|
|
25 Ocak 2008 Cuma 14:33
|
Yaşam
|
Sinemalarda bu hafta
ÇOCUKLAR VE BÜYÜKLER İÇİN RED KİT... WİLL SMİTH'DEN BEN EFSANEYİM... ÇAĞAN IRMAK'TAN ULAK... HEM ÇOCUKLARA HEM BÜYÜKLERE: DONKİŞOT
”Red Kit Batıya Hücum” filmi klasik Red Kit tarzını koruyor. Buster Keaton’ın kısa filmleri ve Chuck Jones’un kural tanımaz çizgi filmleri arasında bir yerlerde yer alan rengârenk, cümbüşlü bir komedi animasyon! Filmde Red Kit’in çizeri Morris’in görsel mirasına sahip çıkılmış. Yapım, Red Kit’in tiryakileri için müthiş bir fırsat denilebilir.
Efsaneyim haftanın en iyi filmi. Yalnız yaşayan insanların psikolojisi filme iyi yerleştirilmiş. Filmin her dakikasında kendisini göstermeyen bir gerilim var diyebiliriz. Tabii ilerleyen dakikalarda bu gerilim artıyor. Bir insanın ayakta kalabilmek adına verebileceği bütün mücadeleler, insanoğlunun direnci ve değerleri de filmde dikkat çekici şekilde anlatılıyor.
Ulak, tarihi bir özelliği olmayan bir kurgu üzerine hazırlanmış, insanı yormayan bir film. Görüntü ve dekor açısından Türk sinemasına biraz daha renk katıyor diyebiliriz. Film vasat olarak nitelendirilebilir.
Şövalye olma hayaliyle yanıp tutuşan Don Kişot’un meşhur hikâyesi animasyon olarak sonunda gösterime girdi. Beyazperdede karşımıza çıkan Don Kişot hiç de sandığımız kadar yalnız değildi. Av köpeği, cılız atı, yolculuk arkadaşları eşek Rucio ve Sancho Panza ile maceralara atılıyor. Hatta arkadaşları Don Kişot’a kahramanlık aşılıyor. Don Kişot, ailece seyredilebilecek eğlenceli bir animasyon filmi.
WİLL SMİTH, YENİDEN...
Robert Neville (Will Smith) çok başarılı bir bilim adamıdır, ama o bile, durdurulamayan, tedavi edilemeyen, insan yapımı o korkunç virüsü kontrol altına alamamıştır. Her nasılsa virüse bağışıklık gösteren Neville, New York şehrinde, hatta belki dünyadan arta kalan yerde, hayatta kalmış tek insandır. Üç yıl inancını kaybetmeden her gün telsiz mesajı göndererek, umutsuz bir şekilde, hayatta kalmış başka insanlar bulmaya çalışır. Ama yalnız değildir. Salgının mutanta dönüştürdüğü kurbanlar, yani “virüslüler”, karanlıkta pusuya yatmış Neville’in ölümcül bir hata yapmasını beklemektedir. Belki de insanoğlunun son ve en iyi umudu olan Neville’i ayakta tutan tek şey kendine düşen görevi yerine getirme arzusudur: Kendi kanını kullanarak virüsün etkilerini tersine çevirecek bir tedavi bulmak. Ama karşısındakilere karşı sayıca az olduğunu bilmektedir... Ve zamanı da hızla tükenmektedir.
Filmin künyesi
Ben Efsaneyim (I’m Legend)
Türü: Aksiyon Yönetmeni: Francis Lawrence Senaryo: John Willam ve Joyce H. Corrington Müzik: James Newton Howard Oyuncular: Will Smith, Alice Braga, Charlie Than, Thomas J. Pilutik
ÇAĞAN IRMAK'TAN ULAK
Esrarengiz seyyahın sırrı
Yönetmen-Senaryo: Çağan Irmak Müzik: Evanthia Reboutsika Oyuncular: Çetin Tekindor, Hümeyra, Yetkin Dikinciler
Ulak, tarihi ve yeri belli olmayan tuhaf bir hikâyeyi anlatıyor... Film, düzeni yekten bozulmuş bir köyde başlıyor. Diyar diyar dolaşan bir seyyah olan Zekeriya’nın gelişiyle ve beraberinde getirdiği çarpıcı sırlarla köyde farklı bir hava eser. Zekeriya kısa sürede bir değişime sebep olur ve bütün köy halkı geri dönülmez bir yola girmek zorunda kalır.
HEM ÇOCUKLARA HEM BÜYÜKLERE: DONKİŞOT
İmkansızın peşinde
Senaryo: Miguel de Cervantes y Saavedra, Angel
E. Pariente Müzik: Andrea Guerra Sanat Yönetmeni: Asteban Martin Seslendirenler: Andreu Buenafuente, David Fernandez, Sonia Ferrer, Jose Luis Gil
La Mança bölgesinin adının ne olduğu bile bilinmeyen bir köyünde yaşardı. O, eskimiş zırhı, cılız atı ve yaşlı av köpeği ile mızrağını rafa kaldırmış biriydi. Sıska, çelimsiz, av meraklısı. Söylediklerine göre adı, La Mançalı Don Kişot’tu. Boş zamanlarında şövalyelerin maceraları ile ilgili kitaplar okurdu. Okudukları o kadar hoşuna giderdi ki, kendini kaybederdi. Sonunda kitaplarda okuduğu fantezilere kafayı taktı. Düellolar, büyüler, savaşlar dışında bir şey düşünemez oldu. Ta ki hayatının en abartılı fikrine kendini kaptırana kadar.
Efsane geri döndü!
Yönetmen: Olivier Jean Marie Senarist: Jean François Henry, Olivier Jean Marie Seslendirenler: Lambert Wilson, Clovis Cornillac, François Morel, Michael Lonsdale
New York, 1855. Red Kit, Daltonları bir defa daha yargılanmaları için batıya götürmektedir. Ancak bu dört azılı suçlu her zamanki gibi kaçar ve birçok bankayı soyar. Polisler Daltonların arkasındadır. Joe Dalton ise parayı Kaliforniya’ya doğru yolculuk eden bir göçmen kervanına saklar. Yalnız kovboy onları izliyor olsa da Daltonlar bir şekilde kervana karışır ve kahkaha dolu yeni maceralar başlamış olur.
Kaynak : Türkiyegazetesi / Kurtbay Önür
Burhan Şeşen'in oğlu Serhan Şeşen kalbinin durması sonucu yaşamını yitirdi.
Ünlülerin medya endeksi belli oldu. Hülya Avşar yüzde 43 kayıp yaşadı. En büyük atılım yüzde 88 ile Özgü Namal’dan geldi.
Aylardır merakla beklenen AROG filmi için geri sayım başladı. Filme şu sahneler damga vurdu:
Kurban Bayramı'na sayılı günler kala hazırlıklarını tamamlamaya çalışan vatandaşlara bayram öncesi Meteoroloji'den sevindirici haber geldi.
BAŞROLÜNDE Gürgen Öz’ün oynadığı ‘yerli Lost’ LÖST, ilk bölümüyle internet kullanıcıyla buluştu.
SIRBİSTAN Savunma Bakanı Dragan Sutanovac ve eşi Marija Sutanovac, Al Jamal’da eğlendi.
|