|
|
23 Temmuz 2007 Pazartesi 14:30
|
Yazarlar
|
Take Off Senaryosu
Biz "Beyaz Türklerin" (!) (aslında içten içe istediği ama açıkça da) korktuğu oldu ve Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP), beklenenden çok daha yüksek bir oranı ile iktidara yeniden geldi.
Bu bizim seçimlerden önce ekonomi açısından "take off", yani uçağın kalkış senaryosu olarak tanımladığımız senaryo idi aslına.
Yani
- AKP çoğunluğu alacak;
- seçim utkusu tartışılmayacak kadar kesin olacak;
- ama kazandığı milletvekili sayısı da 367'ye ulaşmayacak.
Böylece hem uzlaşmacı olacak, ama hem de tek parti iktidarının getirdiği güçle liberal ve küreselleşmeye götüren reformları yapmayı sürdürecek...
Hani derler ya "körün istediği bir göz, Tanrı ona vermiş iki göz ! ". Piyasalar açısından bakılınca durum tam da budur...
Bugün ve gelecek günlerde 22 Temmuz seçimlerini politik yorumlarını sıkça okuyacaksınız; dinleyeceksiniz. Çünkü özellikle Güneydoğu Anadolu'dan gelen Demokratik Toplum Partisi (DTM) kökenli milletvekillerinin Mecliste ciddi sıkıntı yaratacağı beklentisi hemen her kesimde yaygındır.
Yine de biz, Türkiye'nin terör sorununun askeri önlemler yerine Mecliste çözülmeye çalışılmasının çok daha iyi yerinde bir girişim olduğunu düşünüyoruz.
Umarız ve dileriz ki:
a) DTP kökenli milletvekilleri, 1990'larda CHP desteği ile Mecliste yer alan arkadaşlarının yaptığı hataları yapmazlar; ülkeyi germek yerine demokratik ortamda tartışmayı yeğlerler;
b) Yine DTP kökenli milletvekilleri, seçim kampanyasının son günlerinde Leyla Zana tarafından dillendirilen Türkiye'nin bölünme senaryosunu akıllarının ucuna bile getirmezler;
c) Öte yandan Mecliste yer alacak milliyetçi kanat da (yani özellikle MHP, ama kimi yerde CHP bile), DTP'lileri demokratik bir ortamda dinleme olgunluğunu gösterir.
Bu olası politik gerginliği bir tarafa bırakırsak, artık önümüzde bir tek cumhurbaşkanlığı seçimleri engeli kaldı. Piyasalar Tayyip beyin seçim öncesi verdiği sözü tutmasını bekleyeceklerdir: Yani cumhurbaşkanlığı seçiminde uzlaşma araması.
Pazar gecesi görülen manzara, AKP'nin sadece bağımsızlar ile cumhurbaşkanını seçemeyeceğidir. Bu durumda AKP ya MHP ile, ya CHP ile, ya da aslında piyasalar açısından en iyisi CHP ve MHP ile ortaklaşa bir aday üzerinde anlaşarak cumhurbaşkanını seçer...
Eğer cumhurbaşkanlığı seçimi de sorunsuz geçilirse, artık Türkiye 2010 yılının dönümüne kadar (yani 2011'de yapılacak genel seçimlere kadar), yeniden hızlı bir büyüme eğilimine girer.
Önümüzdeki dönemde petrol fiyatının çok artması dışında, uluslararası piyasalardan önemli bir dışsal şok beklemiyoruz. Böyle bir durumda, Türkiye uluslararası sermayeyi hızla çekmeyi sürdürecektir. Türkiye'ye gelen sermaye, Türkiye'yi her zaman büyüten en önemli etmen olmuştur.
Son birkaç ayda gözlediğimiz Türk ekonomisindeki yavaşlama ve belki de durgunluk, bu sonuçtan sonra aşılacaktır. Sanırız Merkez Bankası da önümüzdeki iki ayda en az 2 ya da 3 puan faiz indirimine gidecektir. İstikrarlı Türkiye'nin rahatlıkla bu faiz indirimini kaldırabileceğini ve buna karşın ülkeye giren sermayede bir azalma olmayacağını düşünüyoruz.
Dün Türkiye için önemli bir gündü.
Sadece politikada değil, ve hatta aslında ekonomide çok önemli bir aşama 22 Temmuzda geçilmiştir. Türk ekonomisinin önü açıktır. Türkiye gelecek dört yılda Çin'in parmak ısırtan büyüme oranlarını rahatlıkla yakalayacaktır.
Ertuğ Yaşar; İstanbul 22.07.2007
ertug@yasar.nom.tr www.ertugyasar.com
İnanmayın, polisten kimliğini isteyin diye de ekliyor. Cerrah, hiç SİVİL OLMAMIŞ, belli...
Ben, Galatasaray taraftarıyım. Ama böyle bir Galatasaray'ın değil.
İçimize sinmiş bu, 'hayata Türk gibi bakma, seni bir aptal sanırlar' durumu...
Yakıp yıkıcılar; öfke kusucular onlar...
Bizi 'çaresiz' bırakıyorsunuz arkadaşlar ve ne diyeceğimizi bilemiyoruz...
TÜRKİYE'NİN EN BÜYÜK SİYASİ PARTİSİ, KARARSIZLAR PARTİSİDİR: Vatandaş Nevzat Basım yerel seçimlerde nasıl oy verecek?
|