|
|
19 Temmuz 2007 Perşembe 11:00
|
Yazarlar
|
Taksicilere yenilen profesörlere dair...
Konusunun uzmanı bir profesör, uzmanlık alanı olan konuda taksicilere yenilirse, bu durumu nasıl gerekçelendirir?
Ne diyor profesörümüz: (Prof. Dr. Deniz Gökçe)
"Türkiye, uzmanlığı olmadan her konuda görüşü olan insanların ülkesidir".
Uzmanlığı olup da yorulmuş insanların sözüdür bu:
Yorulmuş, çünkü anlatamıyor...
Bundan daha 'normal bir şey olur mu?'
Dünya ile ilgilenen, çevresinde olup bitene ilgi gösteren herkes, her konuda uzmanlık yapamayacak ama anlatılanlardan yola çıkarak bir görüş oluşturacaktır...
Bu, düşünmenin ve düşünce üretmenin doğası gereğidir.
Bunu, anormalmiş gibi göstermek, hatalıdır...
İlginçtir, bunu genellikle her konuda görüşü bulunan ama bir konuda derinlemesine uzmanlığı olanlar söyler.
Yani itiraz edenlerin hepsi, 'her konuda bir görüşü olan insanlar' kategorisindendir.
Ve, kendi bıkkınlıklarını ifade etmek adına, bir normal'i anormalmiş gibi göstermektedirler...
Belki de taksi şöförlerine yenildikleri için böyle yapmaktadırlar...
Donanımı, derinliği olduğunu iddia eden insanların en ciddi sorunları budur: Taksiciyle karşı karşıya geldiklerinde, kendi doğrularına onları ikna etmekte zorluk çekerler...
Taksici meslek grubunu siz çoğaltın: Öğretmen, kendi annesi, kendi babası, kendi çocukları, market sahibi, mühendis arkadaşı...
Yani, çevresindekiler...
İkna farklı bir 'kabiliyettir'
İkna edeceğiniz konuda yeterince donanımınızın bulunması yetmez.
Bunu, o konudan hiç haberi olmayanlara, onların anlayabileceği dilde anlatma becerisi de gerektirir...
Yani aslında ikisi, farklı işlerdir:
Bir 'derin adam', sadece uzmanlarla o konuyu konuşabilirken, bir başkası hem işin uzmanlarıyla hem de uzman olmayanlarıyla konuşabilecek dili yaratabilir.
Bu iki becerinin aynı insanda bulunuyor olması, o insana özel bir yetenektir; tabii ki az bulunur.
Bugün yayıncılık piyasasının çok ama çok gelişmiş olduğu Amerika'da, çok satan kitaplara bakın (roman olmayanlara), hemen hepsi bir gazeteci tarafından kaleme alınmıştır.
Gazeteci, ara elemandır.
Siyaseti anlaşılır yapmaya çalışan da odur, bilimsel teknolojik gelişmeleri de... Bir hamburger'in üretim süreçlerini de o anlaşılır kılar, Çin'in nasıl olup da bu kadar zenginleştiğinin sırrını da...
Yazıya nokta: Bu yazıdan da mesleğimize dair bir ululama çıkarttık ya...
NEVZAT BASIM
İçimize sinmiş bu, 'hayata Türk gibi bakma, seni bir aptal sanırlar' durumu...
Yakıp yıkıcılar; öfke kusucular onlar...
Bizi 'çaresiz' bırakıyorsunuz arkadaşlar ve ne diyeceğimizi bilemiyoruz...
TÜRKİYE'NİN EN BÜYÜK SİYASİ PARTİSİ, KARARSIZLAR PARTİSİDİR: Vatandaş Nevzat Basım yerel seçimlerde nasıl oy verecek?
İNSANIN ONLARI EKRANDA DİNLERKEN, 'NE BAĞIRIYORSUN YA' DİYESİ GELİYOR. 'NE BAĞIRIYORSUN; NEYE BAĞIRIYORSUN; TEK VATANSEVER SEN MİSİN SANIYORSUN?'
BENİM YAŞADIĞIM KREDİ KARTI SORUNUNU SİZ DE YAŞAMIŞ OLABİLİRSİNİZ: Bayram alışverişini kredi kartıyla yapanların başına geldi mi bilmiyorum; ama benim geldi...
|