Kokteyl Network : beygir.com - mackolik.com - sahadan.com - tahminkolik.com - skor.tv - mackolikcomplex.com - havayol.com - magazinkolik.com
türk net en son haber 23 Kasım 2008Güncelleme: 23.11.2008 22:52 rss flas en son dakika haber arama son dakika net haber türk haberler
en net son haber
Ana sayfa haber
Politika Haber
Toplum Haber
Ekonomi Haber
Dünya Haber
Yaşam Haber
Spor Haber
Görüntülü Haber
Haber İndeksi
Haber Arama
Haber Arşiv
Hava Durumu
Yazarlar
Haber Başlıkları
Araştırma Dosyaları
Haber Yorumlar
Haber Üyelik Merkezi
Haber Üyelik Merkezi

Güncel Başlıklar
Kira ve Kiracı Haberleri
Eskişehirspor
Turkcell Süper Lig
Beşiktaş
Gürcistan
Sivasspor
Trabzonspor
Hava Durumu
DTP
Hakkari
Add to Google
29 Haziran 2007 Cuma 10:49 Yazarlar

Türkiye Liberal midir?

Sizce Türkiye liberal bir ekonomi midir?

1980'lerde çok moda idi, "serbest pazar ekonomisi" derdik. Bu sözü en çok da Turgut
Özal severdi. Ama o zamanlar bu tanımlamaya gerçekten gerek vardı. Çünkü dünya iki
kutuplu idi ve komünist ekonomik düzen hala, kağıt üzerinde bile olsa, çalışıyor
gibi gözüküyordu.

2007 yılında ise artık kimse serbest pazar ekonomisi sözünü kullanmıyor. Kızıl Çin
ve Rusya bile açık pazar ekonomisini benimsedikten sonra o kavramın da içi
boşaldı...

Yani dünyada artık her ülke serbest pazar ekonomisini izliyor ve liberal ekonomik
düzeni uyguluyor.

Ama bir yere kadar...

Zaten o nedenle yazının başında "sizce Türkiye liberal bir ekonomi midir ?" sorusunu
sorduk. Çünkü kağıt üzerinde artık herkes liberal de, uygulamaya gelince
liberalliğin renkleri ve tonları o kadar değişik ki !

Bu hafta gazetelere yansıdı, liberal ekonominin kalelerinden biri olan Almanya bile
ekonomide korumacı önlemler alma yoluna girmiş. Çünkü Almanlar, eğer şirket satın
almalarına bir sınır ya da düzen konmazsa, dünyanın yeni zenginlerinin Alman
firmalarını birer ikişer satın alacağından korkmaya başlamışlar.
"Yeni zenginler" ?

Kimdir ki bunlar ?

Sanayi üretimi zengini Çin (ve Hinidstan); petrol ve hammadde (emtia) zengini Rusya
ve petrol zengini Körfez ülkeleri.

Aslında korkulan bu ülkelerin parasal kaynakları ve güçleri değil. Asıl korkulan, bu
yeni zenginlerin parasal kaynaklarını ve olanaklarını "levarage" (kaldıraç) olarak
kullanma olanakları.

Finansçılar bu kelimeyi (yani "leverage" kelimesini) yıllardır bilirler. Ama biz iş
adamları daha yeni yeni öğreniyoruz. "Kaldıraçlama" (tamam kusura bakmayın, kötü bir
çeviri oldu. Ama ancak bu biçimde çevirebildik !), son yılların en önemli finansal
becerisi.

Yani eğer 100 dolar sermayeniz varsa, girişimci gücünüz, geçmiş ticari itibarınız ve
sunduğunuz öykünün (story) inanılırlığı ölçüsünde, 900 dolar kredi bulup koskoca bir
şirketi satın alabiliyorsunuz. Çünkü dünyada bu tür "story'lere" kredi vermeye hazır
o kadar fon ve finansal kaynak var ki !

İşte Almanlar da bundan korkuyorlar...

"Çinliler, Ruslar ve Dubaililer gelir de 1 trilyon doları aşan servetlerini sekiz ya
da on kat da kaldıraçlarsa, Alman ekonomisinin göz bebeği şirketleri birer birer
satın alırlar" diye çekiniyorlar.

Sanki haksız değiller, değil mi ?

Çünkü levarage yaratma ya da kaldıraçlama ile, en umulmadık büyüklükteki şirketi
bile satın almak artık olasıdır.

İşte bizim Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) Başkanı Tevfik Bilgin'in
sözlerini de ancak bu çerçevede anlayışla karşılayabiliriz.
Tevfik Bilgin iki gün önceki konuşmasında, bankalarını yabancılara satan Türk
işadamlarına kızmıştı. 2001 yılında 20 lira etmeyen bankasını onlarca katı değere
satan banka sahiplerini, zoru görünce (ya da parayı bulunca) başka seçenekleri
zorlamamakla suçlamıştı.

Liberal ekonomilerde Düzenleme ve Denetleme kurumlarına çok büyük görev düşer. Çünkü
liberal ekonomi balta girmemiş orman ya da kuralsızlıklar dünyası değildir.
Ama eğer liberal ekonomilerde Düzenleme ve Denetleme kurumları başkanları,
liberalizm sınırından çıkarak "ulusalcılık" ve hatta "bağnaz korumacılık" sınırına
girerlerse, o ekonominin ne kadar liberal olduğu sorgulanmaya başlar.
Belki Türkiye hala Bankalar Birliğinin başında "Mr. Bilmem Kimi" görmeye hazır
değildir. Ama şundan emin olun ki o "Mr. Bilmem Kim" de zaten Türkiye Bankalar
Birliği başkanı olmak için "şimdilik" can atmıyordur.

Ertuğ Yaşar;


İstanbul
29.05.2007


ertug@yasar.nom.tr


www.ertugyasar.com

İlgili Başlıklar:
Ertuğ Yaşar Yazıları (157 haber)






İçimize sinmiş bu, 'hayata Türk gibi bakma, seni bir aptal sanırlar' durumu...

Yakıp yıkıcılar; öfke kusucular onlar...

Bizi 'çaresiz' bırakıyorsunuz arkadaşlar ve ne diyeceğimizi bilemiyoruz...

TÜRKİYE'NİN EN BÜYÜK SİYASİ PARTİSİ, KARARSIZLAR PARTİSİDİR: Vatandaş Nevzat Basım yerel seçimlerde nasıl oy verecek?

İNSANIN ONLARI EKRANDA DİNLERKEN, 'NE BAĞIRIYORSUN YA' DİYESİ GELİYOR. 'NE BAĞIRIYORSUN; NEYE BAĞIRIYORSUN; TEK VATANSEVER SEN MİSİN SANIYORSUN?'

BENİM YAŞADIĞIM KREDİ KARTI SORUNUNU SİZ DE YAŞAMIŞ OLABİLİRSİNİZ: Bayram alışverişini kredi kartıyla yapanların başına geldi mi bilmiyorum; ama benim geldi...

Anadolu Ajansi net haber son dakika flas haber IHA ihlas haber ajansi net haber son dakika flas haber
NET Haber
Anadolu Ajansı ve İhlas Haber Ajansı
resmi abonesidir.
NetHaber Künye: Genel Yayın Yönetmeni: Nevzat BASIM
Yayın Koordinatörü: Emre KULCANAY
Reklam