|
|
30 Ocak 2007 Salı 08:46
|
Yazarlar
|
Dolar 1,40'ın altını dener mi?
İki seçimim olduğu kritik yılda cari açık sorunu hepimizin canını sıkıyor.
"Yüksek reel faiz ödemesek enflasyon artar" diye endişeleniyoruz. Üstelik faiz düşerse, ciddi bir sermaye çıkışı olabilir diye de korkuyoruz.
Öte yandan yüksek reel faiz, ya da aşırı değerli YTL, dış ticaret açığını patlatıyor. Geçen yıl turizm gelirleri de istendiği kadar olmayınca cari açık yeni rekorlar kırıyor.
"Finanse edilen cari açık sorun değildir..." diye "bir geyik" (!) de tutturmuşuz ! O geyik yemezse, "cari açığın çoğu artan enerji fiyatlarından kaynaklanıyor" safsatasını ortaya salıyoruz !
Hadi bakalım hodri meydan...
Petrol fiyatları varili 80 dolardan 50 dolara geriledi. Sizce cari açıkta ciddi anlamda bir iyileşme olacak mı ? ... Geçen hafta Dolar / YTL kuru 1,40 düzeyinin altını denedi; ama olmadı. Anlaşılan o ki, 1,40 YTL düzeyinde ciddi bir direnç noktası var. Bu direnç noktasının Nisandan önce kırılmasını beklemek de sanırız gerçekçi olmaz. Neden Nisan ?
Çünkü Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan cumhurbaşkanlığı seçimi ile ilgili kararını Nisan ortasında açıklayacağını birçok kere söyledi. Eğer Erdoğan ya da Bülent Arınç benzeri gerilim yaratıcı bir politikacı aday olursa, işler karışır.
Ama piyasaların gerçekleşmesini istediği gibi, eşinin başı açık; etliye sütlüye pek karışmayan; Türkiye'de "orta yolcu" herkesin kabul edebileceği bir cumhurbaşkanı adayı çıkarsa, işte o zaman işler değişir...
Kanımızca bu durumda Dolar / YTL kuru 1,30 düzeyinin altını dener. Ama iki koşula dikkat:
a) Uluslararası piyasalarda ve politikada beklenmedik bir gelişme olmayacak; b) Merkez Bankası hızla faiz düşürmeyecek.
"A" koşulu konusunda, "bir tek Tanrı bilir" ! Hiçbir şey de olmayabilir; çok şey de olabilir.
Görünen o ki ABD, İran konusundaki ısrarından vazgeçti. Cumhuriyetçilerin aldığı Senato seçimi darbesi, Bush iktidarının "şahin kanadını" etkisizleştirdi. O nedenle Irak sorunu bu kadar karışmışken ABD'nin bir de İran serüvenine atılmasını beklemek gerçekçi olmayabilir.
Öte yandan uluslararası ekonomide sanki işler kötü değil gibi... Avrupa'da büyüme hızlanıyor; işsizlik azalıyor. Öte yandan hem hammadde fiyatlarının, hem de petrol fiyatlarının hızla çözülmesi, gelişmekte olan ülkeler için iyi bir haber (Rusya, Suudi Arabistan, İran, Nijerya, Cezayir, Venezüella, ... gibi ülkeler için hiç de iyi haber olmasa da !). ... "B" koşulu, yani Merkez Bankasının faiz politikası konusunda iki farklı görüş var. Birinci görüş, genel seçimler öncesinde, üstelik 2006 yılının üçüncü çeyreğinde ekonomik büyüme de yavaşlamışken, AKP Hükümetinin hızlı bir faiz düşüşü isteyeceği. Ve hatta bu yönde çok ciddi baskı yapacağı.
Durmuş Yılmaz başkanlığında Merkez Bankası bu baskıya ne kadar dayanabilir ? Sonunda Başkan da, Başkan Yardımcısı da bu iktidarın "adamı" (!) ve hatta kişisel arkadaşı. Sıkıntılı bir dönem geçirecekleri kesin.
İkinci görüş, Merkez Bankasının Hükümete yolladığı son enflasyon mektubundan da esinlenerek, faizlerin en azından 2007 yılı ikinci çeyreği sonuna kadar düşmeyeceği. Çünkü Merkez Bankası özellikle uluslararası ticareti olmayan hizmet sektörlerinden kaynaklanan enflasyon baskısından çekiniyor.
Üstelik bu endişe de Merkez Bankası o kadar da haksız değil.
Örneğin İMKB çalışanları sendikası, iki yıl için maaşlarda toplamda %95'e gelen bir zam istemiş ! Beklenen enflasyon %5; hadi gerçekleşen %10; istenen maaş zammı %95. Varın Merkez Bankası'nın gözleminin geçerliliğine siz karar verin... Faiz ve döviz kuru cephesinde son durum kabaca böyle...
Ertuğ Yaşar;
İtalya 29.01.2007
ertug@yasar.nom.tr
www.ertugyasar.com
İçimize sinmiş bu, 'hayata Türk gibi bakma, seni bir aptal sanırlar' durumu...
Yakıp yıkıcılar; öfke kusucular onlar...
Bizi 'çaresiz' bırakıyorsunuz arkadaşlar ve ne diyeceğimizi bilemiyoruz...
TÜRKİYE'NİN EN BÜYÜK SİYASİ PARTİSİ, KARARSIZLAR PARTİSİDİR: Vatandaş Nevzat Basım yerel seçimlerde nasıl oy verecek?
İNSANIN ONLARI EKRANDA DİNLERKEN, 'NE BAĞIRIYORSUN YA' DİYESİ GELİYOR. 'NE BAĞIRIYORSUN; NEYE BAĞIRIYORSUN; TEK VATANSEVER SEN MİSİN SANIYORSUN?'
BENİM YAŞADIĞIM KREDİ KARTI SORUNUNU SİZ DE YAŞAMIŞ OLABİLİRSİNİZ: Bayram alışverişini kredi kartıyla yapanların başına geldi mi bilmiyorum; ama benim geldi...
|