|
|
02 Şubat 2007 Cuma 10:11
|
Yazarlar
|
Reel Faiz yüzde 9 - yüzde 11 Bandında Kalır
Dış ticarette üçlü rekorun kırıldığı açıklamasının yapıldığı gün, uzun süredir ilk kez bono faizleri %20'nin altına indi.
TUİK verilerine göre 2006'da dışsatım 85 milyar dolar; dışalım da 137 milyar dolar olmuş. Dış ticaret açığı 52 milyar dolara çıkmış !
Dış ticaret ile yakından ilgilenmeyen biri, bu sayılara sevinmek mi yoksa üzülmek mi gerektiğini anlamayabilir. Gerçi ekonomik büyümenin hiçbir türüne üzülmek gerekmez. Ama korkarız ki yukarıdaki sayılara bakınca, Türk ekonomisinin sağlığının sürdürülebilirliği konusunda endişe duyabiliriz.
Çünkü bir ülke arka arkaya birçok yıl, yurtdışına sattığının üçte ikisi kadar dış ticaret açığı veremez ! Ya da bu açığı finanse edemez.
Bu düzeyde yüksek bir dış ticaret açığı, kısa dönemde (bir, iki, hadi bilemediniz üç ya da dört yıl), bir biçimde finanse edilebilir. Ama sonra "balon patlar". Açığı finanse etmek için ne kadar yüksek faiz öderseniz ödeyin, patlar ! ... Bono faizleri en son 8 Eylül 2006'da %20'nin altında imiş. Aradan beş ay geçtikten sonra, o da JP Morgan Yatırım Bankasının yayımladığı (görece olumlu bir) Türkiye değerlendirme raporunun ardından, bono faizlerinde %20'nin altını gördük. Aynı gün piyasalarda iki ayrı dedikodu dolaştı. Birinci dedikodu, Başbakan Erdoğan'ın cumhurbaşkanı olacağını açıklayacağı dedikodusu idi...
İkinci dedikodu ise, bunun tam tersi, AKP'nin cumhurbaşkanı adayının Kemal Derviş olacağı idi...
İnanırsanız piyasalarda her gün o kadar çok dedikodu ve senaryo dolaşır ki ! ... Ne ilginçtir ki yine aynı gün, Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan, ekonomiden sorumlu Devlet Bakanı Ali Babacan ve Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz ile bir buçuk saat görüşmüş. Basında yazılanlara bakılırsa Başbakan, "bağımsız" Merkez Bankası Başkanına fırça atmış !
target="_blank"> Mini Zirve
Fırçanın nedeni Merkez Bankası'nın ısrarla yüksek faiz uygulayacağını söylemesi ve maaş / asgari ücret zamlarının enflasyon üzerinde olumsuz etki yapacağı saptamaları imiş.
Anımsayacağız, Merkez Bankası yayımladığı enflasyon raporunda, çok önemli bir değişiklik olmadığı sürece, faiz oranlarının yılın üç üçer aylık döneminde düşürülmeyeceğini açıklamıştı. Üstelik maaş ve asgari ücret zamlarının enflasyon üzerinde olumsuz baskı yaptığından da yakınmıştı.
Daha önce de yazmıştık, kitap üzerinde bağımsız Merkez Bankası; ve aslında bankanı üst yönetimi, Hükümetten gelen bu "faizi indir" baskılarına acaba nasıl ya da ne kadar dayanacak ?
Hem Başkan, hem de Başkan Yardımcısı - ne yazık ki - bu Hükümetin adamı; en azından arkadaşı.
Öyle kolay kolay, "iş başka arkadaşlık başka" diyebilecekler mi ? Açıkçası biz, genel seçimlere kadar Hükümetin makro ekonomi ve döviz kuru politikası konusunda bir değişiklik yapmasını beklemiyoruz.
Yani en azından genel seçimlere kadar yüksek reel faiz, değerli TL politikası sürecektir. Çin malları hemen her sektörde Türk pazarını tam anlamı ile işgal etse de sürecektir. Çünkü genel seçimlere kadar olan sürede ekonomik politika değiştirip bunun meyveleri almak için yeterli zaman yoktur.
Yani en azından genel seçimlere kadar, döviz kuru düşük; faiz de yüksek gidecektir. Doların 1,40'ın altını; euro'nun 1,80'nin altını görmesi bizce hiç sürpriz olmaz.
Faiz bir miktar aşağı düşebilir. Bu düşüş cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ardından hızlanabilir. Ve en fazla %15 - %17 dolayına gelebilir. Ama unutmayın ki aynı dönemde on iki aylık enflasyon da %7 ya da %8'lere kadar gerileyecektir. Yani reel faiz yine %9 - %11 bandında kalır.
Ertuğ Yaşar;
İtalya 02.02.2007
ertug@yasar.nom.tr
www.ertugyasar.com
İçimize sinmiş bu, 'hayata Türk gibi bakma, seni bir aptal sanırlar' durumu...
Yakıp yıkıcılar; öfke kusucular onlar...
Bizi 'çaresiz' bırakıyorsunuz arkadaşlar ve ne diyeceğimizi bilemiyoruz...
TÜRKİYE'NİN EN BÜYÜK SİYASİ PARTİSİ, KARARSIZLAR PARTİSİDİR: Vatandaş Nevzat Basım yerel seçimlerde nasıl oy verecek?
İNSANIN ONLARI EKRANDA DİNLERKEN, 'NE BAĞIRIYORSUN YA' DİYESİ GELİYOR. 'NE BAĞIRIYORSUN; NEYE BAĞIRIYORSUN; TEK VATANSEVER SEN MİSİN SANIYORSUN?'
BENİM YAŞADIĞIM KREDİ KARTI SORUNUNU SİZ DE YAŞAMIŞ OLABİLİRSİNİZ: Bayram alışverişini kredi kartıyla yapanların başına geldi mi bilmiyorum; ama benim geldi...
|