|
|
07 Haziran 2007 Perşembe 15:21
|
Yazarlar
|
Yaratıcı Değil Fasoncu (mu?)
Türkiye’nin son yıllarda ciddi de bir “yapısal dönüşüm” (transformasyon) içinde olduğunu görüyoruz.
Türkiye’de 1980 ve hatta 1990’ların sanayi ve iş paradigmaları hızla değişmektedir.
AKŞAM’daki köşesinde Deniz Gökçe bu dönüşümü bir rapordan yola çıkarak anlatmaya çalışmış. Bursa Ticaret ve Sanayi Odası tarafından düzenlenen İnnovasyon kongresine sunulan bir rapor, Türkiye’nin dışsatımını yıllar içinde nasıl değiştiğini gözler önüne sermiş.
Kötümserlik Mümkün mü ?
http://www.aksam.com.tr/yazar.asp?a=79498,10,12&tarih=03.06.2007
1980 yılında Türkiye dışsatımının %72’si doğal kaynaklardan oluşuyormuş. Yine o yıl orta ve ileri derecede teknoloji içeren ürünler dışsatımımızdan sadece %5,6 pay alıyormuş.
Aradan geçen yirmi beş yıl sonunda gelinen nokta, Türkiye dışsatımının %29,7’sinin orta derecede teknoloji içeren ürünlerden; %13,2’sinin de yüksek dereceli teknoloji ürünlerden oluşmasıdır.
İşte gerçek yapısal dönüşüm (transformasyon) budur ?
...
Ama gerçekten bu mudur ?
Yani 1980’de siyah-beyaz bir televizyon bile ileri teknoloji ürünü sayılırken, acaba bugün renkli bir normal televizyonu ileri teknoloji ürünü saymalı mıyız ?
Ya da Türkiye sanayi bu gelişmeyi yaşarken dünya nasıl bir süreçten geçti ?
Örneğin komşularımız Yunanistan ve Bulgaristan; Avrupalı rakiplerimizden Polonya, Portekiz, İspanya ve Çek Cumhuriyeti; Güney Amerikalı rakiplerimiz Brezilya, Arjantin ve hatta Meksika; Uzak Doğulu rakiplerimiz Çin, Kore, Tayland ve Hindistan nasıl bir değişim ya da dönüşüm yaşadılar ?
Bu karşılaştırma olmadan Türkiye’nin sanayi dönüşümü konusunda akıl yürütülebilir mi ?
Aynı günlerde ben de ANKA’da Bursa kaynaklı başka bir rapor okudum. TMMOB Makine Mühendisleri Odası Bursa Şubesi tarafından düzenlenen 10.uncu Otomotiv ve Yan Sanayi Sempozyumu sonuç belgesi şu saptamayı yapmış: Türkiye’de otomotiv sektörünün dışalım maliyeti %64’e ulaşmıştır.
Tamam, Mühendis ve Mimar Odaları genelde biraz taraflı ve fazla ulusalcı olabilirler. Ama bu gerçeği de göz ardı mı edelim ? Türkiye’nin son on yıldaki en başarılı sektörlerinden biri olan otomotiv sektöründe bu kadar yoğun bir dışa bağımlılık nasıl olur ?
Yoksa biz sadece bir fason üretim merkezi olarak uluslararası otomotiv firmalarının “büyük üretim oyunlarında küçük bir rol” mü oynuyoruz ?
Bu sorunun yanıtını verecek yetkinlikte Türkiye otomotiv sektörünü tanımıyorum. Mutlaka Türkiye’de başarılan işler var. Ama o işler gerçekten övünülecek kadar mıdır ?
Bu soruyu size soruyorum...
Pazartesi günkü Financial Times gazetesinde bir haber okudum.
TATA Motors
http://www.ft.com/cms/s/2a07ebee-11f0-11dc-b963-000b5df10621,Authorised=false.html?_i_location=http%3A%2F%2Fwww.ft.com%2Fcms%2Fs%2F2a07ebee-11f0-11dc-b963-000b5df10621.html&_i_referer=http%3A%2F%2Fsearch.ft.com%2Fsearch%3FqueryText%3Dtata
Hintli TATA firması (ki Hindistan’ın KOÇ’u gibidir; üstelik şimdilerde otomobilleri Türkiye’de de satılmaya başladı) 2008 yılında 100.000 rupiye (2.500 dolar – 3.500 YTL) satılacak bir otomobil üreteceğini açıklamış !
Yanlış okumadınız, sadece 3.500 YTL...
Doğaldır ki bu otomobil Avrupa güvenlik ölçütlerine uymayan, sadece 600 CC gibi küçük bir motorlu bir araç olacakmış. Ama Hintli mühendisler böyle bir aracı geliştirip pazara sürme aşamasına gelmişler. Aslında daha önce üretmeye başlayacaklarmış, ama dünya emtia ve hammadde piyasalarında yaşanan fiyat artışları, demir-çelik ve alüminyum fiyatlarını yukarı çekince tasarımlarını değiştirmek zorunda kalmışlar.
Gerçek bir dünya devi olan BEKO Türkiye’deki üretimini küçültecek önlemler alınca da aynısını yazmıştım, şimdi bir kere daha yineleyeyim: Türkiye gerçekten bir yapısal dönüşüm geçirmektedir. Bu yapısal dönüşüm sonucu Türkiye hızla sanayisizleşmekte ve sadece fason bir üretici durumuna gelmektedir.
Ertuğ Yaşar;
Hamburg 07.05.2007
ertug@yasar.nom.tr
www.ertugyasar.com
İçimize sinmiş bu, 'hayata Türk gibi bakma, seni bir aptal sanırlar' durumu...
Yakıp yıkıcılar; öfke kusucular onlar...
Bizi 'çaresiz' bırakıyorsunuz arkadaşlar ve ne diyeceğimizi bilemiyoruz...
TÜRKİYE'NİN EN BÜYÜK SİYASİ PARTİSİ, KARARSIZLAR PARTİSİDİR: Vatandaş Nevzat Basım yerel seçimlerde nasıl oy verecek?
İNSANIN ONLARI EKRANDA DİNLERKEN, 'NE BAĞIRIYORSUN YA' DİYESİ GELİYOR. 'NE BAĞIRIYORSUN; NEYE BAĞIRIYORSUN; TEK VATANSEVER SEN MİSİN SANIYORSUN?'
BENİM YAŞADIĞIM KREDİ KARTI SORUNUNU SİZ DE YAŞAMIŞ OLABİLİRSİNİZ: Bayram alışverişini kredi kartıyla yapanların başına geldi mi bilmiyorum; ama benim geldi...
|