|
|
15 Ekim 2008 Çarşamba 14:40
|
Toplum
|
Yasemin Çongar, TARAF'ın yayınını savunarak, Genelkurmay Başkanı Org. Başbuğ'un açıklamasına karşı açıklama yaptı
Taraf gazetesinin genel yayın yönetmeni yardımcısı Yasemin Çongar, 'Genelkurmay başkanı topluma bunların hesabını vermek zorundadır' dedi.
Gazeteciler Org. Başbuğ'un sert açıklamalarını yorumladı...
Vatan gazetesi yazarı Ruşen Çakır, Radikal Ankara temsilcisi Murat Yetkin ve Genelkurmay Başkanı'nın açıklamalarının muhatabı olan Taraf Gazetesi'nden Yasemin Çongar, Genelkurmay Başkanı Org. İlker Başbuğ'un yaptığı sert açıklamayı değerlendirdi:
YASEMİN ÇONGAR/TARAF:
''Aşırı sert bir açıklama. Bir Genelkurmay Başkanı'ndan beklenmeyecek bir uslüpla konuştu. Bu çok üzücü ama esas üzücü olan kamouyonun beklediği bilgilerin bu açıklamada olmamasıydı. Bu saldırı neden amacına ulaştı, ulaşmadıysa neden bu kadar şehit verildi, bir Genelkurmay Başkanı'nın görevi bunları açıklamak olmalıydı. Konuya ilişkin soruşturma açıldığını söyledi, bu sevindirici ama daha önce benzer soruşturmalarda bu incelemelerin sonuçları kamuoyuyla paylaşılmadı. Bundan sonra paylaşılacak mı, bilmiyoruz...
Aktütün olayında Taraf'ın yayınladığı bu belgeler Genelkurmay'ın saldırıdan haberdar olduğunu gösteriyor. Bu yöndeki okumamız doğru mu, doğruysa gereği neden yapılmadı? Bunların cevabını vermeyip, tehditkar bir üslüp kullanması son derece üzücü. Genelkurmay başkanı topluma bunların hesabını vermek zorundadır. Biz gazetemize ulaşan belgelerin doğruluğundan emin olduğumuz sürece elimize geçen bilgileri yayınlıyoruz, yayınlamaya da devam edeceğiz.''
RUŞEN ÇAKIR/ VATAN:
''Çok sert bir açıklama. Başbuğ bu sert açıklamasıyla çıtayı o kadar yükseltti ki o çıtayı aşmak nasıl olacak bilmiyorum. Devamının geleceğini gösteren çok sert bir açıklamaydı. Aktütün olayında terör örgütünün başarılı olarak gösterildiği şeklindeki sözleri de dikkat çekici. Belli ki bu yöndeki yayınlar Genelkurmay'ı çok rahatsız ediyor. Bu sızma olayını Başbuğ'un çok ciddiye alacağını biliyorduk ama göreve geldikten çok kısa bir süre sonra sızmış olması bu olayın artık Genelkurmay için kronik bir hal olduğunu gösteriyor. Genelkurmay'ın bunun üstüne gideceğini, bununla çok ciddi olarak uğraştıklarını söyleyebiliriz.
Dağlıca olayında da benzer bir açıklama olmuştu ama kamuoyuna yönelik bilgilendirme yapılmamıştı. Sızan bilgi ve belgelere yönelik kendi içlerinde bir değerlendirme yapıyorlar ama bunların kamuyonu bilgilendirmek için kullanılacağını sanmıyorum.
Belki eskiden de sızıyordu ama yayınlanma konusunda ürkek davranılıyordu. Ama şimdi bazı gazeteler özellikle Taraf gazetesi bu yönde çok aktif bir yayın çizgisi izliyor. Birçok belge Taraf'a sızdı. Ama örneğin polisi zor durumda bırakacak bir belge görmedik mesela Taraf'ta, nedense daha çok askere yönelik. Yasemin Çongar daha önce kaynaklarına ilişkin açıklamada 'birkaç iyi adam' filmine gönderme yapmış, ellerine geçen belgelere birkaç iyi adamın sızdırması sonucu ulaştıklarını belirtmişti.
Genelkurmay'ın rahatsız olduğu iki konu olduğunu söyleyebiliriz:
- Genelkurmayın gizli belgesinin medyaya sızıyor olmasından
- Bu bilgilerin sunuş şeklinden rahatsızlar.''
MURAT YETKİN/RADİKAL:
"Aslında açıklama için söylenecek pek bir şey yok. Genelkurmay'ın yayınlara ne kadar tepkili olduğunu öğrenmiş olduk. Çok açıklayıcı değildi, daha çok tepki gösteren bir açıklamaydı. Gizli bilgileri sızdıranlara ilişkin mesajlar verdi, ama Aktütün konusunda yapılan yayınlar doğru muydu bunu anlamak mümkün olmadı. Bu açıklama yayınlanan belge ve bilgilerin doğrulandığı anlamına geliyor mu, gelmiyor mu, bu net değil. Soru sorma imkanı olsaydı bunların doğru olup olmadığına ilişkin bir şeyler söyleyebilirdik. Keşke gazetecilere soru sorma imkanı verilseydi de bunları anlayabilseydik."
|
Yorumlar |
|
G.Ersin Gürsu
-
16.10.2008 02:28
|
|
Durum algılarını kara zihniyetin ve uşaklıklarını yaptıklarının direktifleri doğrultusunda ezber etmişlerin haberlerini kaale almamak gerektiğini çok daha evvelden yine bu kişilerin pek çok yazı/yormlarından öğrenmiştik.
Önce lafa bakılmalı laf mı diye, sonra söyleyene bakılmalı adam mı diye sözü sanırım çok uyuyor bu kendini gazeteci sananlara...
|
İstanbul Deniz Otobüsleri (İDO) A.Ş'nin vapur, deniz otobüsü, deniz taksi ve feribot seferleri, fırtına nedeniyle iptal edildi.
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, Karaköy vapur iskelesinin kullanılmaz hale geldiğini hatırlatarak, ''Riskli bir durum, tekrar kullanmamız çok zor. Oradan çekilecek'' dedi.
ABD'nin Miami kentinde, bilgisayar kamerasıyla internette naklen intihar eden 19 yaşındaki gencin ailesi, intiharı seyredenlere bir şey yapmadıkları için büyük tepki gösterdi.
Sivas Belediyesince atık su problemine çözüm amacıyla yapımına başlanan ''Atık Su Arıtma Tesisi'' tamamlanma aşamasına geldi.
VE BUNLARIN NEREDEYSE TAMAMI, İSTANBUL'DA
İskelenin yerinde olmadığını gören İstanbullular, işlerine başka vasıtalarla gitmek zorunda kaldı.
|