|
|
09 Ağustos 2007 Perşembe 08:05
|
Yazarlar
|
Ekimden Önce Faiz Düşüşü Beklemeyin
Tam 39 yıl olmuş...
En son yıllık enflasyonun %7’nin altında olduğu zaman, 1968-1969 yılları imiş ! O yıllarda ben üç-dört yaşında idim. Benim gibi Türkiye nüfusunun üçte ikisi de o yılları bilmiyor...
Enflasyonun, hem de genel seçim olan bir ayda bu kadar düşmesi, önemli bir başarıdır. Cuma günü açıklanan Temmuz ayı enflasyon verileri, Tüketici fiyatlarının yıllık %6,90’a, Üretici fiyatlarının da %2,08’e düştüğünü gösteriyor.
Tüketici fiyatlarını oluşturan alt kalemlere baktığımızda, beklendiği gibi Gıda alt sektörü ile Giyim ve Ayakkabı alt sektörlerinde fiyat azalışları görüyoruz (sırası ile %0,71 ve %7,71). Ama bu iki alt sektöre bu kez Haberleşme ve Ulaştırma alt sektörleri de eklenince yılların rekoru kırılmış.
Üretici Fiyatlarında durum çok daha iyi...
Geçen yıl Mayıs-Haziran aylarında yaşanan döviz kuru dalgalanması, Üretici fiyatlarını yıllık %14 düzeyine kadar yükseltmişti. Ama “yüksek faiz / düşük kur” politikası on dört ay içinde Üretici fiyatlarını yeniden %2 düzeyine çekti (2005 yılı sonbaharında da ÜFE bu düzeye gerilemişti).
Yani enflasyon cephesinde haberler iyi.
Her şey Merkez Bankasının birkaç ay önce öngördüğü gibi gelişiyor. Çünkü Merkez Bankası, “enflasyon üçüncü çeyrekte düşer, biz de, eğer beklenmedik bir gelişme olmazsa, dördüncü çeyrek başında faiz indirim yaparız” demişti.
Peki enflasyon verilerinden gelen iyi haberden sonra Merkez Bankasının sözünü erkenden tutmasını beklemeli miyiz ?
Burada kendi kişisel görüşümüzü yazmayacağız; çünkü kişisel görüşümüz, Türkiye’de faizlerin (hem nominal, hem de reel olarak) en azından dört aydır yüksek olduğu; en azından genel seçim sonuçlarından sonra hemen 2 puan kadar indirilmesi gerektiği idi.
Bu alanda ilk bakılacak konu, enflasyon düşüşünün sürdürülebilir olup olmadığıdır. Yani sizce enflasyon bu düşük düzeyde gider mi ?
Dünyada uzunca bir süredir enflasyon sorun olmaktan çıktı. Yani uluslararası konjonktürde fiyat artışları artık gündemde değildir. Bir ara petrol ve enerji fiyatları enflasyon azdıracak korkusu yaşandı; ama sonra bu endişe de dindi.
Peki ya Türkiye içi dinamikler ?
Yaratılan havaya bakılırsa, Türkiye’nin yaşadığı kuraklık, bir tarım üretimi azalması getirecek. Bunun anlamı gıda fiyatlarının artmasıdır.
Üstelik bu yıl, geleneksel olarak fiyatların arttığı iki dönem, yani okulların açılması ve Ramazan ayının başlaması, aynı döneme denk geliyor. Demek ki Ağustos ayında değil, ama Eylül ayında aylık enflasyonda bir zıplama olabilir.
Öte yandan, eğer şu anda var olduğu öne sürülen mini küresel kriz Türkiye’de döviz kuru üzerinde bir baskı yaratmazsa, yani YTL hala değerli kalmayı sürdürürse; ya da dolar kuru 1,30 – 1,35 aralığında kalırsa, Üretici Fiyatlarında bir artış beklemek doğru olmaz.
Yani birbiri ile çelişen iki etki yaşayacağız: Üretici fiyatları döviz kuru nedeni ile düşük kalacak; ama Tüketici fiyatları artan talep nedeni ile artma eğiliminde olacak.
Korkarız Merkez Bankasının muhafazakar uzmanları, bu karşıt etmenler nedeni ile, faiz indirimini bir süre daha erteleyeceklerdir. Beklentimiz, Merkez Bankasının Ekim başına kadar, yani Eylül enflasyon oranını da görene kadar, faiz indirimine gitmeyeceğidir.
Merkez Bankasının faiz indirmemesi, piyasanın da faiz indirmemesi anlamına gelmeyecektir. Topladıkları mevduatı ya da buldukları (ucuz) kaynakları satmak zorunda olan bankalar, son üç ayda aylık kredi faizlerini %1,54’den %1,35’e getirdikleri gibi, daha da aşağı çekeceklerdir.
Ertuğ Yaşar;
İstanbul 08.08.2007
ertug@yasar.nom.tr
www.ertugyasar.com
İçimize sinmiş bu, 'hayata Türk gibi bakma, seni bir aptal sanırlar' durumu...
Yakıp yıkıcılar; öfke kusucular onlar...
Bizi 'çaresiz' bırakıyorsunuz arkadaşlar ve ne diyeceğimizi bilemiyoruz...
TÜRKİYE'NİN EN BÜYÜK SİYASİ PARTİSİ, KARARSIZLAR PARTİSİDİR: Vatandaş Nevzat Basım yerel seçimlerde nasıl oy verecek?
İNSANIN ONLARI EKRANDA DİNLERKEN, 'NE BAĞIRIYORSUN YA' DİYESİ GELİYOR. 'NE BAĞIRIYORSUN; NEYE BAĞIRIYORSUN; TEK VATANSEVER SEN MİSİN SANIYORSUN?'
BENİM YAŞADIĞIM KREDİ KARTI SORUNUNU SİZ DE YAŞAMIŞ OLABİLİRSİNİZ: Bayram alışverişini kredi kartıyla yapanların başına geldi mi bilmiyorum; ama benim geldi...
|