|
|
18 Mayıs 2007 Cuma 11:00
|
Yazarlar
|
Likidite Fazlası Nereden Geliyor?
Türkiye'de tam bir politik kriz olmasına karşın ekonominin düzgün gitmesine herkes şaşırıyor. Vallahi ben de şaşırıyorum
Neden diye sorunca da yanıt aynı: Uluslararası likidite bolluğu ve uluslararası risk alma iştahının çok yüksek olması.
Türkiye ne yaparsa yapsın, dünyada yüksek getiriye yatırım yapmak isteyen o kadar bol kaynak (para / likidite) var ki, uluslararası sermaye riske pek de aldırmadan yatırım yapmaya geliyor.
Türkiye'de varlık fiyatları çok arttı. Yani yabancıların satın alabileceği ne varsa fiyatı arttı. Gayrimenkullerin de fiyatı arttı, sanayi kuruluşlarının da fiyatı arttı, limanların da fiyatı arttı, arsaların da fiyatı arttı, bankaların da fiyatı arttı.
Türkiye'de olduğu gibi bütün dünyada varlık fiyatları arttı.
Gayrimenkul fiyatlarının sadece Türkiye'de mi arttığını düşünüyorsunuz ? Hiç de öyle değil ! Gayrimenkul fiyatları örneğin son on yılda İngiltere'de %192; Avustralya'da %132, İrlanda'da %252 ve Güney Afrika'da %327 oranında artmış...
Peki bu uluslararası likidite bolluğunun nedeni ne ? Ya da uluslararası likidite bolluğu ve risk alma iştahı daha ne kadar sürecek ? Gün gelir de uluslararası likidite kaynakları azalabilir mi ? Açıkçası benim izleyebildiğim kadarı ile hiç kimse bu sorulara yanıt vermiyor. En kabası, "carry trade" ve Japonya faiz oranları konusunda konuşuyor; sonra da susuyor.
Sanırız uluslararası likidite bolluğunu bazı etmenlere bağlayacağız: - Demokratikleşme ve liberalleşme: Ülkelerin demokratikleşmesi ve ekonomilerin liberalleşmesi sayesinde artık ulusal ekonomik sınırlar tamamen ortadan kalktı. Yani eskiden sadece İngiltere'de; hadi en fazla Batılı Avrupa Birliği ülkelerinde yatırım yapan / yapabilen Batılı kaynaklar, artık Polonya gibi, Türkiye gibi, Rusya gibi, Brezilya gibi, Hindistan gibi ülkelere de çok rahat yatırım yapmaya başladılar. Çünkü istedikleri an ve gün o piyasalardan da çekilme ve çıkma olanağına kavuştular.
- Bu etki, gelişmekte olan ülke yatırımcıları için de gerçekleşti. Yani eskiden Türkiye'den çok az sayıda zengin parasını uluslararası piyasalarda değerlendirebiliyordu. Ama şimdi 200.000 eurosu olan bir Türk yatırımcı bile bu parasını Londra ya da Avrupa piyasalarında yatırım araçlarında değerlendirebiliyor. Bu da uluslararası likiditenin artmasına neden oluyor.
- Eskiden uluslararası borçlanma piyasalarında sadece egemen (hükümran) ülkeler vardı. Türkiye, Brezilya, Arjantin, Rusya gibi ülkeler uluslararası piyasalardan (örneğin Londra piyasasından) borçlanıyorlardı. Ama şimdi bu ülkelerin çoğu borçlanma piyasalarından çekildiler. Örneğin Rusya tamamen borçlanma piyasasından çekildi. Brezilya ve Arjantin bu piyasalardan egemen ülke olarak borçlanmasını çok sınırlandırdı. Böyle olunca da bir talep azalması yaşandı. Bir kısım uluslararası likidite de borç verecek kaynak aramaya başladı.
- Dünyada 2002 yılından bu yana yaşanan petrol fiyatı artışı ve emtia fiyatları artışı, Çin ve Hindistan'ın da sanayi devi olarak ortaya çıkması, dünya zenginlik dengelerini değiştirdi. Rusya ve özellikle Orta Doğu ülkeleri, petrolden kazandıkları ek fonları hızla uluslararası piyasalarda değerlendirme arayışına girdiler.
Yukarıdaki nedenlere bakarsak, uluslararası likiditenin kısa dönemde azalması için yakın gelecekte bir neden göremiyoruz.
Türkiye'de ve dünyada daha uzun yıllar uluslararası likidite bolluğu sürecektir. Risk iştahının da daha da artacağını düşünüyoruz.
Bu yorumlar altında sanki Türkiye'nin daha fazla yüksek faiz ödemesine bir gerek olmadığını; Merkez Bankasının seçimleri bile beklemeden faiz indirimi yapabileceğini düşünüyoruz.
Ertuğ Yaşar;
İstanbul 18.05.2007
ertug@yasar.nom.tr
www.ertugyasar.com
İçimize sinmiş bu, 'hayata Türk gibi bakma, seni bir aptal sanırlar' durumu...
Yakıp yıkıcılar; öfke kusucular onlar...
Bizi 'çaresiz' bırakıyorsunuz arkadaşlar ve ne diyeceğimizi bilemiyoruz...
TÜRKİYE'NİN EN BÜYÜK SİYASİ PARTİSİ, KARARSIZLAR PARTİSİDİR: Vatandaş Nevzat Basım yerel seçimlerde nasıl oy verecek?
İNSANIN ONLARI EKRANDA DİNLERKEN, 'NE BAĞIRIYORSUN YA' DİYESİ GELİYOR. 'NE BAĞIRIYORSUN; NEYE BAĞIRIYORSUN; TEK VATANSEVER SEN MİSİN SANIYORSUN?'
BENİM YAŞADIĞIM KREDİ KARTI SORUNUNU SİZ DE YAŞAMIŞ OLABİLİRSİNİZ: Bayram alışverişini kredi kartıyla yapanların başına geldi mi bilmiyorum; ama benim geldi...
|