|
|
05 Şubat 2007 Pazartesi 10:40
|
Yazarlar
|
Ver Yüksek Faizi, ...
Geçen Çarşamba günkü yazımız şu satırlarla sona ermiş:
Yüzde 5 enflasyon mu ?
"...Merkez Bankası'nın işi zor.
"Yılın ilk üç üçer aylık döneminde faiz oranlarını düşürmeyeceğiz" demişler. Paşa gönülleri bilir !
Ama faiz oranlarını yüksek tutarak reel anlamda değerlendirdikleri YTL, sadece uluslararası ticarete konu olan mallarda fiyat artışlarını önlüyor. Kira gibi, maaşlar gibi, diğer uluslararası ticareti yapılamayan hizmetler gibi alanlarda fiyat sertlikleri olduğu gibi kalıyor. Acaba bu gerçeği hala göremediler mi ?
..."
Bu yazıdan hemen üç gün sonra açıklanan Ocak ayı enflasyon verileri - ne yazık ki - bu gözlemi bir kere daha doğruladı: Uluslararası ticarete açık mal ve hizmetlerde, döviz kuru üzerine baskı yapıldıkça, enflasyon da denetim altında oluyor; yani sorun yok.
Ama uluslararası ticareti yapılamayan, özellikle hizmet sektöründe fiyatlar, döviz kurundan etkilenmedikleri için, denetim altına alınamıyor.
Ocak ayında Tüketici Fiyatları Endeksi (TÜFE) %1,00 oranında artmış. Asıl artış etkisi ise Gıda ve Alkolsüz İçecekler alt sektörü ile Konut alt sektöründen gelmiş.
Dönemsel indirimler nedeni ile Giyim ve Ayakkabı alt sektöründe enflasyona eksi (negatif) katkı var (yani enflasyonu düşürücü etki var). Diğer alt sektörlerden aylık enflasyona gelen katkı ise çok sınırlı (sadece virgülden sonraki ikinci sayı ile ölçülen etkiler var).
Yorumcular bu durumu, "kötü giden havaların gıda sektöründe fiyat artışlarına neden olması ve dönemsel bir durum" olarak değerlendirdiler. İlk bakışta haksız bir yorum değil. Gerçekten de Ocak ayı TÜFE artışı dönemsel etkilerle %1,00 gibi yüksek bir oranda çıkmış olabilir.
Peki ya ÜFE (yani Üretici Fiyat Endeksi) ?
Neden ÜFE'de de aynı dönemsel etkiyi görmedik ?
Çünkü Ocak ayında ÜFE %0,05 oranında azalmış. Demek ki TÜFE ile ÜFE arasında hiçbir benzerlik yok. Çünkü biri Şam'a giderken biri Hicaz'a gitmiş !
Ama bunun nedenini - yukarıda da değindiğimiz gibi - biliyoruz. Döviz kuru üzerine baskı geldikçe uluslararası ticarete konu olan mallarda fiyat artışı olamıyor. Eh Merkez Bankası da bu etkiyi iyi görmüş. "Sözde" (!) enflasyon ile mücadele ediyorlar. Ama yaptıkları tek şey faizleri yüksek tutmak... İşte o kadar ! Ne yani, Merkez Bankası'nın elinde enflasyonu düşürmek için başka silah yok mu ? Ya da başka bir yol ya da yöntem bilmiyorlar mı ?
Ah unuttuk, tabi ki biliyorlar ! Bir de kamuoyu önüne çıkıp, "asgari ücret ve maaş artışları çok olmuştur. Bu durumda enflasyon denetim altında tutmak çok zor olacaktır" demeyi biliyorlar !
Vallahi tam evlere şenlik bir durum... 2006 sonunda TÜFE %9,65'de idi. Ocak ayı sonunda on iki aylık dönem olarak %9,93'e çıktı. Unutmadık değil mi ? Merkez Bankası'nın 2007 enflasyon hedefi (%70 gerçekleşme olasılığı ile) %3,6 ile %6,6 arasında olacak. Bu iki hedef bandının orta noktası da %5,1'e denk geliyor.
Yani Ocak sonunda %9,93 olan Tüketici Fiyatları artışı, on bir ay sonra (hem de Türkiye'de iki seçim ve bu seçimlerin getireceği gerginlikler, seçim harcamaları, çalkantılar, ... varken) %5,1'e düşecek (ya da en azından %6,6'ya düşecek). Sizce olur mu ?
Hani TELSİM reklamında diyor ya, "Ver coşkuyu, ver coşkuyu" diye ! İşte Merkez Bankası'nınki de o hesap: "Ver yüksek faizi, ver yüksek faizi". Gittiği yere kadar gider.
Giderken de enflasyon denetim altındaymış gibi görülür. Ama bu arada ulusal sanayi ölüyormuş; adım atacak canı kalmamışmış; ya da bu "yüksek faiz, değerli döviz kuru" balonu patlayınca enflasyon yeniden çift basamaklı sayılara çıkarmış, ... kimin umurunda !
Ertuğ Yaşar;
İstanbul 05.02.2007
ertug@yasar.nom.tr
www.ertugyasar.com
İçimize sinmiş bu, 'hayata Türk gibi bakma, seni bir aptal sanırlar' durumu...
Yakıp yıkıcılar; öfke kusucular onlar...
Bizi 'çaresiz' bırakıyorsunuz arkadaşlar ve ne diyeceğimizi bilemiyoruz...
TÜRKİYE'NİN EN BÜYÜK SİYASİ PARTİSİ, KARARSIZLAR PARTİSİDİR: Vatandaş Nevzat Basım yerel seçimlerde nasıl oy verecek?
İNSANIN ONLARI EKRANDA DİNLERKEN, 'NE BAĞIRIYORSUN YA' DİYESİ GELİYOR. 'NE BAĞIRIYORSUN; NEYE BAĞIRIYORSUN; TEK VATANSEVER SEN MİSİN SANIYORSUN?'
BENİM YAŞADIĞIM KREDİ KARTI SORUNUNU SİZ DE YAŞAMIŞ OLABİLİRSİNİZ: Bayram alışverişini kredi kartıyla yapanların başına geldi mi bilmiyorum; ama benim geldi...
|