|
|
16 Temmuz 2007 Pazartesi 14:44
|
Yazarlar
|
TAYYİP'in Karnesi
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), Pazar ve Pazartesi günleri gazetelerde tam sayfa verdiği ilana bu başlığı atmış...
İlanda, Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) iktidarı, daha çok ekonomik sayılar verilerek yerilmiş.
Son üç genel seçimde sırası ile CHP, DSP ve yine CHP'ye oy vermiştik. Ama bu kişisel politik seçimimiz, gerçekleri görmemizi engellemiyor. Eğer bir "AKP ekonomi karnesi" yapılacaksa, bu konuda bizim de edecek iki sözümüz vardır. Kim ne derse desin, AKP iktidarı ekonomik alanda başarılıdır. Yani "geçer not" almıştır. Bu not (on üzerinden) beş midir yoksa dokuz mudur onu bilemeyiz; ama kesinkes geçer nottur.
Çünkü ülkeler için birinci ekonomik öncelik, "sürdürülebilir, istihdam yaratan, enflasyon yaratmayan ekonomik büyüme"dir. AKP iktidarı ekonomiyi büyütmüştür. Beş yılda toplam %43 olan büyümenin bir kısmı, 2001 yılında dibe vurmaktan gelmektedir. Ama gerisi AKP'nin başarısıdır.
Enflasyon denetim altına alınmıştır. 2002 yılında %30'un üzerinde olan enflasyon, bugün %10'un hemen altındadır (mutlaka daha aşağıda olmalı idi; o konuda kesinkes aynı görüşteyiz).
Ama istihdam yeterince artırılamamıştır. İzlenen ekonomik kalkınma modeli (yüksek faiz, düşük kur), Türk sanayi ve ticaret yaşamında "yapısal bir dönüşüm" (transformasyon) yarattığı için, %43 büyümenin karşılığı olması beklenen istihdam yaratılamamıştır.
Bu ekonomik modelin "sürdürülebilirliği" en büyük tartışma konusudur. Beş yıl bir ekonomik modelin sınanması açısından az bir süre değildir. Bize göre, uluslararası likidite fazlası ve yine uluslararası risk alma iştahı sürdükçe, yani dışsal bir şok olmadıkça, bu model sürdürülebilir durmaktadır.
Gelelim CHP'nin AKP'ye kırık not verdiği konulara...
Borç: 2002 yılında 222 milyar dolardan 407 milyar dolara çıktığını öne sürüyorlar. Sayılar doğrudur, ama değerlendirme yanlıştır. Çünkü borç gibi kavramlar sayısal olarak değil de oransal olarak değerlendirilmelidir (örneğin ekonominin büyüklüğüne oranı gibi). Çünkü 100 birimlik bir ekonomide 50 birim borç çok büyükken 1000 birimlik bir ekonomide 150 birim borç hemen hemen hiçbir şeydir. Kaldı ki Türkiye'nin son dönemde artan borcu kamunun borcu değil özel sektörün borcudur. Örneğin KOÇ Holding yurtdışından kredi aldı (borçlandı) ise, bu neden beni ilgilendirsin ki ?
Borçlanma Faizi: Türkiye'de reel borçlanma faizi, CHP'nin öne sürdüğü gibi %19,5 değil %10 ile %13 arasındadır (gerçekleşecek enflasyon oranına göre kesinleşecek). Türkiye'nin şu anda çok yüksek reel faiz ödediği doğrudur; ama gerçek başarı reel faizin nereden nereye getirildiği değil midir ?
AKP'nin iktidarı devir aldığı 2002 yılında Türkiye %30 reel faiz ödemiştir. Bugün ise reel faiz %13'tür. Demek ki 17 puan tasarruf sağlanmıştır. Her bir puan 2 milyar dolar kazanç demekse, toplam yıllık kazanç 34 milyar dolardır... Mazot ve Elektrik: Evet Türkiye'de enerji kaynakları pahalıdır. Bunun nedeni de enerji fiyatları üzerine salınan vergilerdir (özellikle ÖTV). Ama zaten ekonomik olarak da bunun tam da böyle olması gerekir. Enerji, yani petrol ve elektrik, Türkiye'de olmayan kaynaklardır. Türkiye üretimini ve yaşamını, ülkesinde kıt olan kaynaklara yönlendiremez. Yönlendirirse ekonomik yanlış yapmış olur.
Türkiye'de nükleer enerji ve / ya da yenilenebilir enerji kaynakları, bol bir biçimde yaşama geçirilmedikçe, enerji her zaman pahalı kalmalıdır. Yoksa Türkiye ekonomisi yanlış yönlendirilmiş ve yanlış yönetilmiş olur.
Son sözüm CHP yöneticilerine: 2002 seçiminde, seçim bölgemde liste başı adayı Kemal Derviş olduğu için CHP'ye, istemeyerek de olsa oy vermiştim. Ama bu kere bölgemde liste başında, kendi sözü ile, "merkez sağ gömleğini çıkarmamış bir İlhan Kesici'nin" olduğu CHP'ye, ekonomi ile ilgili bu yalanlarını da okuduktan sonra, kesinkes oy vermeyeceğim. Ne kadar "iplerler" (!) bilmiyorum ama...
Ertuğ Yaşar;
İstanbul 16.07.2007
ertug@yasar.nom.tr
www.ertugyasar.com
İnanmayın, polisten kimliğini isteyin diye de ekliyor. Cerrah, hiç SİVİL OLMAMIŞ, belli...
Ben, Galatasaray taraftarıyım. Ama böyle bir Galatasaray'ın değil.
İçimize sinmiş bu, 'hayata Türk gibi bakma, seni bir aptal sanırlar' durumu...
Yakıp yıkıcılar; öfke kusucular onlar...
Bizi 'çaresiz' bırakıyorsunuz arkadaşlar ve ne diyeceğimizi bilemiyoruz...
TÜRKİYE'NİN EN BÜYÜK SİYASİ PARTİSİ, KARARSIZLAR PARTİSİDİR: Vatandaş Nevzat Basım yerel seçimlerde nasıl oy verecek?
|