Kokteyl Network : beygir.com - mackolik.com - sahadan.com - tahminkolik.com - skor.tv - mackolikcomplex.com - havayol.com - magazinkolik.com
türk net en son haber 23 Kasım 2008Güncelleme: 23.11.2008 12:14 rss flas en son dakika haber arama son dakika net haber türk haberler
en net son haber
Ana sayfa haber
Politika Haber
Toplum Haber
Ekonomi Haber
Dünya Haber
Yaşam Haber
Spor Haber
Görüntülü Haber
Haber İndeksi
Haber Arama
Haber Arşiv
Hava Durumu
Yazarlar
Haber Başlıkları
Araştırma Dosyaları
Haber Yorumlar
Haber Üyelik Merkezi
Haber Üyelik Merkezi

Güncel Başlıklar
Genetik
Teknoloji
Taksim Meydanı
Google
Bankacılık
Nursuna Memecan
Salih Memecan
Abdullah Öcalan
Ergenekon Davası
Sünnet Törenleri
Add to Google
07 Haziran 2007 Perşembe 14:18 Yazarlar

Babalar Gibi Satarım...

Bu tür bir ayırımı hiç sevmiyorum, ama yine de ülkemizde “laikler” ve “müminler” diye bir ayırım oluşmaya başladı.

Özellikle seçime gidilen bu günlerde politikacılar da söylemleri ile toplumdaki politik kutuplaşmayı hızlandırdılar.

Aynı politikada olduğu gibi ekonomide de bir kutuplaşma var: “Ne olursa olsun satılsın’cılar” ve “ne olursa olsun satılmasın’cılar” !

Yani toplumda bir kesim, Türkiye’nin varlıklarının (bankalarının, arsalarının, firmalarının, ...) yabancılara satılmasını destekliyor; bu satışların artarak sürmesini istiyor.

Diğer kesim ise, Türkiye’nin nerede ise bütün varlıklarının ulusal stratejik bir değer olduğunu; Türklere ait bir varlığı (arsayı, bankayı, firmayı, işletmeyi, fabrikayı, ...) satmanın ülkeyi satmakla eşit anlamda olduğunu öne sürüyor.

1983 genel seçimlerinden beri Türkiye’nin genel durumu budur.

Şimdi tam tarihini anımsayamadım, ama “satarım / sattırmam kavgası” 1983 genel seçimlerinde, yani 12 Eylül Askeri darbesinin ardından gelen ilke “serbest” (!) genel seçimde yaşanmıştı.

Şimdi üçü de rahmetli olan liderlerin (Turgut Özal – ANAP, Necdet Calp – SODEP; Turgut Sunalp – MDP) katıldığı açık oturumda Özal köprüleri nasıl halka satarak kaynak yaratacaklarını anlatırken Calp “sattırmam efendim” diye öyle bir çıkış yapmıştı ki !

Hatta bazı yorumcular, o güne kadar çok silik bir karakter çizen Necdet Calp’in bu çıkış sayesinde SODEP’i ikinci parti yaptığını bile söylerler.

***

Satarım / sattırmam kavgası” bütün 1990’lı yıllarda da tüm hızı ile sürdü.

Sattırmam tarafı 1990’larda Mümtaz Soysal Hoca’nın üstün çalışmaları (!) sayesinde önemli kazanımlar yaşadı. İletişim pazarının en hay huylu günlerinde, ve belki de TÜRK TELEKOM o gün 20 milyar dolar ederken, Mümtaz Hoca özelleştirmeleri durduracak mahkeme kararları aldırdı.

Soranlara da, “ne yapayım kardeşim, onlar da doğru dürüst yasa yapsınlar” dedi.

Haklıydı...

...

Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarının özelleştirme ve varlık satış uzmanı Maliye Bakanımız Kemal Unakıtan’dır. Kemal beyi geçenlerde bir dergi “Özelleştirmenin Efendisi” ilan etti. Bence de iyi ettiler. Çünkü “babalar gibi satarım” sözü Kemal beye aittir ve yaşanan duruma da cuk diye oturmaktadır.

Türkiye son üç yılda sağladığı istikrar ortamı sayesinde (ki bunda AKP’nin payı kadar uluslararası sermaye / likidite bolluğunun ve uluslararası risk iştahının da payı vardır) ciddi varlık satışları gerçekleştirdi.

Ama geçen hafta bu varlık satışlarından biri, İstanbul’daki İETT arsasının satışı belirsizliğe girdi. DUBAI Şeyhi El Maktum’a ait Sama Dubai firması, açık artırma ile kazandığı İETT arazisi için yapması gereken ödemeyi yapmadı...

Az bir paradan söz etmiyoruz: KDV’si dahil 1 milyar 156 milyon YTL. Yani Türkiye dün, 1 milyar dolara yakın taze kaynağın ülkesine girmesini engelledi !

Evet biz engelledik. Çünkü bazı sivil toplum örgütleri İETT arsasının imar durumunu değiştiren Belediye kararına itiraz etmişler.

O sivil toplum örgütlerine hiç kızmam. Çünkü onlar sonuçta görevlerini yapıyorlar. Aynı yıllar önce Türk Telekom’um satılmasını engelleyen Mümtaz (Soysal) Hoca gibi.

Dünya değişti, ama Mümtaz Hoca ve onun kafasındakiler hala değişmediler.

Dünya eğilimlerine karşı çıkmak ya da akıntıya karşı kürek çekmek olası mı ?

Dubai Şeyhi Türkiye’nin istikrarına güvenmiş, kimsenin kolay kolay veremeyeceği bir parayı İETT arsasına vermeyi göze almış, ama biz “yok biz istemeyiz. Kalsın ! ” diyoruz.

Hala uluslararası sermaye ile oynamayı öğrenememişiz. Hala uluslararası sermayeyi “tu kaka ! ” olarak görüyoruz. Uluslararası sermayeyi yönetmek yerine, kendimizi uluslararası sermayenin oyuncağı haline getiriyoruz.

Hal bu ki uluslararası sermaye o kadar kolay yönetilir ve yönlendirilir ki ! Sadece hırsımızın ve kısa dönemli düşünmenin kölesi olmasak...

Ertuğ Yaşar;

Hamburg
07.05.2007


ertug@yasar.nom.tr

www.ertugyasar.com

İlgili Başlıklar:
Ertuğ Yaşar Yazıları (157 haber)






İçimize sinmiş bu, 'hayata Türk gibi bakma, seni bir aptal sanırlar' durumu...

Yakıp yıkıcılar; öfke kusucular onlar...

Bizi 'çaresiz' bırakıyorsunuz arkadaşlar ve ne diyeceğimizi bilemiyoruz...

TÜRKİYE'NİN EN BÜYÜK SİYASİ PARTİSİ, KARARSIZLAR PARTİSİDİR: Vatandaş Nevzat Basım yerel seçimlerde nasıl oy verecek?

İNSANIN ONLARI EKRANDA DİNLERKEN, 'NE BAĞIRIYORSUN YA' DİYESİ GELİYOR. 'NE BAĞIRIYORSUN; NEYE BAĞIRIYORSUN; TEK VATANSEVER SEN MİSİN SANIYORSUN?'

BENİM YAŞADIĞIM KREDİ KARTI SORUNUNU SİZ DE YAŞAMIŞ OLABİLİRSİNİZ: Bayram alışverişini kredi kartıyla yapanların başına geldi mi bilmiyorum; ama benim geldi...

Anadolu Ajansi net haber son dakika flas haber IHA ihlas haber ajansi net haber son dakika flas haber
NET Haber
Anadolu Ajansı ve İhlas Haber Ajansı
resmi abonesidir.
NetHaber Künye: Genel Yayın Yönetmeni: Nevzat BASIM
Yayın Koordinatörü: Emre KULCANAY
Reklam