|
|
01 Nisan 2007 Pazar 20:07
|
Yazarlar
|
TMSF'nin Sabah ve Atv'ye el koyması, döner Aydın Doğan'ı da vurur
Başlıktaki iddiada bulunmamın gerekçesi şu:
Aydın Doğan ve kızları, iyi bir 'medya işletmecisi' oldular...
Gerçekten 'para kazanmayı' başarıyorlar ve iyi iş çıkartıyorlar...
(Türkiye'de reklam pastasının henüz çok büyük yapıları yaşatmaya uygun olmadığını biliyoruz. Bugün bazı grupların, grup şirketlerinin reklamlarını keserseniz, medya şirketleri de yaşamakta güçlük çekebilir...)
Ancak Aydın Doğan grubunun da bir sınırı olmalı...
Türkiye'nin en büyüğü olmaya çalışırken, ikinciyi ve üçüncüyü 'ortadan kaldırmak', herkese itici gelecektir...
Hürriyet ve Aydın Doğan'ın medya grubu başından beri Turgay Ciner ile didişme halinde...
Aydın Doğan başkalarına ne yapıyorsa, Turgay Ciner de gazeleri üzerinden aynı şeyleri Aydın Doğan'a ve grubuna yapmayı denedi...
Yani etme - bulma vaziyeti...
Ancak Aydın Doğan'ın istihdam ettiği gazetecilik profesyonelleri, diğerlerinden DAHA PROFESYONEL...
Bir kere 'patron yararını' kör gözüm parmağına gözetmiyorlar...
Çoğu zaman bunu 'çaktırmadan' yapıyorlar ki gerçek başarı budur... Çaktırılan 'gözetme', başarılı değildir...
İkinci ve önemli bir başka konu da Aydın Doğan, yayıncılık piyasasının KILCAL DAMARLARINA kadar nüfuz etmiş durumda...
Örnek diye anlatıyorum:
Koç Grubu, Türkiye'nin en zengin grubu... Dev yatırımları var... Ancak otomobil üreten Koç'ları, nedense akü üretirken de görebiliyoruz...
Dev sanayi yatırımlarını ancak Koç yapabilir (ya da benzerleri) bu ülkede... Koç'un otomobil endüstrisi için 'kılcal damar' sayılacak bir alana girmesi, küçük ölçekli girişimcilerin elinden ekmeklerini almak gibidir... (Bırakın bazı 'iş sahalarında' da daha küçük ölçekliler at oynatsınlar...)
Aydın Doğan da bir süredir aynı nüfuz uygulamasını yapıyor... En minik yayıncılık alanlarını bile 'kapatıyor'... Daha küçük ölçekli girişimciye yayıncılık pazarında hareket sahası bırakmıyor...
Haklı ya da haksız; ancak TMSF'nin Sabah ve atv'ye 'yeniden el koymasında', Aydın Doğan ve yayın grubunun birincil dereceden etkisi var...
Etkisi var, çünkü bunun 'kamuoyu zeminini' oluşturdular...
Şimdi TMSF'nin hepimizi bu el koymanın haklılığına ikna etmesi gerekiyor...
Bir de Aydın Doğan'ın 'bir medya devi' olarak artık ikinci ve üçüncülerin yaşama haklarını gözetmesi...
'En büyük Aydın Doğan grubu, başka yok' bir Türkiye, ne kadar sevimli olur, bilmiyorum...
Küçük girişimcilere girişim alanı bırakmayan 'yayıncılığın kılcal damarlarına nüfuz' meselesini ise bir başka yazının konusu yapmak istiyorum...
NEVZAT BASIM
İçimize sinmiş bu, 'hayata Türk gibi bakma, seni bir aptal sanırlar' durumu...
Yakıp yıkıcılar; öfke kusucular onlar...
Bizi 'çaresiz' bırakıyorsunuz arkadaşlar ve ne diyeceğimizi bilemiyoruz...
TÜRKİYE'NİN EN BÜYÜK SİYASİ PARTİSİ, KARARSIZLAR PARTİSİDİR: Vatandaş Nevzat Basım yerel seçimlerde nasıl oy verecek?
İNSANIN ONLARI EKRANDA DİNLERKEN, 'NE BAĞIRIYORSUN YA' DİYESİ GELİYOR. 'NE BAĞIRIYORSUN; NEYE BAĞIRIYORSUN; TEK VATANSEVER SEN MİSİN SANIYORSUN?'
BENİM YAŞADIĞIM KREDİ KARTI SORUNUNU SİZ DE YAŞAMIŞ OLABİLİRSİNİZ: Bayram alışverişini kredi kartıyla yapanların başına geldi mi bilmiyorum; ama benim geldi...
|