|
|
13 Eylül 2007 Perşembe 09:18
|
Yaşam
|
Trabzonlu yazar Nuray Mert'in burnuna estetik yaptırması hakkında bir köşe yazısı...
Ya da: Avrupa Yakası'nın yaratıcısı Gülse Birsel'in ISRARLARA RAĞMEN estetik yaptırmaması üzerine bir köşe yazısı...
Yazar, Akşam gazetesinden ORAY EĞİN:
Nuray Mert burnunu yaptırmış. Ya yaptırmayanlar?
oray.egin@aksam.com.tr Rahmetli Ercan Arıklı yıllarca dil dökmüştü de Gülse Birsel’e burnunu bir türlü yaptırtamamıştı. İstanbul’un hoş kadınlarından Gülse Birsel’in en karakteristik özelliklerinden biri kemerli burnu. Arıklı’ya nasıl direndiyse, şöhrete, televizyona da direndi ve hiçbir zaman burnunu düzelttirmedi, bu özelliğini kaybetmedi.
Tıpkı Meryl Streep gibi. O burnu olmasaydı o muhteşem oyuncu bugün bildiğimiz Meryl Streep olabilir miydi acaba? Burunların büyülü bir tarafları var.
Hollywood’da sinema sektörü ekonomiyi sırtlıyorsa, hemen ardından da estetik ameliyatlar, sonra da fuhuş sektörü geliyor. “LA Weekly” dergisinin seri ilanlar sayfasının yarısı estetik cerrahlara, yarısı da kendi bedenini pazarlayan kadın ve erkeklere ayrılmış.
Pek çok kişinin Los Angeles’tan nefret etmesi, orayı plastik bir şehre benzetmesinin altında bu estetik merakı yatıyor. Dünyanın en güzel kadın ve erkekleri melekler şehrinde, çünkü hepsi film yıldızı olmak için sırada bekliyor. O süreyi garsonluk yaparak falan değerlendiriyor ve biriktirdikleri parayı cerrahlara yatırıyorlar. Nip/Tuck.
Burun estetiği çetrefilli bir iş. Türk sosyetesi genellikle burnunu düzelttirmek için “deviasyon” ameliyatı bahanesiyle hastaneye yatar. Çıktıklarında hem daha kolay nefes alırlar, hem de ne hikmetse bir şekil değişikliği vardır burunlarında.
Çok karakteristik bir organımız, o değiştiğinde yüzümüzün algılanışı da değişiveriyor. Doğrusu şahsi kanaatim çok ciddi bir problem olmadıktan sonra buruna el sürülmemesi; yüz gerdirme, botox falan tamam ama kemerli de olsa burun yüzün en önemli, en göze batan parçası. Sanki o değişince insanın karakteri değişiyormuş gibi geliyor.
O yüzden Türkiye’nin ilk süper modellerinden Sabahat Doğanyılmaz’a hep hayranlık duyarım. Kemerli, çok kendine özgü bir burnu vardır bu güzel kadının ve bugüne kadar hiç elletmedi. Güzelliğinin bir parçası burnu.
Tıpkı Sophia Loren gibi. Sinemanın efsanesinin bu güzel burnu olmasa onu aynı şekilde algılar mıydık?
“Yahudi burnu”na sahip Barbra Streisand da onca ısrara, onca baskıya rağmen kendi kişiliğini yansıtan en önemli organı olduğu için burun estetiğini reddetti.
Adrien Brody gibi “kusursuz güzellik” tanımına uymayan, “Yahudi burnu” olan bir adamın Zegna reklamlarında yer alması da plastik beğeniye bir sondu aslında. Brody pek çok derginin, televizyonun “En seksi” listesine girdi; çok şık, çok hoş bir adam. En önemli özelliği de burnu.
Almodovar filmlerinin vazgeçilmez oyuncularından Rossy De Palma’ya da bayılırım. “Sinir Krizinin Eşiğindeki Kadınlar”da zehirli gazpacho yapıp eve gelen herkesi bayıltan De Palma hem çok iyi bir oyuncudur, hem de kült bir cazibesi, kendine özgü bir havası, elektriği vardır. En önemli özelliği de “deforme” sayılabilecek burnudur.
Burun üzerine düşünmemi sağlayan haber geçenlerde duyduğum bir estetik ameliyattı. İddialara göre Trabzonlu yazar Nuray Mert de burnunu yaptırmış, tam hokka, assolist burnu olmasa da kemeri epey gitmiş. Anlaşılan, estetik ameliyat entelektüeller arasında da yayılıyor.
Nuray Mert de tıpkı Rossy De Palma gibi kendine özgü bir zarafeti, hoşluğu olan bir kadın. Bir Angelina Jolie değil belki, ama kimse ondan öyle olmasını da beklemiyor zaten. Ancak gerek duruşu, gerek kıyafetleriyle tarz sahibi. Trabzonlu olmasını vurgulamamın da sebebi onun sert biri olmasından dolayı değil, burnundan dolayı. Tipik bir Laz burnuna sahipti. Eğer dedikodular doğruysa, keşke yaptırmasaymış.
Kendisini yeni burnuyla görmedim, gözümde de canlandıramadım. Bence çok yakışıyordu eski burnu ona. Diyorlar ki bu yeni burnu da çok abartılı değil ama o belirginliği epey almış.
Tabii bu arada burun estetiğinin Karadeniz’de patladığı gerçeği de var. Laz vatandaşlarımız en karakteristik özelliklerinden vazgeçiyor hızla.
Halbuki dünya tam da doğal olandaki güzelliği keşfetmeye başlamıştı. Biz gideriz tersine, durumu da değil. Ama Türkler’deki estetik ve beğeni kültürü üzerine durup düşünmemiz gerekiyor.
VE BU İCADIN BAŞINDA DA GOOGLE'IN PATRONUNUN KARISI VAR
Google geçtiğimiz günlerde yaptığı bir yenilikle, kullanıcıların arama sonuçlarını istedikleri gibi düzenleyebilmesini sağlayan bir sistem geliştirdi.
Time’ın yılın buluşları listesinde asıl yıldız, 4 numaradaki Hulu.com. NBC ve Murdoch ortaklığıyla bu yıl kurulan bir internet sitesi.
Milli Piyango İdaresi Genel Müdürlüğünce düzenlenen Sayısal Loto'nun bu haftaki çekilişi yapıldı. Kazandıran numaralar; 3, 10, 26, 28, 39 ve 47 olarak belirlendi.
|