|
|
10 Şubat 2009 Salı 07:14
|
Toplum
|
Yargıtay, Ergenekon davasını da yakından ilgilendirecek bir karar verdi: KULAĞI, KESTİ... Tek başına telefon kaydı, DELİL KABUL EDİLEMEZ
Silah ticareti suçundan açılan davada sadece telefon dinleme kayıtlarına dayanılarak verilen mahkumiyeti bozdu ve beraat kararı verdi. Yargıtay 'Maddi bulgularla desteklenmeyen telefon kayıtları tek başına delil kabul edilemez' dedi
Yargıtay, 'Ergenekon' davasını da yakından ilgilendiren çok önemli bir 'telekulak' içtihatı oluşturdu.
Yargıtay 8'inci Ceza Dairesi'nin yeni içtihatı, sadece telefon kayıtlarına dayanılarak verilen mahkumiyet kararları ile devam eden dava ve soruşturmalar için de örnek teşkil edecek. Yargıtay'ın kararı, kamuoyunda çok tartışılan 'Ergenekon' davası ve soruşturması açısından da önem taşıyor. 'Ergenekon' kapsamında gerçekleştirilen ve 'telefon dinlemeleri dışında delil yok' eleştirilerine neden olan, bazı zanlılara ilişkin gözaltı ve tutuklama kararlarının da, Yargıtay'ın içtihatı çerçevesinde yeniden gözden geçirilmesi bekleniyor.
Yargıtay 8'inci Ceza Dairesi'nin benzer davalara emsal teşkil edecek olan kararı, Gaziantep 2'nci Ağır Ceza Mahkemesi'nin 6 sanık hakkında 'silah ticareti yapmak' suçundan verdiği mahkumiyet kararının temyiz incelemesinde alındı.
Daire'nin 2'ye karşı 3 oyla verdiği kararın gerekçesinde, sanıkların topluluk oluşturacak boyutta ortaklık ve birlikteliğin bulunduğuna dair 'İletişim tutanakları dışında delil bulunmadığı' vurgulandı. Gerekçede, 'Sanıklarda elde edilen suça konu silah ve mermileri kişisel ihtiyaçları için bulundurduklarına ilişkin savunmalarının aksine, satmak amacıyla edindikleri veya bu amaçla bulundurduklarına dair mahkumiyetlerine yeterli kesin ve inandırıcı kanıt olmadığı' belirtildi.
Gerekçede, ayrıca sanıkların ev ve işyerlerinde yapılan aramada, sanık Hüseyin K.'nın evinde 2 tabanca, sanık Mehmet E.'nin işyerinde 340 mermi, sanık Mehmet B.'nin iş yerinde ise 75 mermi ele geçtiği ifade edildi. Yakalanan silah sayısına göre 'ruhsatsız silah ve mermi bulundurmak' suçundan 1 yıldan 3 yıla kadar hapisle cezalandırılmaları istendi. ANKARA
Telefon tek başına yeterli değil
Yargıtay 8'inci Ceza Dairesi'nin gerekçeli kararında, sadece telefon dinleme kayıtlarına dayanılarak mahkumiyet kararı verilemeyeceğinin de altı çizildi ve şu ifadelere yer verildi:
'...İçeriği maddi bulgularla desteklenemeyen telefon görüşmelerine dayalı iletişim kayıtları dışında cezalandırılmalarına yeter kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği gözetilmeden 'silah ticareti suçundan' beraatları yerine ceza tayin edilmesi bozmayı gerektirmiştir...' Yargıtay'ın kararında sanıkların kendi aralarında yaptıkları telefon görüşmelerinde geçen 'suçun ikrarına' yönelik ifadeler de, mahkumiyet için tek başına delil kabul edilmedi.
Karşı oy yazıları
Çoğunluğun görüşüne kısmen katılmayan Daire Başkanı Zeki Aslan, sanıklar Yaşar A. ve Faruk B.'nin, silah ticaretiyle uğraştıklarını bazen açık bazen kapalı şekilde söyleyip tarif ettikleri ve kendilerini arayan hiç kimseye 'ben bu işlerle uğraşmam' demediklerinin, 'usule uygun yapılan telefon dinlemelerinden anlaşıldığını' belirtti. Aslan, silah ticareti suçunda, silahların mutlaka ele geçmesi ve çalışır olması koşulunun aranmadığını savunarak, bu kişiler hakkındaki mahkumiyet kararının onanması gerektiğini ileri sürdü. Akdağ, görüşünde, 'Günümüzde teknolojinin sağladığı olanaklarla suç takibi kolaylaşmış, suçluların izlenmesi, suç teşkil eden eylemlerinin saptanması mümkün hale gelmiştir. Yasal koşulları yerine getirmek suretiyle iletişimin izlenmesi, suç işlenmesi sürecini deşifre etmesi anlamında dikkate alınmak durumundadır. Söz konusu olan sadece kanunun uygulanması değil, toplumda yaşayan insanların yaşam haklarının hukuken korunmasıdır' ifadelerine yer verdi.
Yaşam hakkının korunması
DİĞER muhalif üye Halil Akdağ ise sanıklar Yaşar A., Cuma A. ve Faruk B. hakkında, çözümlemesi yapılmış, yasal yollardan elde edilmiş iletişim kayıtlarının silah ticareti yaptıkları hususunda duraksamaya yer vermeyecek ölçüde açık olduğunu öne sürdü.
ANKARA'DAN KAYNAK BULUNURSA...
Türkiye’nin 175 milyon dolarla ortak olduğu ‘hayalet uçak’ lakaplı ilk taarruz uçağı F-35, havada bir dakika sabit kaldıktan sonra, dar bir alana dikey iniş yaptı.
BU YIL İTİBARİYLE SAATİN BİR DAHA GERİ ALINMAYACAĞI SANILIYORDU AMA, BAKANLAR KURULU 'GERİ ALMA TARİHİNİ DE' YAYINLADI
Aczmendi Tarikatı lideri Müslüm Gündüz'le basıldıktan sonra gündeme gelen Fadime Şahin 13 yıl boyunca izini kaybettirdi. SABAH'ın bulduğu Şahin gözlerden uzak mütevazı bir hayat yaşıyor.
Şanlıurfa’da havalandırmak için duvara asılan yataktan düşerek kaybolan 16 bin TL değerindeki altın ziynet eşyası, sokakta oynayan çocuklar tarafından bulundu
|