türk net en son haber 11 Ekim 2008Güncelleme: 11.10.2008 19:02 rss flas en son dakika haber arama son dakika net haber türk haberler
en net son haber
Ana sayfa haber
Politika Haber
Toplum Haber
Ekonomi Haber
Dünya Haber
Yaşam Haber
Spor Haber
Görüntülü Haber
Haber İndeksi
Haber Arama
Haber Arşiv
Hava Durumu
Yazarlar
Haber Başlıkları
Araştırma Dosyaları
Haber Yorumlar
Haber Üyelik Merkezi
Haber Üyelik Merkezi

Güncel Başlıklar
Genelkurmay Haberleri
Türk Silahlı Kuvvetleri
Askeri Operasyonlar
Benzinde İndirim Haberleri
IMF Türkiye İlişkileri
IMF
Aktütün - Sınır Karakolu
Şehit ve Gazi Haberleri
Hurşit Tolon
İntihar
Add to Google

11 Haziran 2008 Çarşamba 11:20 Yaşam

Ödül alan yönetmen, ödül almayan yönetmene böyle söyledi: 2.5 milyon insan filmime gelse ödülü umursamam; ödül mödül de İSTEMEM

BU SÖZ, MAHSUN KIRMIZIGÜL İÇİN: İlk filmi ‘Made in Europe’ ile Altın Koza’da ‘En iyi Yönetmen’ ödülünü alan İnan Temelkuran, Beyaz Melek yapımcısının tepkisine şaşırıyor: Daha ne istiyorsunuz? 2.5 milyon insan filmime gelse ödül umurumda olmaz...

Milliyet gazetesinden ASU MARO'nun portre haberinde şöyle deniyor:

İlk filmiyle hem Yılmaz Güney Büyük Jüri Özel Ödülü hem de en iyi yönetmen ödülü kazanan birinin ertesi gün bir sarhoşluk içinde olması beklenir değil mi?

“Pardon, çocuk uyutmaya çalışıyorum da” değildir telefonda ağzından çıkması umulan ilk cümle... Tabii ki ödül sayesinde filmin borçlarını ödeyecek olmak bir rahatlık ama İnan Temelkuran kendi kendisini “Deli işi” dediği sinemayı kıvırarak ödüllendirmiş çoktan. Avukat baba ile öğretmen annenin oğlu olarak biraz dolambaçlı bir yoldan vardığı sinemayı...

3 Ağustos 1976’da İzmir’de dünyaya gelir Lale ve Erol Temelkuran’ın oğlu İnan Temelkuran. Çocukluğu Bornova’da, on yedi çocuklu bir apartmanın bahçesinde, duvar tepelerinde koşturarak, kafa göz yararak geçer. Ablası Ece Temelkuran kadar meraklı değildir kitaplara, ansiklopedi okur daha çok.

Çocukluğundan itibaren sinemaya merakı vardır. E.T.’de iki kere ağladığını, Jaws’ta korkup çığlık attığını hatırlar ama ilk etkilendiği film John Huston’un “Zafere Kaçış”ıdır.

‘Hukuk oku da sen...’

Bornova Anadolu Lisesi günlerini “Okuldan dön, top oyna, daha sonra okuldan dön, kahveye git” şeklinde özetler... Üniversiteye hazırlanırken eşli king ve briçten de geri kalmaz hiç. Bir de Amerikan filmlerinde gördüğü İtalyan ailelerine özenip İtalyanca kursuna gider. Yazları da İtalya’ya. Bu seyahatlerden birinde, uğruna İspanya’ya gitmeye niyet edeceği kızla tanışır.
Sinemacı olmaya da lisede karar verir vermesine ama Mimar Sinan’da okuma fikrini beğendiremez anne - babasına. “Hukuk oku hele bir, sonra sinema yaparsın” cümlesine boyun eğer sonunda. Babasının ve ablasının izinden Ankara Hukuk’a girer.

Dönerci dönemi!

Bir İzmirli olarak arada “Nerede bu deniz?” duygusuna kapılsa da üniversite dediğinin Ankara’da okunacağına da, hukuk eğitiminin faydalarına da ikna olur zamanla. Öğretmen çocuklarından ibaret çevresinden çıkıp Anadolu’nun dört bir yanından gelen insanlarla tanışır, zenginleşir, politikayla ilgilenir, öğrenci derneğine girer, hiçbir eylemi kaçırmaz ve yine de dört yılda bitirir üniversiteyi.

Bu arada İspanyol kızdan eser kalmamışsa da İspanyolca öğrenilmiş ve gerekli bağlantılar kurularak bir araştırma bursu kazanılmıştır. Böylece Madrid’in yolunu tutar. İletişim Fakültesi’nde Franco dönemiyle ilgili araştırma yaparken bir yandan orada açılan ilk Türk dönercisine girip çalışmaya başlar.

Dokuz ay sonra yurda dönerken daha uzun süreli bir planı vardır artık. Avukatlık stajını bitirir bitirmez tekrar gider İspanya’ya. “İspanyol Pansiyonu” filmindeki gibi kalabalık bir evde türlü çeşit ev arkadaşı gelir geçer hayatından. TAI Yüksek Sanatlar Atölyesi’nde yönetmenlik okuduğu üç yıl boyunca dönercilerde çalışmaya devam eder hep.

‘Made in Europe’ halleri

İlk filmi “Made in Europe”un hikâyesi de bu çevrelerde şekillenir. İzlediği göçmen filmlerinden de rahatsızdır zaten, karar verir olayın kendi gördüğü yüzünü anlatmaya. Bir ‘acı vatan’ filmi olmayacaktır bu: “Bütün göçmen hikâyeleri aynı, gelenekçi yapıya karşı çıkan kız ya da oğlan... Bu olmasın istedik. İki, geri dönelim mi dönmeyelim mi meselesi olmasın, üç, uyuşturucu mafyası olmasın. Çünkü bu insanların çoğu yasal ya da değil, çalışıyorlar ve başka bir hayatları var. Birbirlerini tuzağa düşürürler, kavga ederler, beş dakika sonra barışırlar, patronlarından şikâyet ederler, kendileri patron olunca aynı şeyleri yaparlar. İşte bu çelişkili halleri anlatmak istedim biraz. Bu haller aynı zamanda bana bu insanları sevdiren haller.”

İdeolojik!

Nasıl bir sinema yapmak istediğini ve bunun yollarını da okul öğretir ona. Kendi sınırlarını bilmeyi, ilginç bulduğu hikâyeleri az parayla gerçekleştirmeyi öğrenir. “Fukaralık bizi minimalist yaptı diyebilirim” diye özetler durumu... Bir de hayatı diyalogla algılayan bir sinemacı olarak bol bol konuşturur filminde insanları.

İspanya’da üç yılı okulda, bir buçuk yılı da filmle ilgili çalışmakla geçer. 2004’te, yanında dönercide tanıştığı Amerikalı eşi Kristin Stevens, çekilmiş Madrid sahneleri ve yapılacak bir dolu işle döner İstanbul’a.

Para kazanmak için şirketlere eğitim videoları, İspanyolca öğretmenliği, turist rehberliği yapar. 13 aylık oğlu Max Ali’nin varlığı büyük konuşmasını engeller gibi görünse de dizilerden ve ‘ideolojik’ sebeplerle reklam işinden uzak durmaya kararlıdır.

‘Daha ne istiyorsunuz’

Filmi için yapımcı bulamamak da onu yıldırmaz. “Okulda bize sıfırla neler yapılabileceğini kamçılaya kamçılaya öğrettiler” der ve Madrid, Paris, Berlin, İstanbul’da çektiği “Made in Europe”u 2007 haziranında bitirir. Önce Ankara Film Festivali’nde ‘Umut Veren Yönetmen’ ödülü alır, ardından Altın Koza ödülleri gelir.

Film 20 Haziran’da gösterime girecek. Afişti, fragmandı, her işi kendi kotaran İnan Temelkuran’ın koşturması hâlâ sürüyor. Ve önce tatil yapmayı, sonra yeni filmini hayal ediyor. “Beyaz Melek”in yapımcısının jüriye ve ödüllere tepki gösteren açıklaması geliyor o arada... Gülüyor: “Onlar iki buçuk milyon seyirci aldılar. Daha ne istiyorsunuz? Çok ciddi söylüyorum iki buçuk milyon insan benim filmime gelse umurumda olmaz ödül filan. Sokmam bile belki festivallere.”

Filmlerini kaç kişi izleyecek bilinmez ama soru sordurmak, rahatsız etmek isteyen genç bir sinemacı, yeni bir soluk İnan Temelkuran. Ve Ankara Film Festivali jürisi haklı, gerçekten ‘umut vaat ediyor’!

İlgili Başlıklar:
Türk Sineması (147 haber)
Mahsun Kırmızıgül (15 haber)






Microsoft'un ücretsiz e-posta hizmeti hotmail, Türk kullanıcılarına, kişisel bilgilerini çalmayı amaçlayan sahte e-postalardan korunmanın yollarının anlatıldığı bir uyarı gönderdi.

Yaprak Dökümü’nde Şevket’i canlandıran Caner Kurtaran uyuşturucudan sonra şimdi de otel parasını ödeyemediği için arabasını rehin bıraktığı iddiasıyla gündemde

Tasarruflu diye kullanılan floresan ampullerin cilde zarar verdiği ortaya çıktı.

Evinin banyosunda düşen sanatçı Adnan Şenses, hastaneye kaldırılarak tedavi altına alındı. Memorial Hastanesi'nden yapılan yazılı açıklamada, Şenses'in bugün hastaneye getirildiği belirtildi.

Anadolu Ajansi net haber son dakika flas haber IHA ihlas haber ajansi net haber son dakika flas haber
NET Haber
Anadolu Ajansı ve İhlas Haber Ajansı
resmi abonesidir.
NetHaber Künye: Genel Yayın Yönetmeni: Nevzat BASIM
Yayın Koordinatörü: Emre KULCANAY
Reklam