|
|
02 Haziran 2007 Cumartesi 03:52
|
Yazarlar
|
Her şey SATILIK
DEMİRDÖKÜM şirketinin "Türk kalması ve yabancılara satılmaması için" her TC vatandaşının 4 dolar ödemesi yeterli olacakmış.
Onun da 16 doları varmış. Ailesi dört kişi olduğu için kendi ailesine düşen payı ödemeye hazırmış... Şaşırarak okudum Ankara'dan XXX beyin yazdıklarını. Bir daha okudum ve okuduklarıma inanamadım.
Salı günkü yazımdaki görüşlere kızmış da yazmış. Koç Grubuna ait DEMİRDÖKÜM şirketinin Alman Vaillant firmasına satılması ve SAMA Dubai firmasının açık artırma ile kazandığı İETT arsasının parasını ödememesi ile ilgili yazıma.
"DEMİRDÖKÜM, Türkiye'nin Türk milletinin değeridir" diyor. "Sahibinin önemi yoktur. Ticaret mantığı ile kar edemiyorum, satıyorum. Ya da yabancı çok para verdi satıyorum. Ya da paraya gereksinimim var satıyorum diye sürdürüyor" satırlarını.
Ardından da beni daha da şaşırtan satırları geliyor: "... AKBANK, GARANTİ Bankası, TÜRK TELEKOM, MİGROS, KENT Gıda, ... satılabilir mi ? Eğer bunlar kıymetse, bir değerse Türk milleti sayesinde bir kıymet ve bir değerdirler. Sahipleri Türk milletidir. Eğer biz satarız diyorlarsa, Türk milleti yarın bu bankalardaki hesaplarını kapatsın, ya da bu şirketlerden mal almasın, bak bakalım bu şirketlerin değeri kalır mı ? DEMİRDÖKÜM'üm satılması vatana ihanetle eş değerdedir. KOÇ Grubunun 300 milyon dolara gereksinimi mi var ? Yazıklar olsun. Çok yakında evler yeni teknolojilere göre yapılacak. Ve bunun merkezinde de DEMİRDÖKÜM gibi firmalar olacak...
Yabancı elbette gelsin. Fabrika kursun gelsin.
Yazıklar olsun DEMİRDÖKÜM'ü satanlara ve DEMİRDÖKÜM'ü almayan Türkiye'nin zenginlerine ! Kampanya başlatın ve her Türk 4 dolar versin; DEMİRDÖKÜM Türk kalsın
..."
Açıkçası o kampanyayı başlatacak kişi ben değilim... Hiç de olmayacağım.
Çünkü benim yaşamımda, ailem, arkadaşlarım ve insan ilişkilerim dışındaki her şey satılıktır. İyi para veren olursa, yaşamımdaki bütün gayrimenkul varlıkları (İngilizcesi ile "asset" demeye çalıştım) hemen satarım. Çünkü ben inanıyorum ki elimde kaynak olunca, yaşamımda bugüne kadar çalışarak kurduğum ne varsa hepsinin çok daha iyisini yeniden kuracak çalışkanlığım, beynim, vizyonum, cesaretim ve hırsım var. Gelecekten ve değişimden korkmuyorum.
Dünyadaki gelişmeleri ve değişimleri zamanında anlayarak bu değişimlere uymaya çalışıyorum. Kendimden başka ülkemin de uymasını istiyorum. Bunda başarılı olabilir miyiz ya da başarılı olabilir miyim bilmiyorum.
Ama şundan eminim ki yarın muhafazakarların; bugünü korumak isteyenlerin; dış dünyaya ve rekabete açık olmayanların ve "olmaz diyenlerin" olmayacaktır. Neyse ki şimdilerde ben onlardan değilim.
Ertuğ Yaşar;
İstanbul 01.05.2007
ertug@yasar.nom.tr
www.ertugyasar.com
|
Yorumlar |
|
SERKANi
-
02.06.2007 10:42
|
|
ertuğ bey de babalar gibi satarım diyenlerle aynı düşünüyor herhalde . sunu da söyleseydi de toptan rahatlatsaydı okurlarını . kar eden , teknolojisi ve işletme mantığı değiştirilince sizin deyiminizle günümüze ayak uydurabilecek duruma gelecek kitlerin satışı konusunda da aynı fikirde mi ? kar eden kitlere örnek ; telekom , limanlar , seka vs .
|
İçimize sinmiş bu, 'hayata Türk gibi bakma, seni bir aptal sanırlar' durumu...
Yakıp yıkıcılar; öfke kusucular onlar...
Bizi 'çaresiz' bırakıyorsunuz arkadaşlar ve ne diyeceğimizi bilemiyoruz...
TÜRKİYE'NİN EN BÜYÜK SİYASİ PARTİSİ, KARARSIZLAR PARTİSİDİR: Vatandaş Nevzat Basım yerel seçimlerde nasıl oy verecek?
İNSANIN ONLARI EKRANDA DİNLERKEN, 'NE BAĞIRIYORSUN YA' DİYESİ GELİYOR. 'NE BAĞIRIYORSUN; NEYE BAĞIRIYORSUN; TEK VATANSEVER SEN MİSİN SANIYORSUN?'
BENİM YAŞADIĞIM KREDİ KARTI SORUNUNU SİZ DE YAŞAMIŞ OLABİLİRSİNİZ: Bayram alışverişini kredi kartıyla yapanların başına geldi mi bilmiyorum; ama benim geldi...
|