|
|
27 Ocak 2010 Çarşamba 13:25
|
Yazarlar
|
Ufukta bizi bekleyen, bu mu: CHP ile MHP koalisyon hükümeti kuracak
Yapılan kamuoyu yoklamaları, Ak Parti'yi gerileme halinde, CHP ile MHP'yi ise yükselişte gösteriyor. Seçim bugün yapılsa, Ak Parti birinci parti olmakla birlikte, iktidar olamayabilir.
Gelin, bu durumun senaryosunu yazalım.
Seçimden Ak parti birinci parti olarak çıkmış olsun; ama hükümeti tek başına kuramıyor.
Cumhurbaşkanı, hükümeti kurma görevini ilk olarak Ak Parti'ye versin.
Bu durumda Ak Parti, MHP ile bir iktidar ortaklığına evet der mi?
CHP ile bir ortaklık olasılığını zaten aklımıza bile getirmiyoruz.
MHP, çoğu zaman, Ak Parti'nin 'milliyetçi - muhafazakar' politikalarına 'destek' verdi.
Bazı Anayasa değişikliği çabalarından türban sorununa, Silahlı Kuvvetlerin siyasete müdahalesine tepki göstermeye kadar, Ak Parti ile MHP'nin kimi politikaları, birbiriyle çelişmiyor.
Ancak KÜRT SORUNU söz konusu olunca, MHP'nin yeri asla Ak Parti'nin yanı değil.
Diyelim, Ak Parti, MHP ile bir hükümet kurmayı başaramadı.
Bu kez hükümeti kurma görevi CHP'nin olacaktır.
1992'den beri Deniz Baykal, CHP'nin lideri. 18 yıldır partisine liderlik yapmakla birlikte, ülkeye iktidar olamadı.
1995'te, DYP - SHP koalisyon hükümetine Başbakan Yardımcısı olarak katıldı; (O dönemde SHP ile CHP, CHP çatısı altında birleşmiş; Deniz Baykal da siyasi kariyerinde ilk kez Erdal İnönü'yü yenmişti) ama o hükümeti devam ettirmek yerine BOZMAYI tercih etti.
CHP ile MHP, tarihlerinde hiç KOALİSYON oluşturmadılar.
Politikaları, son yıllara kadar, hiç birbirine benzemedi; ayrı dünyaların partileri oldular.
Son bir kaç yılda, özellikle Kürt sorunu söz konusu olduğunda, MHP ile CHP'yi benzer çizgide görmeye başladık.
Peki hükümeti kurma görevi CHP'ye verilirse, Baykal ile Bahçeli, tarihte ilk kez, bir birlikteliğe EVET DEDİRTMEYİ başarabilirler mi?
Böylesi bir hükümet, Türkiye için ne anlama gelir?
Türkiye, Kürt sorununu görmezden gelmeyi mi tercih eder?
Ekonomi politikalarında nasıl bir değişiklik olur?
Örneğin CHP - MHP hükümeti asgari ücreti en az 1000 lira yapar mı?
Nasıl bir kalkınma politikası uygular?
Doğrusu, oturup onlar için de bir senaryo yazmak gerekir. Ancak iki partinin de nasıl bir politika uygulayacağı net değil...
Böylesi bir hükümet, CHP - MHP hükümeti, Ak Parti'den DUYULAN NEFRETİN HÜKÜMETİ olacaktır.
En 'baba' icraatı da, Tayyip Erdoğan'ı YÜCE DİVAN'a göndermek şeklinde kendini gösterecektir.
Tayyip Erdoğan ve partisi, son yıllarda bazı icraatlarıyla 'karşı tarafta ciddi bir NEFRET' yaratmayı başardılar.
Türkiye, yeni bir seçimle, aslında böylesi bir NEFRET HESAPLAŞMASI yaşayacak.
Türkiye, geleceğini seçmek, geleceğini 'güzelleştirmek' yerine, bugünkü iktidardan 'nefret edenlerle', bu iktidarı YÜCELTENLER arasındaki hesaplaşmaya tanık olacak.
Yazık olacak...
NEVZAT BASIM
NOTLAR:
Devlet Bahçeli de Deniz Baykal da kişisel tarihlerinde KOALİSYON BOZAN kişiler.
2002 seçimlerine giden yolun taşlarını, Hüsamettin Özkan operasyonu başlayınca, erken seçim isteyen ve seçime tarih belirleyen Devlet Bahçeli döşedi.
Deniz Baykal ise, kişisel tarihinde hep 'hiziplerin' adamı oldu. Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en HAYIRLI koalisyonlarından biri olan SHP ile DYP (Sağ ile Sol) arasındaki koalisyonu da bizzat o bozdu.
|
Yorumlar |
|
Misafir
-
27.01.2010 14:43
|
|
EN AZINDAN DEVLET NEFES ALIR CİVİLER YERİNE OTURUR..TSK RAHAT EDER.. VATANDAŞIN TELEFONLARI DİNLENMEZ....YASALAR İHLAL EDİLMEZ...DEMOKRASİ RAYINA OTURUR
|
İşkence görmüşler: Allah belasını versin miş o 12 Eylül yönetiminin... Eyvallah! Peki ama sizin hiç mi hatanız yoktu:
12 Eylül Anayasası olmasaydı, bugün İstanbul Boğazı'ndaki kıyı şeridini de, Caddebostan sahilini de, Bakırköy - Yeşilköy - Florya kıyılarını da RÜYAMIZDA BİLE göremezdik.
Kemal Kılıçdaroğlu çoktandır, Deniz Baykal'ın onaylamayacağı şeyleri söyleyip, geri adım atmak zorunda kalıyor.
Yabancı bir dille ibadet eden biz Türklerin en önemli sorunlarından biri de bu: Dualar...
BELÇİKA PKK YÖNETİCİLERİNİ GÖZALTINA ALIP 'MEMNUNİYET' YARATIYOR Kİ, AMERİKA, 'FAZLA ACITMADAN' ERMENİ SOYKIRIMI İDDİALARINI KOMİTEDEN GEÇİREBİLSİN: SİZİN AKLINIZ BUNA EVET DER Mİ?
BAŞBAKANI ÇOK SEVEN, ONU 'ZOR BULUNUR BİR İNSAN OLARAK' DEĞERLENDİRENLERE SESLENMEK İSTİYORUM: ELBETTE, HEPİMİZ İÇİN ÇOK DEĞERLİ İNSANLAR VARDIR. ANCAK BAŞBAKANIN 'GERÇEĞİNİ DE GÖRMEK ZORUNDASINIZ'
|