Kokteyl Network : beygir.com - mackolik.com - sahadan.com - tahminkolik.com - skor.tv - mackolikcomplex.com - havayol.com - magazinkolik.com
türk net en son haber 23 Kasım 2008Güncelleme: 23.11.2008 12:31 rss flas en son dakika haber arama son dakika net haber türk haberler
en net son haber
Ana sayfa haber
Politika Haber
Toplum Haber
Ekonomi Haber
Dünya Haber
Yaşam Haber
Spor Haber
Görüntülü Haber
Haber İndeksi
Haber Arama
Haber Arşiv
Hava Durumu
Yazarlar
Haber Başlıkları
Araştırma Dosyaları
Haber Yorumlar
Haber Üyelik Merkezi
Haber Üyelik Merkezi

Güncel Başlıklar
Genetik
Teknoloji
Taksim Meydanı
Google
Bankacılık
Nursuna Memecan
Salih Memecan
Abdullah Öcalan
Ergenekon Davası
Sünnet Törenleri
Add to Google
04 Nisan 2007 Çarşamba 09:30 Yazarlar

Çocuk muyuz Yetişkin mi?

Bir çocuğa ya da gence sorsanız, en çok “büyümeyi” ister.

Çünkü çocuk ya da genç için büyümek, adam olmaktır; sözünün dinlenmesidir; ailesinin boyunduruğundan çıkarak istediğini istediği zaman yağmasıdır; özgürlüktür.

Bir yetişkine sorsanız, en son isteyeceği şeylerden biridir büyümek ! Çünkü yetişkinlerin büyümesi, kilo alması, şişmanlaması demektir. Bir daha verilemeyecek kiloların ve belki de sağlık sorunlarının bünyeye yerleşmesi demektir.

...

Türkiye bir çocuk mu, bir genç mi, yoksa bir yetişkin mi ?

Buna karar verelim ki son beş yıldır etkileyici bir hızla büyüyen Türkiye’nin ekonomik büyümesi konusunda yorum yapalım.

Sağlıklı mı büyüyoruz ?

Yoksa pek de o kadar sağlıklı bir büyüme içinde değil miyiz ?

...

Her ülkenin birinci ekonomik önceliği, kim ne derse desin, ekonomik büyümedir. Ekonomi büyüyecek ki refah artsın, ülke daha zengin olsun, bireyler daha çok tüketim yapsınlar ve mutlu olsunlar.

Ama sadece ekonomik büyüme yeterli değildir. Bir de büyümenin enflasyon yaratmaması; yani yanında sorunlar, hastalıklar, zayıflıklar getirmemesi gerekir.

Ekonomik büyüme ile ilgili son öncelik ise istihdamdır. Enflasyonsuz büyüyen bir ekonomi, bir de istihdam yaratıyorsa, eh işte bunun keyfine doyum olmaz...

...

Türkiye’de son beş yılda durum nedir ?

Dur durak bilmeyen bir büyüme. 2002 yılından bu yana toplam ekonomik büyüme %43’e dayanmış. Yani nerede ise 2001 Türkiye’sinin yanına bir yarım Türkiye daha koymuşuz ! (2001 yılında Türkiye’nin ciddi anlamda küçüldüğünü unutmayalım).

Denetim altına alınan enflasyon. Çift rakamlı sayılardan tek rakamlı sayılara gelen ve son üç yıldır da orada duran bir enflasyon oranı. Ama unutmayalım ki bu başarı Türkiye’ye özel bir başarı değildir. Çünkü dünya genelinde de artık hiper enflasyon bir ekonomik sorun olmaktan çıkmıştır.

Ne yazık ki pek de artmayan bir istihdam... Her ne kadar ekonomiden sorumlu Devlet Bakanımız Ali Babacan her yıl bir milyon kişiye iş olanağı yaratıldığını söylese de; her ne kadar işsizlik oranının %10’un altına indiğini öne sürse de, bize göre bu verilerde bir parça oynama ve şikeleme var !

...

Dibine gelelim.

Türkiye 2006 yılında yine hızlı büyümüş: %6’lık güzel bir oran. Hem de hedef %5’ken sağlanan bir oran.

Bakmayın siz bazı aklı evvellerin “düşük döviz kuru sayesinde büyüdük” demesine. Tamamen doğrudur. Düşük döviz kuru Türkiye’nin büyümesine yardım etmiş; hatta kişi başına düşen gelirin daha da yükselmesini sağlamıştır. Döviz kuru 1,40 YTL değil de 1,60 YTL olsaydı, ne ekonomik bu kadar büyürdü, ne enflasyon bu kadar düşük olurdu, ne de kişi başına düşen ulusal gelir 5.500 doları bulurdu.

Ama Türkiye sadece düşük kur sayesinde büyümemiştir. Türkiye’nin kendi içinden gelen bir büyüme dinamiği de şu anda ekonomide bulunmaktadır.

Şimdi önümüzdeki asıl soru şudur: Enflasyon yaratmayan büyümeye çalışan, ama istihdam yaratmakta zorlanan Türkiye ekonomisi, acaba sürdürülebilir büyüme eğilimini yakalamış mıdır ?

Yoksa şu anda elde edilen büyüme rakamlarına biraz şans, biraz beceri, biraz uluslararası konjonktür, biraz IMF ve A.B sopası, biraz uluslararası likidite fazlası, biraz yüksek reel faiz ... sayesinde mi ulaşılmıştır ?

Yani buradaki asıl önemli soru “sürdürülebilir mi ? ” sorusudur.

Biz de bir çok ekonomist gibi, şu anda üzerinde oturulan ekonomik denge noktasının, uzun dönemde sürdürülemez olduğunu düşünüyoruz.

Yani Türkiye çok uzun süre bu kadar büyük bir cari açık vererek yaşayamaz. Bir biçimde, ya sert bir çakılma ile, ya da yumuşak bir geçiş ile, bir gün bu dengenin yeniden kurulması gerekecektir.

Ertuğ Yaşar;

İstanbul
04.04.2007


ertug@yasar.nom.tr

www.ertugyasar.com

İlgili Başlıklar:
Ertuğ Yaşar Yazıları (157 haber)






İçimize sinmiş bu, 'hayata Türk gibi bakma, seni bir aptal sanırlar' durumu...

Yakıp yıkıcılar; öfke kusucular onlar...

Bizi 'çaresiz' bırakıyorsunuz arkadaşlar ve ne diyeceğimizi bilemiyoruz...

TÜRKİYE'NİN EN BÜYÜK SİYASİ PARTİSİ, KARARSIZLAR PARTİSİDİR: Vatandaş Nevzat Basım yerel seçimlerde nasıl oy verecek?

İNSANIN ONLARI EKRANDA DİNLERKEN, 'NE BAĞIRIYORSUN YA' DİYESİ GELİYOR. 'NE BAĞIRIYORSUN; NEYE BAĞIRIYORSUN; TEK VATANSEVER SEN MİSİN SANIYORSUN?'

BENİM YAŞADIĞIM KREDİ KARTI SORUNUNU SİZ DE YAŞAMIŞ OLABİLİRSİNİZ: Bayram alışverişini kredi kartıyla yapanların başına geldi mi bilmiyorum; ama benim geldi...

Anadolu Ajansi net haber son dakika flas haber IHA ihlas haber ajansi net haber son dakika flas haber
NET Haber
Anadolu Ajansı ve İhlas Haber Ajansı
resmi abonesidir.
NetHaber Künye: Genel Yayın Yönetmeni: Nevzat BASIM
Yayın Koordinatörü: Emre KULCANAY
Reklam