|
|
11 Haziran 2007 Pazartesi 09:49
|
Yazarlar
|
AKP Ekonomide Başarılı mı?
Seçimlere kırk gün kaldı. Milletvekili aday listeleri kesinleşti. Artık halk önünde kampanya ve hesap verme dönemi başladı.
Merkez sağda Demokrat Parti – Anavatan birlikteliğinde yaşanan “siyasi intihardan” (!) sonra sanırım ortalık artık iki partiye kaldı: AKP ile CHP. Belki MHP ve Genç Parti bu iki partiyi zorlayacaklardır. Belki biri, belki de ikisi birden %10 barajını geçebilirler. Ama sanırız 2007 Meclisi de 2002 Meclisi gibi AKP ve CHP ağırlıklı olacaktır.
Biz olaya ekonomik açıdan bakalım.
AKP son beş yılda ekonomiyi başarılı yönetti mi ? Bir beş yıl daha başarı ile yönetir mi ?
AKP’nin ekonomik başarısı konusunda yorumcular, biraz da politik eğilimlerine göre, zıt görüşler öne sürüyorlar.
Örneğin benim de içinde olduğum bir kısım yorumcu, AKP’nin ekonomi yönetimini, “mükemmel olmasa da başarılı” buluyor. Yani AKP, en azından dediğim dedik inatçılığı yapmamış; küresel eğilimlere uyanmış; uluslararası sermayenin risk iştahını zamanında görmüş; uluslararası finansal kaynak rüzgarının Türkiye ekonomisinin yelkenlerini şişirmesine izin verecek ortamı yaratmıştır.
Ama diğer bazı ekonomik yorumcular, AKP’nin yaptıklarını azımsamakta; son üç – dört yılda dünyada yaşanan küresel likidite fazlası ve uluslararası risk iştahının iyi değerlendirilemediğini; Türkiye’nin gereksiz yere çok yüksek faiz ödediğini; bu faiz ödemelerinin yoksuldan varsıla; Türk’ten yabancıya kaynak aktarımına neden olduğunu öne sürmektedir.
Yani AKP iktidarı uluslararası ekonomide ortaya çıkan olanakları yeterince değerlendirememiş; sadece Uluslararası Para Fonu (IMF) politikalarını izleyerek, uygun uluslararası konjonktür sayesinde başarılı gözükmüştür.
Eğri otursak da doğru konuşacağız ! AKP iktidarının ekonomiyi de etkileyen üç önemli hatası olmuştur:
a) 2003’de Meclisten geçirilemeyen Irak tezkeresi;
b) 2006’da Merkez Bankası başkanının seçilmesi süreci;
c) Cumhurbaşkanının seçilmesi süreci
Üç yanlıştan ilki, yani tezkerenin geçmemesi, Türkiye’ye politik olarak çok pahalıya mal olmuş ve hala da olmaktadır.
Her gün gelen şehit haberleri, ABD’nin Kuzey Irak üzerinden Türkiye’den hesap sorması değil midir ? Eninde sonunda, eğer Türkiye Kuzey Irak’ta tam kapsamlı bir savaş çıkarmazsa (ki biz bunu kesinkes savunmuyoruz), orada bağımsız bir Kürt devleti kurulacağını görmüyor muyuz ?
İkinci yanlış, bir yıldan bu yana Türkiye’nin aşırı yüksek faiz ödemesine, yani çok ciddi bir servet aktarımı yapmasına neden olmaktadır.
Mayıs 2006’da faizler %13 düzeyinden %20’lere fırlamış ve hala da %18’in altına inmemiştir. Bir puan faizin Türkiye’ye yıllık maliyetinin 2 milyar dolar olduğu söylenmektedir (kanıtlanmamış bir bilgi). Eğer böyle ise, Türkiye son yılda en az 50 milyar dolar zarar etmiştir. Bunun sorumlusu da AKP’nin ekonomi yönetimidir.
Üçüncü yanlışı sanırız yazmaya gerek yok !
Laik devlet birimlerinin savunma refleksini okuyamayan AKP yönetimi, 350’yi aşan milletvekili ile Cumhurbaşkanını seçememiştir. Eğer bu refleksi hala okuyamazlarsa, 400 milletvekili ile yeni Meclise gelseler bile yine cumhurbaşkanını seçemezler...
AKP eğer sadece vitrine koyduğu adaylarla değil; sadece milletvekili yapmadığı aşırı unsurları ile değil; sadece uluslararası alandaki saygınlığı ile değil, ... ama gerçekten merkez sağ partisi olmak istiyorsa, hemen ve zaman yitirmeden, 23 Temmuz sabahı cumhurbaşkanı adayı yapmayı düşündüğü kişiyi; ama toplumun büyük çoğunluğunun üzerinde uzlaşmaya varacağı kişiyi, kamuoyuna açıklamalıdır.
Belki o zaman bir dönem daha Hükümet olacak gerçek iktidarı kazanırlar...
Ertuğ Yaşar;
İstanbul 11.05.2007
ertug@yasar.nom.tr
www.ertugyasar.com
İçimize sinmiş bu, 'hayata Türk gibi bakma, seni bir aptal sanırlar' durumu...
Yakıp yıkıcılar; öfke kusucular onlar...
Bizi 'çaresiz' bırakıyorsunuz arkadaşlar ve ne diyeceğimizi bilemiyoruz...
TÜRKİYE'NİN EN BÜYÜK SİYASİ PARTİSİ, KARARSIZLAR PARTİSİDİR: Vatandaş Nevzat Basım yerel seçimlerde nasıl oy verecek?
İNSANIN ONLARI EKRANDA DİNLERKEN, 'NE BAĞIRIYORSUN YA' DİYESİ GELİYOR. 'NE BAĞIRIYORSUN; NEYE BAĞIRIYORSUN; TEK VATANSEVER SEN MİSİN SANIYORSUN?'
BENİM YAŞADIĞIM KREDİ KARTI SORUNUNU SİZ DE YAŞAMIŞ OLABİLİRSİNİZ: Bayram alışverişini kredi kartıyla yapanların başına geldi mi bilmiyorum; ama benim geldi...
|