|
|
23 Mart 2007 Cuma 11:28
|
Yazarlar
|
Suçu önleyen polis istiyoruz...
Bundan sonra İstanbul'da vuku bulan her kriminal olay haberinin başına bu uyarıyı yazacağız: ÖNLEYİCİ POLİSLİK İSTİYORUZ...
Daha önce de yazdım...
Polisler, 'sübvanse edilen' cep telefonlarıyla arayıp tehdit ettiler...
Protesto ettiler...
Çok çalıştıklarını, çok çalıştırıldıklarını söylediler...
Polis arkadaşlar... Benim 'çok çalışan, dürüst çalışan polise' diyecek hiçbir şeyim yok...
Ben, polis ve günlük hayatımız arasında bir fayda ilişkisi kurmaya çalışıyorum...
Bakın, polisler, bizim günlük hayatımızda hayat kalitemizi artırmıyorlar...
Polis ne zaman var hayatımızda?
Suç'tan sonra...
Yaşanan kimi rüşvet, olaya kayıtsızlık, ilgisizlik ve kabalık olaylarının, bu halkın gönlünde polise ilişkin yarattığı büyük kırgınlık ve kızgınlığın farkında değil misiniz?
Maalesef, polise 'gönülden küsmüş', 'derinden küsmüş' bir geniş kitle var bu ülkede...
Üzgünüm: Ben de onlardan biriyim...
Defalarca sordum, yine soruyorum: Neden bizim ülkemizde ÖNLEYİCİ POLİSLİK, yok...
Polis, SUÇ SONRASI ORTAYA ÇIKAN bir adli kolluk kuvveti değil ki...
Polis, suç'un oluşumu, ortaya çıkış aşamasında ÖNLEYİCİ GİRİŞİMDE de bulunması gereken bir 'hizmet' ustası...
Öyle olmalı...
Ben, 'polis ile halk arasındaki ilişki', hizmet alan vatandaş ile 'hizmet veren şirketler arasındaki' ilişki gibi olmalı diyorum...
Eğer ilişkiyi bu biçimde tarif etmezsek, polislik mesleğini, bir vatan - millet - sakarya atmosferi içerisinde değerlendirmeye devam edersek, 'emniyet hizmetlerinin kalitesi konusundaki sıkıntımız' bitmez...
Polis bana telefon ediyor: Sen polisin müşterisi değilsin; VATANDAŞSIN sen VATANDAŞSIN diyor...
Vatandaş diyerek beni 'yücelttiğini', 'müşteri gibi tarif ederek kendimi alçalttığımı düşünüyor...
Arkadaşlar: Ben, polis karşısında 'vatandaş' olmak istemiyorum...
Vatandaş, vatandaş olduğu her yerde 'eziliyor'...
Beni bir müşteri gibi görmenizi istiyorum...
Ben, 'suçun önlenmesi, suçlunun yakalanması konusunda' hizmet rica ediyorum...
Nevzat Basım
İçimize sinmiş bu, 'hayata Türk gibi bakma, seni bir aptal sanırlar' durumu...
Yakıp yıkıcılar; öfke kusucular onlar...
Bizi 'çaresiz' bırakıyorsunuz arkadaşlar ve ne diyeceğimizi bilemiyoruz...
TÜRKİYE'NİN EN BÜYÜK SİYASİ PARTİSİ, KARARSIZLAR PARTİSİDİR: Vatandaş Nevzat Basım yerel seçimlerde nasıl oy verecek?
İNSANIN ONLARI EKRANDA DİNLERKEN, 'NE BAĞIRIYORSUN YA' DİYESİ GELİYOR. 'NE BAĞIRIYORSUN; NEYE BAĞIRIYORSUN; TEK VATANSEVER SEN MİSİN SANIYORSUN?'
BENİM YAŞADIĞIM KREDİ KARTI SORUNUNU SİZ DE YAŞAMIŞ OLABİLİRSİNİZ: Bayram alışverişini kredi kartıyla yapanların başına geldi mi bilmiyorum; ama benim geldi...
|