|
|
26 Mayıs 2008 Pazartesi 10:44
|
Yaşam
|
Magazin muhabiri soruyor: Formula 1 davetinde de kapris yapmışsınız, Mehmet Ali Bey?
Gülben Ergen’in “Sürpriz” adlı programına katılmayarak tekrar 'haber konusu olan' Mehmet Ali Erbil, Formula 1 davetinde yaptıklarını anlattı:
Mehmet Ali Erbil'in Vatan gazetesi muhabirine anlattıkları şöyle:
SORU Okan Bayülgen’in üzerine araba sürdüğünüzü de söyledi...
YANIT Birincisi ben araba kullanmıyorum, şoförüm kullanıyor. İkincisi öyle bir şey olabilir mi bir düşünsenize. Okan’ı otoparkta gördüm, yanından geçip gittim. Durmadım, durmak zorunda da değilim. Arkadaşlarımdan daha fazla hassasiyet beklerdim. Ben o programa Okan ve Gülben için çıkıyorum başka bir şey için değil.
SORU Hüsnü Şenlendirici’nin sizin adınızdan önce yazılması neyi değiştiriyor?
YANIT Çok fazla şey fark ediyor. Kariyer vardır, tecrübe vardır, ağırlık vardır, vardır da vardır. Tüm bunları es geçemezsin, mesela Bülent Ersoy dururken Armağan’ı (Çağlayan) önce yazabilir misin, yazamazsın. Hüsnü Şenlendirici benim için bir değer ama herkes yerini bilecek. Ayşe Hatun Önal benden önce yazılsa sesimi çıkarmam, kadın olduğu için öne almışlar derim, Fazıl Say yazılsa sesimi çıkarmam dünya starı derim... Ama bir hiyerarşi var bunu kimse bozamaz... Ama o kadar yozlaşmış ve pislenmiş ki her şey, bunları tek tek söylemek zorunda kalıyoruz.
SORU Siz de ekranda çok pot kıran bir isimsiniz, bir pantolon konusu var ki hâlâ hafızalarda ... Bu hatalarım bilinçsizce yapılmış şeyler. Bilinçli olsa televizyon kariyerim için harakiri yapmış olurum. Kendi kendimi öldürürüm. İzleyici bilinçli yapmadığımı biliyor, anlıyor, orada bir art niyet yok. Sadece izleyici değil kanal yöneticileri de bunun farkında. Pantolon olayının bir kaza olduğu ortada. İzleyicilerimde biraz daha fazla kredim var, bu önemli bir ayrıntı.
YANIT Formula 1 davetinde de kapris yapmışsınız, Mehmet Ali Bey? (Gülüyor) Hey Allah’ım, bunları nereden çıkarıyorlar bir bilsem. Her yıl kanal bizi arabalarıyla Formula 1 yarışlarına götürüyor. O yollar çok karışık, kargaşa halinde, tam bir keşmekeş. Ayrı bir protokolü var, yabancılar bakıyor her şeye. Türkler olsa beni tanıyacak, oradan oraya geçip, yerime oturacağım. Ama yabancılar var, kimse kimseyi tanımıyor. Bir araba bekliyoruz gelmesi yarım saat, bir saat sürüyor. Orada çok söylendim ama kimseye değil, eşime söyledim. “Niye geldik, keşke gelmeseydik” deyip durdum. Ne var yani canınız sıkıldığında böyle şeyler söylemez misiniz? Benim kaprislerim yoktur.
SORU Hiç mi yok? YANIT (Gülüyor) Yahu Madonna, Türkiye’ye gelmeden papuç kadar liste gönderip, “Fıstığım az kavrulmuş olsun, odam nar çiçeği koksun” diye dünyanın isteğinde bulunuyor, herkes normal karşılıyor. Biz bir-iki şey istediğimizde kaprisli damgasını yiyoruz, anlamıyorum ki ben! Kulisimin olmasını isterim, bu isim davalarına önem veririm, saygı isterim öncelikle... Öyle kaprisim falan yoktur, olması gerekenleri isterim sadece...
SORU Programa çıkmamanızı profesyonellik saymayanlara ne diyeceksiniz...
YANIT Programda herkes işini yapıyor olsaydı ben o programa çıkardım.
SORU Eşiniz, Gülben Ergen’in arkadaşı, bir şey söyledi mi size?
YANIT “Benim hatırım varsa git” dedi. Ama bunun onunla ya da onun arkadaşlığıyla ilgisi yok. Tabii ki dinlemedim, benim inadım tutarsa tutar, kimse vazgeçiremez.
Popçu, görüntü vermemek için yapmadığını bırakmadı.
Olaylı bir şekilde ayrıldığı sevgilisine geri dönen Yanardağ, Baltalimanındaki Portaxe’ta yapılan düğünle ikinci kez nikâh masasına oturdu.
‘Doğrucu Davut’u ‘Doğrucu Mahmut’ yaptı. Türkçe’ye ‘gizsiz’ kelimesini hediye etti. “Nazire ile Deniz’in yerinde olmak istemezdim” dedi
Nobel ödüllü tek Türk yazar Orhan Pamuk’un son kitabı ‘Masumiyet Müzesi’ çıkar çıkmaz hızlı bir satış grafiği yakaladı.
CNR’da düzenlenen Moda Fuarı’nda tanıtım yapan Aysun Kayacı, etkinliğin sonunda tatsız bir sürprizle karşılaştı.
Oyuncu Melih Ekener, 'Süper Ajan K9' filminin çekimlerinde senaryoda olmamasına rağmen kendisini dudaklarından öpen Didem Erol'u mahkemeye vermeye hazırlanıyor...
|