|
|
09 Şubat 2007 Cuma 16:13
|
Yazarlar
|
Herkes RANT Peşinde
O kadar tatlıdır ki rant dediğiniz şey
Üniversitede aldığımız ilk ekonomi derslerinde hocamız bize rantın ne demek olduğunu anlatmakta bayağı zorlanmıştı. Deneyimsiz ve ekonomiyi tanımayan dimağlarımız, rantı ve rant yaratmayı bir türlü anlayamıyordu.
O günlerden aklımda tek bir ALTIN kural kalmış: Ekonominin neresinde bir yasak varsa orada hemen rant yaratılmış olur !
Bugünkü gazetelerde okuyacaksınız, Havaalanı Taksi şoförleri ile HAVAŞ arasındaki sürtüşme mahkemelik oluyormuş !
İyi kötü biliriz, Türkiye'de "havaalanı taksisi" diye bir kavram vardır. Öyle her kafasına esen taksi, havaalanı taksi durağına gidip yolcu alamaz. Hatta İstanbul dışındaki kentlerde havaalanı taksileri kent içindeki taksilere göre daha yüksek bir tarife uygularlar.
Eskiden uçak ile yolculuk pahalı iken pek sorun yoktu. Zaten uçak bileti için o kadar para veren taksi parasına bakmazdı. Ama artık ucuz havayolları da piyasaya girince havaalanına gitme işi önem kazandı.
İstanbul'un Anadolu yakasından, örneğin Göztepe'den havaalanına taksi ile gitmek 45 - 50 YTL arası tutuyor. Daha dün sevgili babam THY ile Sivas - İstanbul uçuşu yaptı. Üç hafta önce satın aldığım bilete 87 YTL ödedim. Yani taksi ile havaalanına gidip gelmek 90 YTL; Sivas'tan uçakla gelmek (tek yön) 87 YTL !
HAVAŞ bu talebi iyi görmüş ve İstanbul Atatürk Havaalanından yirmi iki bölgeye otobüs taşımacılığı yapmaya karar vermiş. Havaalanı taksicileri ise isyanda: "Bu yasaya aykırıdır. İzin vermeyiz ! "
İşte rant budur ! Çünkü yasa ile havaalanı taşımacılığının sadece havaalanı taksi kooperatifi tarafından yapılacağı belirlenmiş. Yani "yasak" konmuş.
Ne olur bu yasağı kaldırsalar ?
Ne olur Avrupa'nın liberal ülkelerinde olduğu gibi, havaalanından her taksi istediği gibi yolcu alabilse ?
Şimdi sorsak, "olur mu ? O zaman havaalanında kaliteli taksi bulunamaz" denir.
Hadi canım siz de !
Bu sözler liberal ekonomiye inanmayan, "yasak koyalım ki bize de avanta (rant) çıksın" diye düşünenlerin sözleridir. Eğer İstanbul'da havaalanı taksi yasağı kalksın, liberal ekonominin görünmez eli arz ve talebi o kadar iyi ayarlar ki !
...
Çok benzer bir rant arayışını bu hafta TBMM'de yapılan bir tartışmada da gördük: Türkiye'ye yabancı doktor getirilmesine karşı çıkılıyor...
Niye ?
Neden yasaklardan yanasınız ?
Gelen yabancı doktorlar kamu kesiminde değil özel sektörde çalışacaklar. Bu halk iyi ile kötünün ayırımını yapacak bilinçte değil mi ? Eğer gelen doktorlar kötü ise, iş bilmez ise, pahalı ise, ... o doktorun çalıştığı özel sektör hastanesi nasıl iş yapar ki ?
Bu toplum aslında baştan sona muhafazakar...
Aslında kimse açıklığa, serbestliğe, liberalliğe, küreselleşmeye, demokrasiye, ... inanmıyor. Yok inanıyor da, eksik inanıyor: "Benim satın aldığım mal ve hizmetlerde tam serbestlik olsun; ama benim ürettiğim ve sattığım mal ve hizmetlerde kesin pazara giriş yasağı olsun" !
İşte alaturka liberalizm budur...
Merkez Bankası enflasyon aşağı çekmek için faizleri yüksek tutacağına ve "bu kadar yüksek maaş ve ücret zammı yapmayın" diyeceğine, bu tür yapısal sorunlarla uğraşsa ya !
Uluslararası ticarete açık bütün mal ve hizmetlerde, rekabetin fiyatları nasıl aşağı çektiğini hepimiz görüyoruz. "Çin etkisi" diye de yazıp çiziyoruz.
Peki uluslararası rekabete açık olmayan sektörlerde, örneğin sağlık sektöründe, ithal doktorlar ve ithal sermaye ile rekabeti artırmanın ne tür bir sakıncası olabilir ki ?
Ya da daha fazla serbestlik ile havaalanı taşımacılığının ucuzlaştırılması kime zarar verebilir ki ?
Yabancıların "yapısal reform" ya da "de-regülasyon" dedikleri de aslında tam bu değil midir ?
Ertuğ Yaşar; İstanbul 09.02.2007
ertug@yasar.nom.tr www.ertugyasar.com
İçimize sinmiş bu, 'hayata Türk gibi bakma, seni bir aptal sanırlar' durumu...
Yakıp yıkıcılar; öfke kusucular onlar...
Bizi 'çaresiz' bırakıyorsunuz arkadaşlar ve ne diyeceğimizi bilemiyoruz...
TÜRKİYE'NİN EN BÜYÜK SİYASİ PARTİSİ, KARARSIZLAR PARTİSİDİR: Vatandaş Nevzat Basım yerel seçimlerde nasıl oy verecek?
İNSANIN ONLARI EKRANDA DİNLERKEN, 'NE BAĞIRIYORSUN YA' DİYESİ GELİYOR. 'NE BAĞIRIYORSUN; NEYE BAĞIRIYORSUN; TEK VATANSEVER SEN MİSİN SANIYORSUN?'
BENİM YAŞADIĞIM KREDİ KARTI SORUNUNU SİZ DE YAŞAMIŞ OLABİLİRSİNİZ: Bayram alışverişini kredi kartıyla yapanların başına geldi mi bilmiyorum; ama benim geldi...
|