|
|
23 Mart 2007 Cuma 09:24
|
Yazarlar
|
Penis'inin romanını yazan Enis Batur mu?
Enis Batur öyle ağır konuşuyor, öylesine şiddetle reddediyor ki, anlaşılan, o romanı, Batur yazmamış. Ama ben de 'kesin Enis Batur yazmıştır' diyenlerden olduğum için bu açıklama bir zorunluluk oldu...
P'Enis Roman'ın anonsunu ilk gördüğümde, görür görmez, aklıma Enis Batur geldi...
Enis Batur'u tanırım; bir dönem ilgi alanımda olmuş bir yazar, birlikte de çalıştım; bunları daha önce yazdım...
Batur, 'takma ad kullanarak' başka türlü 'metinler' yazmayı seven ve deneyen de biridir...
Reşit İmrahor şiirleri, herkesin malumu... Enis Batur'un takma adla yazdığı şiirler, sonra başkaları tarafından da çoğaltılmış ve 'kimin yazdığı belirsiz hale' gelmiştir...
Enis Batur, bu tarzda girişimleri bir tür 'edebiyatçı oyunları' gibi görür; tıpkı çok sevdiği Fransız edebiyatçılarının yaptığı gibi, edebiyat tarihine bu tür 'bilmeceler' bırakmak ister, arzular...
Bunu bilen herkes, P'Enis Roman'daki 'anıştırmaları' da görünce, Enis Batur adından başka bir şey düşünemez...
Ancak, P'Enis romanı için Enis Batur adı aklımıza gelmiş olmakla birlikte, bunu ilk haberleştiren biz değiliz... Üzerinde durmadık: Edebiyat dünyasının bu artık parıltısını kaybetmiş simasının böylesi bir girişimi kimsenin umurunda olmaz diye düşünmüştük...
Bir site haber yaptı... Sonra Sabah gazetesi bunu sayfalarına taşıdı...
Dün de Enis Batur'dan içerisinde 'şerefsiz, haysiyetsiz' gibi kavramların geçtiği çok ağır bir açıklama geldi...
Belli ki Enis Batur, P'Enis'i okumuş ve beğenmemiş... Ve paçavra dediği bu metinle ilişkilendirilmesini çok ağır bulmuş... (Ancak benim kişisel fikrim, eğer söz konusu roman Enis Batur açısından küçücük bir değer taşıyacak zeka içeriyor olsaydı, Batur, bu tarz konuşma ve anıştırmaları gözardı edebilir; bunun edebiyat tarihine kalacak bir bilmece olmasına izin verirdi...)
Şerefsiz ve haysiyetsiz gibi ağır açıklamalar yapılınca, ad verilmese ve başkaları itham altında bırakılsa bile, ucu bana da dokunuyor...
Ben de 'Okumadım ama kesin Enis Batur yazmıştır' diyerek fikrimi belirtmiştim çünkü...
Enis Batur'un ağır tepkisini gördükten sonra anladım ki, o yazmamış...
Ancak daha önce bu tür şeyler denemiş bir yazar hakkında 'varsayımlarda bulunma hakkımızın' bulunduğuna, edebiyat'ın 'söz üretme sanatı' olarak bu tarz 'varsayımları' da içerdiğine işaret ederek, kesin konuştuğum için özür diliyorum...
Hürriyet gazetesinin yayın yönetmeni Özkök ile Batur, bir dönemin 'kankalarıdır'... Yedikleri içtikleri ayrı gitmemiştir... Hatta Enis Batur'un eski eşi Figen Batur, Özkök ailesi ile dostluğunu sürdürür; Hürriyet'te de yazar...
Hürriyet'in, Enis Batur'un açıklamalarını yarım sayfaya çekerek, ad vermeden Sabah'a 'giydirme' çabalarının da altını çizmek istiyorum: Dost üzerinden medya kavgası...
Yakışıklı bir iş olmamış bana kalırsa...
Ben Enis Batur olsaydım, zaten 'kırgın' olduğum Özkök'e daha da içerler ve kırılırdım... Hiç 'samimi' değil...
Nevzat Basım
İçimize sinmiş bu, 'hayata Türk gibi bakma, seni bir aptal sanırlar' durumu...
Yakıp yıkıcılar; öfke kusucular onlar...
Bizi 'çaresiz' bırakıyorsunuz arkadaşlar ve ne diyeceğimizi bilemiyoruz...
TÜRKİYE'NİN EN BÜYÜK SİYASİ PARTİSİ, KARARSIZLAR PARTİSİDİR: Vatandaş Nevzat Basım yerel seçimlerde nasıl oy verecek?
İNSANIN ONLARI EKRANDA DİNLERKEN, 'NE BAĞIRIYORSUN YA' DİYESİ GELİYOR. 'NE BAĞIRIYORSUN; NEYE BAĞIRIYORSUN; TEK VATANSEVER SEN MİSİN SANIYORSUN?'
BENİM YAŞADIĞIM KREDİ KARTI SORUNUNU SİZ DE YAŞAMIŞ OLABİLİRSİNİZ: Bayram alışverişini kredi kartıyla yapanların başına geldi mi bilmiyorum; ama benim geldi...
|