|
|
22 Şubat 2007 Perşembe 00:54
|
Yazarlar
|
Vergi Muafiyeti Olmadan Olmaz
"Tutulu Satış" ya da "İpotekli Satış".
Bize göre aslında kullanılması
gereken terimler bunlar. Ama biz Amerikanvari özenti ile "morgage" demeyi daha bir sevdik değil mi ?
Tutulu Satış yasası toplumun geniş bir kesimini ilgilendirmesine karşın, kamuoyunda sadece Bakanlarımızın ve bazı makro ekonomistlerin görüşleri tartışılıyor. Bu tartışma da dibinde "vergi muafiyeti olsun mu olmasın mı"; ya da "düzenleme Türkiye'ye daha çok yabancı sermaye çeker mi çekmez mi" konularına kilitleniyor.
href="http://www7.vatanim.com.tr/root.vatan?exec=yazardetay&sid=&Newsid=109076&Categoryid=4&wid=126" target="_blank"> Morgage Yasası ve Gerçekler
Ayşe Hanım Teyze Morgage Nedir Diyor ?
Tutulu Satış yasa tasarısı ilk kez gündeme geldiğinde kamuoyuna sunuluşu, "herkes kira öder gibi ev sahibi olacak" biçimindeydi. Evet, bu sunuş tamamen doğrudur.
En azından Avrupa ülkeleri ve ABD örneği için doğrudur. Enflasyon oranının yıllık %5'in altında kaldığı; inşaat üretiminde ve gayrimenkul işinde hemen hiç kayıtdışılığın olmadığı ekonomilerde durum budur.
Peki ya Türkiye ?
Zaten daha üç yıl öncesine kadar, yüksek enflasyon nedeni ile, bu türlü bir uzun dönemli kredi vermek olası değildi. Neyse ki son üç yılda enflasyon sorunu bir ölçüde çözüldü.
Peki ya kayıtdışılık ?
Bugün Türkiye'de inşaat işinde ciddi bir kayıtdışılık olduğunu sanırım hepimiz kabul ederiz değil mi ? Kaldı ki gayrimenkul piyasasında da eğer alıcı ve satıcı iki özel kişi ise (kurum ya da şirket değilse), gerçek işlem bedelinin hiç beyan edilmediğini de çok iyi biliriz değil mi ?
Şimdi ise Tutulu Satış yasası ile yeni bir şans yakalıyoruz. Bakanlarımızın, "Morgage için vergi avantajı Türkiye'ye ağır bedel ödetir" diye karşı çıktıkları vergi geliri kaybı, inanınız sadece kayıtdışı işlemlerin kayıtiçine girecek olması ile telafi edilir.
Bedeli Ağır Olur
Gelin sizinle bir "bakkal hesabı" yapalım.
Türkiye'de her kesimin ev sahibi olması için Tutulu Satış yasasını çıkartmak istiyoruz değil mi ? Yani orta sınıf da, hatta ortanın altı sınıflar da ev sahibi olsun istiyoruz.
Türkiye'de bugün kişi başına ortalama gelir 5.100 dolardır. Kentlerde yaşayan aileler ortalama dört kişi ise, yıllık hane halkı geliri 20.400 dolar ya da kabaca 30.000 YTL demektir.
Bir ailede toplam hanehalkı gelirinin en fazla %20 ya da %25'i kiraya (ya da ev taksitine) ödenebilir. Yani kentsoylu orta halli bir Türk ailesi, yılda ev taksiti ya da kira için ancak 7.500 YTL ayırabilir. Bunun aylık bedeli de 625 YTL'dir.
İstanbul'da bugün 400 ile 600 YTL'ye kiralık ev bulmak olasıdır. Ama doğaldır ki kentin dışına ya da varoşlarına çıkacaksınız. Örneğin İstanbul'da doğuda Tuzla'ya ya da batıda Beylükdüzü'ne gideceksiniz.
Ama zaten Tutulu Satış kapsamında üretilecek yeni konutlar da ancak bu tür geniş arsalar olan kent dışı yerlerde üretilmeyecek mi ?
Ayda 625 YTL, ya da yılda 7.500 YTL ödeme gücü olan bir aile, eğer yirmi yıl bu ödemeyi yapacaksa (ki amaç tamamen budur), ancak 150.000 YTL'lik bir birikim yaratabilir.
Bugün İstanbul'un varoşlarında, orta sınıf bir ailenin oturabileceği, iki oda bir salon, brüt 100 metrekare olan bir evin peşin ödeme ile satış fiyatı da kabaca 80.000 ile 100.000 YTL arasındadır. Yirmi yıllık değişken faizi hesaplarsanız, zaten çoktan 150.000 YTL bedele, yani ailenin yirmi yılda biriktirebileceği miktara gelirsiniz.
Bakkal hesabının verdiği gerçek budur.
Eğer siz A ve B grubu üst düzey tüketiciyi değil de, gerçekten C ve D grubu, hatta E grubu tüketiciyi uzun dönemde ev sahibi yapmak istiyorsanız, mutlaka ve mutlaka Tutulu Satışlara vergi muafiyeti gelmelidir.
Yine de bu muafiyet, ya ev bedeli örneğin 100.000 YTL'yi aşmayan konutlara; ya da ev bedelinin örneğin 80.000 YTL'sine kadar olmalıdır.
Yasa Çıksa Bile
Yoksa sadece dostlar alışverişte görsün mantığı ile bir tarafı kadük bir yasa çıkarmış olursunuz.
Ertuğ Yaşar;
İstanbul 21.02.2007
ertug@yasar.nom.tr
www.ertugyasar.com
İçimize sinmiş bu, 'hayata Türk gibi bakma, seni bir aptal sanırlar' durumu...
Yakıp yıkıcılar; öfke kusucular onlar...
Bizi 'çaresiz' bırakıyorsunuz arkadaşlar ve ne diyeceğimizi bilemiyoruz...
TÜRKİYE'NİN EN BÜYÜK SİYASİ PARTİSİ, KARARSIZLAR PARTİSİDİR: Vatandaş Nevzat Basım yerel seçimlerde nasıl oy verecek?
İNSANIN ONLARI EKRANDA DİNLERKEN, 'NE BAĞIRIYORSUN YA' DİYESİ GELİYOR. 'NE BAĞIRIYORSUN; NEYE BAĞIRIYORSUN; TEK VATANSEVER SEN MİSİN SANIYORSUN?'
BENİM YAŞADIĞIM KREDİ KARTI SORUNUNU SİZ DE YAŞAMIŞ OLABİLİRSİNİZ: Bayram alışverişini kredi kartıyla yapanların başına geldi mi bilmiyorum; ama benim geldi...
|