Kokteyl Network : beygir.com - mackolik.com - sahadan.com - tahminkolik.com - skor.tv - mackolikcomplex.com - havayol.com - magazinkolik.com
türk net en son haber 23 Kasım 2008Güncelleme: 23.11.2008 12:34 rss flas en son dakika haber arama son dakika net haber türk haberler
en net son haber
Ana sayfa haber
Politika Haber
Toplum Haber
Ekonomi Haber
Dünya Haber
Yaşam Haber
Spor Haber
Görüntülü Haber
Haber İndeksi
Haber Arama
Haber Arşiv
Hava Durumu
Yazarlar
Haber Başlıkları
Araştırma Dosyaları
Haber Yorumlar
Haber Üyelik Merkezi
Haber Üyelik Merkezi

Güncel Başlıklar
İntihar
Kaddafi - Libya
Genetik
Teknoloji
Taksim Meydanı
Google
Bankacılık
Nursuna Memecan
Salih Memecan
Abdullah Öcalan
Add to Google
02 Mart 2007 Cuma 09:33 Yazarlar

Kızıl Ken ve Piyasa

Her ne kadar Türkiye ve Türk ekonomisi son yıllarda hızla serbestleşse de, hala tam anlamda liberalleşemedik.

Anlamlı bir tümce gibi durmadı değil mi ?

Yani serbestleşen bir ekonominin aynı zamanda liberalleşmesi de gerekmez mi ?

Evet, kağıt üzerinde gerekir. Çünkü ekonomide atılacak her serbestleşme
adımı, sonuçta liberallik yolunda atılan bir adımdır.

Ama bizim serbestleşmemiz isteyerek olan bir serbestleşme değil ki !

Yani ya Avrupa Birliği (A.B), IMF, Dünya Bankası, ... gibi uluslararası bir kurum
baskı yapıyor; ya da yatırımcılar ve piyasa ekonomisi bu serbestleşmeyi zorunlu
kılıyor.

Biz de isteyip istemediğimize pek bakmadan serbestleşiyoruz.

Örneğin Merkez Bankası. Bize kalsa biz hiçbir zaman Merkez Bankasının tam bağımsız
olmasına izin vermezdik. Ama 2001 krizinden sonra IMF bastırdı, şart koştu; biz de
"seve seve" (!) Merkez Bankası bağımsızlığını kabul ettik. Şimdilerde yakınıyoruz;
ama neye yarar ?

Yani serbestleştik, ama liberalleşmedik.

Piyasa baskısına örnek verirsek, Mayıs - Haziran 2006 döviz kuru dalgalanmasını
anlatalım. Mayıs - Haziran 2006 döneminde dolar kuru aniden yükselince Maliye
Bakanlığı hem Türk ve hem de yabancı yatırımcılara uyguladığı stopajın yabancılar
için olanını iptal etmek zorunda kaldı !

Yani serbestleşti. Ama bunu kesinkes isteyerek, "liberalizm ilkeleri bunu
gerektirir
" diye yapmadı. Zorunlu kaldığı için; döviz kuru artışı ile başa
çıkabilmek için yaptı.

...

Bu uzun serbestleşme / liberalleşme söylemini yazmamızın nedeni geçen hafta
öğrendiğimiz iki olay. İkisi de Londra'nın solculuğu ile ünlü ve "Kızıl
Ken
" takma adı ile bilinen Belediye Başkanının uygulamaları (gerçek adı Ken
Livingstone
). Biz İstanbulluları ilgilendiren bu iki uygulamayı da yorumlamak
istedik.

Londra da, İstanbul ve diğer her büyük kent gibi, trafik sıkışıklığı
sıkıntısını
yaşıyor.

Biz ne yapıyoruz ?

Hangi yasakları getirelim de trafiği rahatlatalım diye tartışıyoruz.

Peki "azılı solcu" Londra Belediye Başkanı Kızıl Ken ne yapıyor ?

Türkiye'de en liberal ekonomistin bile öneremeyeceği bir uygulamayı genişletiyor:
Londra'nın merkezine giren otomobillerden gün başına kesilen trafik sıkışıklığı
vergisini artırıyor ve yeni semtlere yayıyor
!

Liberal ekonomi öğretisi, piyasadaki sıkışıklıkların ya da arz ve talep
dengesizliklerinin, sadece fiyat mekanizması ile çözülebileceğini söyler.

Yani bir mala ya da bir hizmete (ki burada konu olan hizmet kent merkezine özel
otomobil ile gidebilmektir) talep varsa, fiyatı serbest bırakın ki piyasa kendi
dengesini bulsun.


Kızıl Ken de bunu yapıyor. Fiyat mekanizması ile talebi kısıyor. Tek ve çift plaka
gibi 19. yüzyıldan kalma uygulamalara sapmıyor; yasaklamaya hiç gitmiyor.
"Paran varsa, bedelini ödüyorsan özel hizmet alırsın" diyor.

Şimdi bu uygulamayı özellikle sol görüşlü bir yerel yöneticinin yapması çok ilginç
değil mi ? Kimileri Kızıl Ken'in otomobili olan zenginlere ilkesel düşmanlığı
nedeni ile bu tür bir vergi saldığını öne sürüyorlar.

Varsın olsun...

Alınan önlem trafik sıkışıklığı sorununu çözmeye yardımcı oluyor mu siz ona bakın
esas !

Londra Belediye Başkanının ikinci önlemi ise, solcu bir yönetimi olan Venezüella
ile anlaşıp, Londra Belediye otobüslerinde kullanılacak benzini Venezüella'dan
indirimli fiyata satın alması
!

İşte halkı gözeten yönetim budur !

İstersen kent merkezine özel otomobilin ile gel; sorun yok. Ama bedelini öde.

Ama istersen ben sana çok daha ucuza ve yaygın bir toplu taşıma sistemi hizmeti
veriyorum, onu kullan.

Adalılar "kızıl" olsalar bile temelde fiyat mekanizmasının piyasayı
yönlendirmesinden sapmıyorlar ya, işte buna gıpta ediyorum.

Ertuğ Yaşar;

İstanbul
01.03.2007


ertug@yasar.nom.tr

www.ertugyasar.com

İlgili Başlıklar:
Ertuğ Yaşar Yazıları (157 haber)






İçimize sinmiş bu, 'hayata Türk gibi bakma, seni bir aptal sanırlar' durumu...

Yakıp yıkıcılar; öfke kusucular onlar...

Bizi 'çaresiz' bırakıyorsunuz arkadaşlar ve ne diyeceğimizi bilemiyoruz...

TÜRKİYE'NİN EN BÜYÜK SİYASİ PARTİSİ, KARARSIZLAR PARTİSİDİR: Vatandaş Nevzat Basım yerel seçimlerde nasıl oy verecek?

İNSANIN ONLARI EKRANDA DİNLERKEN, 'NE BAĞIRIYORSUN YA' DİYESİ GELİYOR. 'NE BAĞIRIYORSUN; NEYE BAĞIRIYORSUN; TEK VATANSEVER SEN MİSİN SANIYORSUN?'

BENİM YAŞADIĞIM KREDİ KARTI SORUNUNU SİZ DE YAŞAMIŞ OLABİLİRSİNİZ: Bayram alışverişini kredi kartıyla yapanların başına geldi mi bilmiyorum; ama benim geldi...

Anadolu Ajansi net haber son dakika flas haber IHA ihlas haber ajansi net haber son dakika flas haber
NET Haber
Anadolu Ajansı ve İhlas Haber Ajansı
resmi abonesidir.
NetHaber Künye: Genel Yayın Yönetmeni: Nevzat BASIM
Yayın Koordinatörü: Emre KULCANAY
Reklam