|
|
22 Haziran 2007 Cuma 09:32
|
Yazarlar
|
Neden OYAK?
Aslında bugün Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) döneminin faiz karnesini yazacaktık.
Şu anda ödenen %10 dolayındaki reel faizin geçmişe göre düşük mü yoksa yüksek mi olduğunu somut veriler sunarak tartışacaktık.
Ama Türkiye burası...
Her gün bir sürpriz yaşıyoruz. İşte bu haftanın (aslında uzun zamandan bu yana beklenen) ekonomik sürprizi de OYAKBANK’ın Hollandalı ING Bank’a satılması oldu.
Tam 2 milyar 673 milyon dolar ödeyecek Hollandalılar OYAKBANK’a. Bence satıcı açısından, yani OYAKBANK’ın sahibi OYAK (Ordu Yardımlaşma Kurumu) açısından çok iyi bir satış rakamı.
Ama gazetelerde çıkan haberlerde ortalık toz duman ! OYAKBANK yönetiminin bir “vatan hainliği” ile suçlanmadığı kaldı. OYAK Genel Müdürü Çoşkun Ulusoy da basına çıkıp suçlamalara yanıt verdi.
Şimdi biz olayı OYAK’dan soyutlayarak değerlendirelim. Yani bu bankanın sahibi OYAK değil de varsayalım ki bendeniz (nerede o günler !) olsaydım, değerlendirmeler nasıl olurdu ?
İlk olarak şu soruları sorardık:
Ben bu bankayı değerine mi sattım ?
Satarken iyi bir fiyat aldım mı ?
Biraz daha bekleseydim daha yüksek bir fiyat alabilir miydim ?
Alıcı güvenilir bir kurum mudur ?
Bankamın adını, müşterilerin ve çalışanların haklarını korur mu ?
Yanıtlarım ise şöyle olurdu:
Evet bankayı pazar değerinin en üstünde ve iyi bir fiyata sattım (son beş yılda satılan bankalar arasında en yüksek pazar payı fiyatına satıldı).
Biraz daha bekleseydim daha iyi bir fiyat belki bulabilirdim; ama bir de risk alırdım. Şimdi para cebimde geceleri rahat uyuyorum.
Alıcı çok güvenilir bir kurumdur. Dünyanın en büyük bankalarından biridir.
ING bankamın genel ticari adını koruyacaktır; müşterilerimin ve çalışanlarımın haklarına zarar getirmeyecektir. Hatta daha iyi koşullarda kaynak bulacağı için müşterilerim daha da ucuza yeni hizmetlere kavuşacaktır.
...
Demek ki yapılan işlem ticari olarak doğrudur.
Kopartılan gürültünün nedeni, bankanın adının OYAKBANK; sahibinin de OYAK olmasıdır.
Sevgili babam da hep söyler, “büyük lokma ye, büyük söz etme” diye. İşte sorun da burada. OYAK Genel Müdürü Çoşkun Ulusoy, geçen yıllarda, işine o dönem öyle geldiği için, “büyük sözler” etmiştir. Şimdi medya işini yaparak, bu büyük sözlerini Ulusoy’un önüne koymakta ve hesap sormaktadır.
Ulusoy haksızdır; geçmişte o sözleri etmemesi gerekirdi. Ama o dönemde ERDEMİR’i satın alma baskısı kurmak için popülist davranması gerekmiştir. O dönem elinde olan araçları başarı ile kullanmış ve hatta sömürmüş; amacına da ulaşmıştır.
Şimdi, “bu gibi işlerde hislere yer olmaz” diyen Ulusoy, o zaman tamamen duygulara, hem de vatanseverlik gibi sömürülmesi çok kolay duygulara seslenmiştir.
Ulusoy haklıdır, çünkü OYAKBANK’ın satışı ticari bir başarıdır. Yıllar önce 37 bin dolara alınan banka büyütülerek bugün 2,7 milyar dolara satılmıştır.
Ama ben işi daha derinlere götürmek istiyorum.
Acaba yıllar önce Türkiye’ye yatırıma gelen Fransız otomotiv firması RENAULT, diğer firmaları değil de neden kendisine ortak olarak OYAK’ı seçmişti ?
Yoksa RENAULT o dönemde “ağabeycim burası Türkiye, burada rüşvet vermeden işler yürümez. En iyisi biz kendimize sıkı bir “dayı” bulalım da işlerimiz aksamasın” diye mi düşünmüştü ?
Yanıtını artık siz verin ve ondan sonra Türkiye’nin neden daha demokratik ve daha liberal bir ülke ve ekonomi olması gerektiğini bir kere daha tartışalım, olur mu ?
Ertuğ Yaşar;
İstanbul 21.05.2007
ertug@yasar.nom.tr
www.ertugyasar.com
İçimize sinmiş bu, 'hayata Türk gibi bakma, seni bir aptal sanırlar' durumu...
Yakıp yıkıcılar; öfke kusucular onlar...
Bizi 'çaresiz' bırakıyorsunuz arkadaşlar ve ne diyeceğimizi bilemiyoruz...
TÜRKİYE'NİN EN BÜYÜK SİYASİ PARTİSİ, KARARSIZLAR PARTİSİDİR: Vatandaş Nevzat Basım yerel seçimlerde nasıl oy verecek?
İNSANIN ONLARI EKRANDA DİNLERKEN, 'NE BAĞIRIYORSUN YA' DİYESİ GELİYOR. 'NE BAĞIRIYORSUN; NEYE BAĞIRIYORSUN; TEK VATANSEVER SEN MİSİN SANIYORSUN?'
BENİM YAŞADIĞIM KREDİ KARTI SORUNUNU SİZ DE YAŞAMIŞ OLABİLİRSİNİZ: Bayram alışverişini kredi kartıyla yapanların başına geldi mi bilmiyorum; ama benim geldi...
|