|
|
13 Haziran 2007 Çarşamba 00:29
|
Yazarlar
|
Ekonomide Yavaşlama mı Var?
Adalet ve Kalkınma Partisi'nin (AKP) beş yıla yaklaşan iktidarının başarısını her yönü ile tartışıyoruz.
Sanırız AKP beş yıllık icraatının en çok ekonomik büyüme kısmı ile övünecektir. Çünkü Türkiye 2002 ile 2007 yılları arasında yılda ortalama yüzde 7'yi aşan bir ekonomik büyüme yakaladı.
Bırakın canım o tartışmaları... Yani kimi ekonomi uzmanlarının, "ama bu ekonomik büyüme başarısı aslında AKP'nin bir becerisi değildir ! Onlar sadece uluslararası likidite bolluğu ve risk alma iştahındaki artışın meyvelerini yediler" sözlerini.
Dibinde yüzde 7'lik büyüme vardır. Gerisi boş sözlerdir. Ama bugün biz sanırız Türk medyasında ilk kez değişik bir savı ortaya atacağız: Ekonomimizde yavaşlama başlamıştır.
Eldeki bazı veriler ekonomide, özellikle de hane halkı tüketiminde, bir yavaşlama ve daralma olduğunu gösteriyor. Aslında bu yavaşlamanın Kasım - Ocak döneminde başladığını; ama özellikle Nisan ayında yaşanan politik kargaşa ardından da hızlandığını düşünüyoruz.
Ekonomide yavaşlama olduğunu gösteren veriler şunlardır:
- Yılbaşından bu yana mevduat sürekli artmasına karşın kredilerde sınırlı artış olmuştur (177 milyar YTL'den 189 milyar YTL'ye; %6,7 artış);
- Yılbaşından bu yana otomobil kredileri %24 oranında azalmış; konut kredileri (Tutulu Satış - Mortgage- yasasının çıkmasına; o kadar reklama ve tanıtıma karşın) sadece %11,7 oranında artmış;
- Tüketim yavaşlamasının yanı sıra, ekonomik büyümenin temeli olan sanayi üretimi Mart ve Nisanda, sadece %3,2 ve %1,4 büyüdü. Hal bu ki geçen yıl aynı aylarda sanayi büyüme %9,1 ve %6,5 idi.
- Tüketim yavaşlarken kamunun harcama iştahı hiç azalmadı. 2007 bütçesi şu anda, AKP iktidarı döneminin en yüksek açığını veriyor. Buna karşın tüketimde bir canlanma olmuyor;
- Dışalımda uzun zamandır ilk kez yavaşlama işaretleri geldi. Nisan ayında dışsatım artışı %25 iken dışalım artışı %16 oldu. Aslında dışalımdaki yavaşlama, sanayi üretimindeki yavaşlamanın da başka bir göstergesidir.
- Cari işlemler açığı da Nisan ayında piyasa beklentisinin aksine 3,4 milyar dolar olarak değil de 3,1 milyar dolar olarak gerçekleşti.
...
Sanırız bu kadar veri, özellikle tüketime dayalı bir ekonomik yavaşlama olduğunu kanıtlamaya yetecektir. Buna karşın, iş adamı arkadaşlarından konuştuklarımız bize değişik görüşler söylüyorlar. Kimi, özellikle fiyatı görece düşük perakende sektöründe olanlar (örneğin birim fiyatı 100 YTL'ye kadar olan ürünleri satanlar), varolan talepten memnunlar.
Öte yandan, birim satış fiyatı daha yüksek olan malları satanlar, aynı otomobilciler gibi, ciddi bir talep daralması yaşıyorlar.
Hatta bir arkadaşım daha da ileri giderek, "yaşanan politik belirsizlik nedeni ile bizim mallarımızda bütün tüketim talebi ertelendi. Ne kadar fiyat indirirsek indirelim; ne kadar kampanya yaparsak yapalım, tüketimi canlandıramıyoruz. Sanırım uzun zamandır ilk kez Türkiye'de talebin fiyat esnekliği kayboldu" diye bir yorum yaptı.
Sanırız herkes seçimi beklerken, kimsenin beklemediği bir anda ve biçimde (!) gelen erken seçim, tüketicinin dengesini ve risk algılamasını bozdu. O nedenle de satın alma talebi ertelendi. Talep dengesinin yerine gelmesi de ancak seçim sonrasında yeniden istikrarlı bir Hükümetin kurulması ile olacaktır.
Ertuğ Yaşar;
İstanbul 13.05.2007
ertug@yasar.nom.tr
www.ertugyasar.com
İçimize sinmiş bu, 'hayata Türk gibi bakma, seni bir aptal sanırlar' durumu...
Yakıp yıkıcılar; öfke kusucular onlar...
Bizi 'çaresiz' bırakıyorsunuz arkadaşlar ve ne diyeceğimizi bilemiyoruz...
TÜRKİYE'NİN EN BÜYÜK SİYASİ PARTİSİ, KARARSIZLAR PARTİSİDİR: Vatandaş Nevzat Basım yerel seçimlerde nasıl oy verecek?
İNSANIN ONLARI EKRANDA DİNLERKEN, 'NE BAĞIRIYORSUN YA' DİYESİ GELİYOR. 'NE BAĞIRIYORSUN; NEYE BAĞIRIYORSUN; TEK VATANSEVER SEN MİSİN SANIYORSUN?'
BENİM YAŞADIĞIM KREDİ KARTI SORUNUNU SİZ DE YAŞAMIŞ OLABİLİRSİNİZ: Bayram alışverişini kredi kartıyla yapanların başına geldi mi bilmiyorum; ama benim geldi...
|