|
|
16 Mayıs 2007 Çarşamba 15:00
|
Yazarlar
|
Beş Yıl Sonrasını Düşünenlere
Bu satırların yazarı uzun yıllar imalat sanayinde çalıştı. Uluslararası rekabetin tam içinde oldu.
Dışsal etmenlerle imalat sanayinin rekabet gücünün nasıl bir anda arttığını; ya da nasıl yavaş yavaş azaldığını gördü. Sorunlarını yaşadı; meyvelerini yedi.
İşte bu yüzdendir ki, “uluslararası rekabet” denince her zaman konuya ilgi duyarız. Zaten liberal ekonomi anlayışının temelinde de; demokrat politik yaklaşımda da tam ve serbest rekabet vardır.
O nedenle, bu hafta başında İsviçre’de bulunan Yönetim Geliştirme Enstitüsü (IMD) dünya rekabet sıralamasını açıklayınca heyecanlandık. Bir de son yıl içinde Türkiye’nin sıralamada beş basamak geri gittiğini görünce daha bir meraklandık.
IMD web sitesinde (www.imd.ch) rekabet çalışması ile ilgili ayrıntılar var. Bu bilgileri okudum. Asıl dikkatimi çeken, Rekabet Skor Tabelası diye adlandırılan çalışma oldu.
Bu çalışmada yatay eksene “zaman” konmuş. 2007’den başlayarak 2050’ye kadar geçen zaman öngörülmeye çalışılmış.
Dikey eksen de ise “etki şiddeti” var. Yani Skor tabelasında sol altta yazılı olan olaylar kısa zamanda gerçekleşecek, ama uluslararası rekabet değerlendirmesi üzerinde etkisi az olacak olaylar. Sol üstte yer alan olaylar ise yine kısa zamanda gerçekleşecek, ama uluslararası rekabet değişimlerine güçlü etki yapacak olaylar.
Bu skor tabelası beni heyecanlandırdı. Çünkü aynı geleceği görmek gibi bir şey bu ... Önümüzdeki üç ile on yıl içinde hangi olaylar dünya uluslararası rekabet ligini değiştirebilir, bunu bilmeyi kim istemez ? Bunu bilerek kendi işinde önlem almayı kim özlemez ?
Çalışmayı yapanlara göre, kısa zamanda gerçekleşecek, ama az etkili olaylar şunlar:
- ABD ticaret açığı;
- ABD bütçe açığı;
- ABD dolarının değer yitirmesi;
Daha orta dönemde (2010 – 2015 – 2020 yıllarına doğru) yaşanacak, ve yine az etkili olaylar ise şöyle sıralanmış:
- Fikri mülkiyet haklarının önem yitirmesi ve “açık sistemlere” (fikri mülkiyetin olmadığı sistemlere) geçilmesi;
- Çin ve Hindistan’ın dünya hammaddelerini aşırı bir biçimde tüketmeleri;
- Yaşam uzatan teknolojilerin ve çevre konusunun çok ciddi yatırım çekmesi;
- Batılı sanayi toplumlarında bazı bireylerin iş değişikliği için yer değiştirmeyi reddetmeleri;
Yine kısa dönemde olması beklenen; ama uluslararası rekabet gücü üzerine orta şiddette etkisi olması beklenen gelişmeler ise:
- Petrol fiyatlarının 60 doların üzerine çıkması;
- ABD ulusal borcunun “patlaması”;
- (Biraz daha uzun bir dönemde) Rusya’nın yeniden bir dünya oyuncusu olması;
Geldik asıl konuya ! Yani hem kısa dönemde (önümüzdeki üç ya da beş yıl) içinde olması beklenen, hem de uluslararası rekabet ligine çok etki edebilecek olaylara:
- Emtiaya (hammaddelere) olan talebin çok artması;
- Bazı ülkelerin yabancı döviz rezervleri;
- ABD Tutulu Satış (mortgage) piyasasının riskli olması;
- Dünya gayrimenkul balonunun patlaması;
- Asya ülkelerinde finansal sistemlerin düzgün çalışmaması;
- Dünyada korumacılığın artması;
Biraz daha uzun bir dönemde olması beklenen yüksek etkili olaylar ise;
- Hanehalkı borçlanmasının rekor düzeye çıkması;
- Her yerde ve alanda daha fazla profesyonel yöneticiye gereksinim duyulması;
- Yeni bir orta sınıfın doğması;
- Dünya çapında verimlilik oranlarının birbirine çok yaklaşması;
- Ucuz emek gücünden ucuz beyin gücüne geçilmesi (bence çok önemli);
- Değişik ülkelerde kurumlar vergisi oranlarının birbirine yaklaşması.
Gelecek yılların tasarlanmasında bir başucu kitabı gibi... Üzerinde düşünüp kafa yormakta yarar olur. Yarını değil de beş yıl sonrasını düşünenlere tabi ki !
Ertuğ Yaşar;
İstanbul 16.05.2007
ertug@yasar.nom.tr
www.ertugyasar.com
İçimize sinmiş bu, 'hayata Türk gibi bakma, seni bir aptal sanırlar' durumu...
Yakıp yıkıcılar; öfke kusucular onlar...
Bizi 'çaresiz' bırakıyorsunuz arkadaşlar ve ne diyeceğimizi bilemiyoruz...
TÜRKİYE'NİN EN BÜYÜK SİYASİ PARTİSİ, KARARSIZLAR PARTİSİDİR: Vatandaş Nevzat Basım yerel seçimlerde nasıl oy verecek?
İNSANIN ONLARI EKRANDA DİNLERKEN, 'NE BAĞIRIYORSUN YA' DİYESİ GELİYOR. 'NE BAĞIRIYORSUN; NEYE BAĞIRIYORSUN; TEK VATANSEVER SEN MİSİN SANIYORSUN?'
BENİM YAŞADIĞIM KREDİ KARTI SORUNUNU SİZ DE YAŞAMIŞ OLABİLİRSİNİZ: Bayram alışverişini kredi kartıyla yapanların başına geldi mi bilmiyorum; ama benim geldi...
|