Kokteyl Network : beygir.com - mackolik.com - sahadan.com - tahminkolik.com - skor.tv - mackolikcomplex.com - havayol.com - magazinkolik.com
türk net en son haber 3 Aralık 2008Güncelleme: 03.12.2008 03:48 rss flas en son dakika haber arama son dakika net haber türk haberler
en net son haber
Ana sayfa haber
Politika Haber
Toplum Haber
Ekonomi Haber
Dünya Haber
Yaşam Haber
Spor Haber
Görüntülü Haber
Haber İndeksi
Haber Arama
Haber Arşiv
Hava Durumu
Yazarlar
Haber Başlıkları
Araştırma Dosyaları
Haber Yorumlar
Haber Üyelik Merkezi
Haber Üyelik Merkezi

Güncel Başlıklar
Avrupa Birliği
YAŞ Toplantıları
Türk Silahlı Kuvvetleri
İlker Başbuğ
Emine Ayna
DTP
Celalettin Cerrah
Polis Emniyet Haberleri
Türkiyede Yabancı Sermaye
Vestel
Add to Google
31 Temmuz 2007 Salı 00:21 Yazarlar

Türkiye Tekstilden Neden Çıkmamalı?

Profesyonel iş yaşamının on beş yılını tekstil ve konfeksiyon sektöründe geçirmiş bir kişi olarak, bu soruya yanıt verecek bilgi birikiminde olduğumuzu düşünüyoruz.

Sektör ile ilgili hem kuramsal bilgi birikimine, hem de işletme uygulamalarından
gelen sorunlarına hakimdik. O nedenle, "Türkiye'nin tekstil politikasını ne
olmalı
" sorusuna kendimizce bir yanıt vermek isteriz.

Öncelikle şu ayrımı yapmak gerekir: Tekstil ve konfeksiyon sektörü, birbiri ile iç
içe, ama aslında ayrı dinamikleri olan iki sektördür. Konfeksiyon ya da hazır
giyim, görece daha az parasal sermaye, ama oldukça yoğun bir "yaratıcı
sermaye
" ve çokça iş gücü ile üretim yapmaktadır. Tekstil ise çok daha yoğun bir
sermaye birikimi ve görece daha az işgücü gerektiren bir sanayi dalıdır.
Türkiye, dünyada insanlar örtünmek için giyimi kullandıkları sürece, hem tekstil,
hem de konfeksiyon üretimi yapacaktır. Çünkü:

a) Türkiye'de tekstil sektörünün gereksinim duyduğu doğal ve yapay elyaflar
(hammaddeler) bolca bulunmaktadır;

b) 1970'lerden bu yana yapılmış ciddi bir tekstil üretim kapasitesi yatırımı vardır.
Türkiye'nin ilk sanayi sektörü, dünyada da olduğu gibi, tekstildir.

c) Dünyanın en büyük konfeksiyon tüketim pazarlarından biri olan Avrupa Birliği
ülkelerinin hemen yanındadır;

d) Avrupa çevresindeki üretici ülkelerle karşılaştırıldığında hala işgücü maliyeti
görece düşük; verimliliği yüksektir;

e) Hızla artan ve gelişen bir iç pazarı vardır. Özellikle marka olmak isteyen
hazırgiyim üreticileri için bu pazar önemli bir avantajdır;

f) Ne yaparsa yapsın, başka sektör ve sanayilerde istihdam edemeyeceği ciddi bir
işgücü fazlası
vardır. Konfeksiyon sektörünün, özellikle işgücüne katılma
güçlüğü olan bayan işçileri istihdam ettiği düşünülürse, bu sektör önemli bir
sosyal denge görevi de görmektedir.

g) 1980'lerin başından bu yana tekstil ve konfeksiyon dışsatımına alışmış ve bu işi
öğrenmiş birinci, ikinci ve hatta üçüncü kuşak bir girişimci patron birikimi
vardır.

Eğer bugün hala İtalya ve Almanya gibi, Türkiye'ye göre işgücü maliyetinin on kat
daha pahalı olduğu ülkeler (geliştirdikleri çeşitli yöntem ve stratejiler ile),
Türkiye'den bile fazla tekstil ve konfeksiyon dışsatımı yapabiliyorlarsa,
Türkiye'nin de daha uzun yıllar bu sektörde var olacağını söylemek hiç de yanlış
olmaz.

Öte yandan Türk tekstil ve konfeksiyon sektörü, 1980 ve 1990'lı yılların o parlak ve
şaşalı günlerini çoktan arkasında bırakmıştır.
Küreselleşme ve uluslararası keskin rekabet çok somut bir gerçektir ve her
alanda olduğu gibi, "değişmeyen; güne uymayan firmalar" mutlaka pazardan
çekilmek zorunda kalacakladır. Yani artık, geçmiş bazı yıllarda olduğu gibi,
"neyi, nasıl ve kaça üretirsen üret para kazanırsın" günleri sona ermiştir.
Türkiye'nin, "insanı bu kadar eğitimsiz, nüfus artışı bu kadar yoğun ve refah
düzeyi ülke içinde bu kadar adaletsiz dağıtılmışken
", tekstil ve konfeksiyon
sektöründen vaz geçmesi olası değildir.

Bırakın tekstil ve konfeksiyon sektörünü, yukarıda saydığımız toplumsal yapı
değişmeden, Türkiye'nin inşaat ve turizm sektörlerinden vazgeçmesi de
kesinkes olası değildir. Türkiye'nin bu yapı içinde yapması gereken, şu anda
inşaat ile turizm arasında başlayan işbirliğine, hazırgiyim ve turizm
arasında birbirini besleyen bir sinerjiyi de eklemesidir.

Başbakanımız Tayyip Erdoğan, bundan birkaç ay önce muhalefet liderini, "yaşamında
üç koyunu bile gütmemekle
" suçlamıştı. O zaman Tayyip beye destek vermiştik.
Bakalım şimdi yaşamında üç koyun gütmeyenler AKP'li olunca ekonomiden sorumlu
bakan
olabilecekler mi, birlikte yaşayarak göreceğiz...



Ertuğ Yaşar;

İstanbul
30.07.2007

ertug@yasar.nom.tr

www.ertugyasar.com

İlgili Başlıklar:
Ertuğ Yaşar Yazıları (157 haber)






İnanmayın, polisten kimliğini isteyin diye de ekliyor. Cerrah, hiç SİVİL OLMAMIŞ, belli...

Ben, Galatasaray taraftarıyım. Ama böyle bir Galatasaray'ın değil.

İçimize sinmiş bu, 'hayata Türk gibi bakma, seni bir aptal sanırlar' durumu...

Yakıp yıkıcılar; öfke kusucular onlar...

Bizi 'çaresiz' bırakıyorsunuz arkadaşlar ve ne diyeceğimizi bilemiyoruz...

TÜRKİYE'NİN EN BÜYÜK SİYASİ PARTİSİ, KARARSIZLAR PARTİSİDİR: Vatandaş Nevzat Basım yerel seçimlerde nasıl oy verecek?

Anadolu Ajansi net haber son dakika flas haber IHA ihlas haber ajansi net haber son dakika flas haber
NET Haber
Anadolu Ajansı ve İhlas Haber Ajansı
resmi abonesidir.
NetHaber Künye: Genel Yayın Yönetmeni: Nevzat BASIM
Yayın Koordinatörü: Emre KULCANAY
Reklam