|
|
19 Şubat 2007 Pazartesi 08:04
|
Yazarlar
|
Gelir Gider Liberal Akıl
Adalet ve Kalkınma Partisi güzel bir uygulama başlatmış:
"AK Parti Hesap Veriyor". Her ay bir cumartesi günü, AKP'li Bakanlar İstanbul'a gelerek parti örgütü, vatandaşlar ve gazetecilerle buluşuyorlar.
target="_blank"> AK Parti Hesap Veriyor
target="_blank"> Maliye, Ekonomi, Hazine
Geçen Cumartesi günü üç ilçede yapılan toplantılara Kemal Unakıtan, Abdüllatif Şener ve Ali Babacan katıldılar. Ben de Ali Babacan'ın katılacağı toplantı öncesinde yenen yemeğe çağrılı idim. Bu sayede Bakanımız Ali bey ile (kısa da olsa) sohbet etme olanağı buldum. Bildiğiniz gibi Ali beyin iki sorumluluğu var. İlki ekonomi; ikincisi Baş Müzakerecilik. Ali bey yemeğe bile Brüksel'den geldiği için doğal olarak ilk konu A.B ile ilişkilerden açıldı. Baş Müzakerecimiz, A.B ile ilişkilerde her şeyin yolunda gittiğini; hatta Aralık ayında askıya alınan sekiz konu başlığında bile Türkiye ile Komisyon arasında yapılması gereken çalışmaların sürdüğünü söylüyor. Eh sanırım Bakan olsam ben de bunu söylerdim ! Ama konu ile ilgilenenler biliyoruz ki durum böyle değildir... Kasım ayında ilk kez Olie Rehn'ın ağzından duyulan "tren kazası", ne yazık ki Aralık ayında gerçekleşmiştir. A.B, Türkiye ile görüşülmesi gereken sekiz konu başlığını askıya almıştır.
target="_blank"> Tren Kazası Önlendi
Türkiye, limanlarını ve havaalanlarını Rum Bandıralı gemi ve uçaklara açana kadar da bu askıya alma sürecektir. Yani tamamen Rumların istediği olmuştur. Liman ve havaalanlarının açılması, Kıbrıs Rum Yönetiminin Türkiye tarafından resmen tanınması anlamına gelecekti.
Şu anda ve sanırız yakın gelecekte hiçbir TC hükümeti, tek taraflı olarak Kıbrıs'ın Rum Hükümetini tanıyamayacağına göre, sözü edilen tren kazası olmuştur. ... Ali Babacan ile ekonomiyi de konuştuk. Ali bey, ısrarlı sorularımıza karşın, "evet Türkiye'de reel faizler yüksektir" demedi. Bakanımız, Merkez Bankası faizi ile piyasada oluşan Hazine iç borçlanma araçlarının faizinin farklı şeyler olduğunu anlattı. Bu iki faizin her zaman birlikte hareket etmeyebileceğini açıkladı.
Anladık ki Ali Babacan Türkiye'nin şu anda ödediği yüksek reel faizden rahatsızlık duymamaktadır. Ali beyin asıl endişesi, ekonomideki dengesizlikleri finanse eden yabancı para girişinin kesintisiz sürmesidir. Faiz oranı konuşulunca doğal olarak enflasyon hedefi de gündeme geldi. Ali bey, Merkez Bankasının 2007 enflasyon hedefini kendileri ile eşgüdümlü olarak belirlediğini anımsattı. Yani "2007 enflasyon hedefi, Hükümetin enflasyon hedefidir" dedi.
Enflasyon hedefi belirlenince de Merkez Bankasının geriye bir tek görevi kalıyor: Fiyat istikrarının korunması için gerekli önlemleri almak. Bizim yüksek olduğunu düşündüğümüz; ama Sayın Bakanımızın "şu andaki dengeleri ve ekonomik hedefleri tutturmak için gereklidir" dediği reel faiz oranları başka tartışmaları da birlikte getiriyor.
Yani eğer gerçekten AKP Hükümeti enflasyon ile savaşım konusunda bu kadar ciddi ise, neden sadece faizlere yaslanıyor ve yapısal önlemleri es geçiyor ? İşte geçen hafta örneğini gördük ve Ali beye de söyledik. TBMM'den çıkan Türkiye'de yabancı doktorların çalışmasına izin veren yasa ve ilaçların eczaneler dışında marketlerde de satılmasına olanak tanıyan yasayı alkışlıyoruz. Bu yasalar konusunda AKP iktidarını kutluyoruz. Peki yine aynı iktidar, neden perakende piyasasına müdahale ederek indirimli satışların yapılma zamanına yasak getirmeyi düşünüyor ?
target="_blank"> İndirime Yeni Düzen
Bu eleştiri sırasında yanımızda olan bir değerli büyüğüm, "bu tür yasaları olağan karşılamak gerekli. AKP'nin liberal aklı gelir gider olduğu için her zaman bu tür sapmalar olacaktır" dedi.
Ertuğ Yaşar;
İstanbul 19.02.2007
ertug@yasar.nom.tr
www.ertugyasar.com
İçimize sinmiş bu, 'hayata Türk gibi bakma, seni bir aptal sanırlar' durumu...
Yakıp yıkıcılar; öfke kusucular onlar...
Bizi 'çaresiz' bırakıyorsunuz arkadaşlar ve ne diyeceğimizi bilemiyoruz...
TÜRKİYE'NİN EN BÜYÜK SİYASİ PARTİSİ, KARARSIZLAR PARTİSİDİR: Vatandaş Nevzat Basım yerel seçimlerde nasıl oy verecek?
İNSANIN ONLARI EKRANDA DİNLERKEN, 'NE BAĞIRIYORSUN YA' DİYESİ GELİYOR. 'NE BAĞIRIYORSUN; NEYE BAĞIRIYORSUN; TEK VATANSEVER SEN MİSİN SANIYORSUN?'
BENİM YAŞADIĞIM KREDİ KARTI SORUNUNU SİZ DE YAŞAMIŞ OLABİLİRSİNİZ: Bayram alışverişini kredi kartıyla yapanların başına geldi mi bilmiyorum; ama benim geldi...
|