Kokteyl Network : beygir.com - mackolik.com - sahadan.com - tahminkolik.com - skor.tv - mackolikcomplex.com - havayol.com - magazinkolik.com
türk net en son haber 23 Kasım 2008Güncelleme: 23.11.2008 12:02 rss flas en son dakika haber arama son dakika net haber türk haberler
en net son haber
Ana sayfa haber
Politika Haber
Toplum Haber
Ekonomi Haber
Dünya Haber
Yaşam Haber
Spor Haber
Görüntülü Haber
Haber İndeksi
Haber Arama
Haber Arşiv
Hava Durumu
Yazarlar
Haber Başlıkları
Araştırma Dosyaları
Haber Yorumlar
Haber Üyelik Merkezi
Haber Üyelik Merkezi

Güncel Başlıklar
Genetik
Teknoloji
Taksim Meydanı
Google
Bankacılık
Nursuna Memecan
Salih Memecan
Abdullah Öcalan
Ergenekon Davası
Sünnet Törenleri
Add to Google
25 Nisan 2007 Çarşamba 14:57 Yazarlar

Sakin Suların Başlangıcı

Nihayet cumhurbaşkanlığı papatya falı bitti ve Türkiye’nin on birinci cumhurbaşkanı adayı belli oldu.

Peki bunca gürültüye değdi mi ?

Hanımı başörtülü bir kişinin Çankaya’ya çıkmasını istemeyenler şimdi utku mu kazandılar ?

Yoksa Abdullah Gül’ün hanımının, bundan on yıl kadar önce üniversite sınavına yeniden girdiğini unuttular mı ?

Refah Partisi (ya da o zamanki adı her ne idi ise o parti) döneminde Hayrünnisa hanım başörtüsü ile üniversiteye kayıt olmaya çalışmamış mıydı ?

Başvurusu kabul edilmeyince konuyu Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine kadar götürmemiş miydi ?

Değiştim” diyen hiç kimseye kuramsal olarak karşı çıkmam. Çünkü kendimin de yıllar içinde birçok konuda değiştiğimi görüyorum. Çünkü yaşamdaki en büyük kuralın “değişmeyen tek şey değişimdir” olduğuna kalpten inanıyorum.

Peki Gül ailesi değişti mi ?

Ya da ne kadar değiştiler ?

Mutlaka ne Abdullah bey, ne de eşi Hayrünnisa hanım yirmi yıl, on yıl, hatta beş yıl önceki Abdullah bey ve Hayrünnisa hanım değiller. Burası kesin. Ben ikisinin de değişen dünya yönüne doğru değiştiklerine de inanıyorum.

Ama sizce bu değişim Türkiye için yeterli midir ?

Türkiye’nin önünde çok zor aylar ve belki de yıllar var. Laik kesim hiçbir zaman başörtülü bir cumhurbaşkanı eşini kabul etmeyecektir, edemeyecektir. Bunu laikliğin ta içine saplanmış bir hançer gibi görecektir. Abdullah beyin nazik, yumuşak, uzlaşmacı ve sempatik yapısı bile bu algılamayı değiştiremeyecektir.

...

Gelelim ekonomiye.

Piyasalar ve ekonomi açısından çok iyi olmuştur.

Bir kere Tayyip Erdoğan’ın ya da Bülent Arınç’ın aday olmasından on kat daha iyi olmuştur (kulislerde Bülent Arınç ile ilgili söylenenleri siz de duymuşsunuzdur. Sözde Tayyip beye, “sen ya da Abdullah olmazsa ben aday olacağım” demiş...).

Erdoğan politikanın içinde kalarak “mücadele alanından” çıkmamıştır. Ama bunun muhalefetin tepkisi ile uzaktan yakından ilgisi yoktur. Eğer Tayyip bey cumhurbaşkanı olsa idi, Türkiye ilk genel seçimlerde büyük bir olasılıkla bir koalisyon hükümeti görürdü.

Adı geçen bütün düşük profilli Bakanların olmasından da iyi olmuştur. Çankaya’da dünyanın değişimini görebilen, yabancı dil bilen, Avrupa Birliği ile ilişkileri yürütebilecek, uluslararası tanınırlığı olan bir kişinin olması, bütün adı geçen Bakanların çıkmasından daha iyidir.

Yine de Nimet Çubukçu’yu ben kişi olarak, uluslararası ortamda daha “satılabilir bir öykü” olarak değerlendirmiştim. Ayrıca Çubukçu, laik – muhafazakar tartışmasına da son verirdi.

Ekonomi açısından balkınca, Tayyip Erdoğan’ın başını çektiği, yönünü küreselleşmeye, liberal ekonomiye, Avrupa Birliği’ne, yabancı sermayeye çevirmiş bir Hükümet Türkiye’de her zaman başarılı olur. Özellikle küresel ekonomide bu kadar likidite bolluğu varken çok rahat başarılı olurlar !

Sıkıntıları iktidarlarının yolsuzluk söylentileri ile yıpratılmasıdır. Bunu da kolay kolay önleyemezler. Çünkü iktidarın her alanının etkin biçimde denetleyemezler.

Ben ilk kez MİLLİYET yazarı Osman Ulugay’dan duydum, (kökten dinci kelimesinden esinlenilmiş) AKP “kökten piyasacı” bir ekonomi anlayışı izlemektedir. Onlara göre piyasa neyi işaret ederse o doğrudur. Piyasanın önüne çıkmamak ve akışına engel olmamak gerekir.

Açıkçası bu satırların yazarı da liberal ekonomik görüşü desteklese de tamamen piyasacı değildir. Ama kökten piyasacı olan AKP’nin bu anlayışını koruduğu sürece piyasalardan darbe yemeyeceğine de emin olabilirsiniz.

Yani Türkiye ekonomisi belli bir süre daha sakin sularda yüzecektir.

Ertuğ Yaşar;

Londra - İstanbul
25.04.2007


ertug@yasar.nom.tr

www.ertugyasar.com

İlgili Başlıklar:
Ertuğ Yaşar Yazıları (157 haber)






İçimize sinmiş bu, 'hayata Türk gibi bakma, seni bir aptal sanırlar' durumu...

Yakıp yıkıcılar; öfke kusucular onlar...

Bizi 'çaresiz' bırakıyorsunuz arkadaşlar ve ne diyeceğimizi bilemiyoruz...

TÜRKİYE'NİN EN BÜYÜK SİYASİ PARTİSİ, KARARSIZLAR PARTİSİDİR: Vatandaş Nevzat Basım yerel seçimlerde nasıl oy verecek?

İNSANIN ONLARI EKRANDA DİNLERKEN, 'NE BAĞIRIYORSUN YA' DİYESİ GELİYOR. 'NE BAĞIRIYORSUN; NEYE BAĞIRIYORSUN; TEK VATANSEVER SEN MİSİN SANIYORSUN?'

BENİM YAŞADIĞIM KREDİ KARTI SORUNUNU SİZ DE YAŞAMIŞ OLABİLİRSİNİZ: Bayram alışverişini kredi kartıyla yapanların başına geldi mi bilmiyorum; ama benim geldi...

Anadolu Ajansi net haber son dakika flas haber IHA ihlas haber ajansi net haber son dakika flas haber
NET Haber
Anadolu Ajansı ve İhlas Haber Ajansı
resmi abonesidir.
NetHaber Künye: Genel Yayın Yönetmeni: Nevzat BASIM
Yayın Koordinatörü: Emre KULCANAY
Reklam