilgili yani sizin okuduğunuzu söylediğiniz raporla ilgili başlıklar söyleyeyim. Emekli bir generalin evinde ele geçirilen bir rapordan söz ediyorsunuz. Raporun ilk sayfasında basın meslek ilkeleri, medya,medya patronları, Kutmangil, bazı gazeteciler neden cezaevinde diye başlayan bir rapor bu. Sonra devam ediyor. Bazı gazetecilerden MİT’in gazeteci yaptıkları diye bir başlık var. Söz konusu raporda, burada sanıyorum size bakın 1,2,3,4,5,6,7,8,9,10 tane gazetecinin ismi, MİT’in gazeteci yaptığı gazeteciler diye geçiyor.
T. Güney: Beyefendi o elinizdeki raporu Mehmet Eymur’a sızdırdım.
R. Akar: Özür dilerim Tuncay Bey bakın, ama, aynı rapordan mı söz ediyoruz.
T. Güney Evet ondan önce sızdırmış olduğu.
R. Akar: O zaman basında yer alan ve biz gazeteciler açısından da özellikle burada yer alan pek çok saygın isim olduğu için kıymet harbiyesi olmayan bir rapor.
R. Akar: Bu rapor programın başından beri çift meslekliler, şunlar bunlar diye bir takım imalarda bulunuyorsunuz. Ben size daha önce yaptığınız imayı sorayım o halde.
T. Güney: Buyurun
R. Akar: Yani meslektaşlarımızın zan altında kalmasınlar. Bakın ben raporun devamında sizin CIA, Mossad, Sönmez Köksal ekibi, Mossad, ekibi diye pek çok gazeteci ile ilgili yorum yapıldığını o raporda görüyorum.
(Can Ataklı): Bunlar ne kadar doğru, hakkatten resmi mi? Böyle çuval çuval belgeyi ben ilk defa duyuyorum. Hani Türkiye’de bu belgelere ulaşma konusundaki maharetini malesef canıyla ödeyen çok değerli bir gazeteci abimiz var...
R. Akar: Can Bey, söz konusu belgede siz de Mossad ajanısınız bu arada.
Can Ataklı: Ciddi olamazsınız!
R. Akar: Evet. İşte burada isminiz var bakın.
Can Ataklı: O belgeyi şey yapmayalım. O belgenin ne olduğu belli değil...
R. Akar: Yani hayır belgenin afakiliği açısından söylüyorum.
Birand : Yeni iş sahaları açılmaya başlandı.
R. Akar Yani böyle bir şey
Can Ataklı: Hayatımda duymadığım bir şey. Devam dedin.
R. Akar: Çamur at izi kalsın...
Can Ataklı: Neyse ben artık konuyu.... Lafın bittiği yer o zaman
Birand: Lafın bittiği yer.
Haber: MEDYATAVA.NET
Kandıra Cezaevinde tutukluyken avukat Özge Yılmaz ile evlenen Peker baba oluyor. Ceza ve İnfaz Kanuna göre cezaevinde cinsel ilişki kurmak yasak
Van’da emekli 2 imamın, 110 hacı adayını dolandırıp hacca gittiği öne sürüldü. Dolandırılanlar, kendilerinden kişi başına 3 bin 200 Euro alınan şirketi basıp görevlilerle tartıştı.
Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı ekipler CHP’li Avcılar belediyesinin önünde lale soğanı dağıtmak isteyince iki belediyenin zabıtaları arasında meydan kavgası çıktı
Balıkesir Emniyet Müdürü Coşkun Hayal, 29 Mart 2009'da yapılacak yerel seçimde belediye başkan aday adayı olmak için görevinden istifa etti.
|