|
|
13 Ağustos 2007 Pazartesi 16:16
|
Yazarlar
|
Saçmasapan Bir Nedeni Vardır
“Ben Bankalar Birliğinin başında Mr. Bilmemkimi görmek istemem” dediğinde kendisine çok içerlemiştim.
Çünkü bana göre yaptığı kaba milliyetçilikti. Bizim liberal ekonomik anlayışımız içinde bu tür bir milliyetçi anlayışa yer yoktu.
İki hafta önce ise bence yine üstüne görev olmayan bir yorum yaptı. “Türkiye’de banka satın alan bazı yabancı bankaları hantal olduğunu; birkaç yıl içinde bu hantal bankaların umduklarını bulamayarak geri gideceklerini” söyledi.
Herkesin bir konuda kişisel görüşü olabilir.
Ama siz Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) Başkanı iseniz, her görüşünüzü her yerde söylememelisiniz. Çünkü Merkez Bankası ve BDDK gibi kurumların başkanları, konuşmalarında çok tutucu ve hatta ketum, her aklına geleni söylemeyen; her söyleyeceğini üç kere değil beş kere düşünen kişiler olmalıdır.
Ancak BDDK Başkanı Tevfik Bilgin’in iki hafta önceki sözlerini, geçen hafta alınan ALPHA Bank kararı çerçevesinde şimdi anlayışla karşılıyorum.
ALPHA Bank konusunda alınan karar, yani ABANK’ın Yunan bankasına Bankacılık yasasının 8.inci maddesi çerçevesinde devredilmesine izin verilmemesi, bence liberal ekonomimiz açısından örnek bir karardır.
Hisse Devri Onaylanmadı...
http://www.sabah.com.tr/2007/08/08/haber,C61CD1019EC949BF97EE08AA7685233B.html
Liberal ekonomilerde Düzenleme ve Denetleme kurumlarına büyük görevler düşer. Çünkü liberal ekonomi “balta girmemiş orman” ya da “kuralsızlıklar dünyası” değildir.
Bugüne kadar Türkiye’de biz hep iki uçta sallandık durduk. Yani ya tamamen kuralsız ve denetimsiz bir biçimde her pazarı girişimcilere (ve yabancılara) açtık. Ya da “yassak hemşerim” mantığı ile çivi bile çakılmasına izin vermedik.
Ama liberal ekonomilerde ve daha da önemlisi hukukun üstünlüğü olan ülkelerde, Düzenleme ve Denetleme kurumları kendilerine yasa ile verilen yetkileri, kamu yararını gözeterek kullanırlar.
BDDK Başkanını bugüne kadar, “olaylara ekonomik değil politik ve ideolojik bakıyor” diye kendimce eleştirmiştim. ALPHA Bank kararında ise olaya politik bakılmamıştır. Yasada olan yetki, hem de çok düzgün bir uygulama ile (örneğin Borsa kapandıktan sonra ALPHA Bank’ın yasal temsilcisine duyuru yapılması gibi) kullanılmıştır.
BDDK aldığı kararın nedenini açıklamamıştır.
Basına yansıyan haberlere göre, ALPHA Bank’a izin verilmemesinin nedeni, banka yöneticilerinden birinin eski istihbarat görevlisi olmasıdır. Eğer bu bilgi de doğru ise, BDDK tamamen doğru bir karar almıştır.
İşi Yatıran Emekli Casusmuş
http://www.sabah.com.tr/2007/08/09/haber,B6A5ABF9AAC0462AB30AC648A69A6D92.html
Geçenlerde yaşadığım bir finansal şirket satın alması tartışması nedeni ile, Bankacılık Yasasının bazı uygulamalarını öğrendim. Piyasadan edindiğim izlenim, BDDK’nın yasayı harfiyen ve kimseye ayrıcalık tanımadan uyguladığıdır.
Zaten liberal ekonomilerde olması gereken de budur.
Önce kuralları yazarsınız; herkesin kuralları görmesini, bilmesini ve öğrenmesini sağlarsınız; en son olarak da kuralları şeffaflıkla ve tarafsızlıkla uygularsınız. Hiçbir politik baskıdan ve telkinden etkilenmezsiniz.
“Bunlar bizim oğlan” ricalarına kulak asmazsınız.
Eğer bütün uygulamalarınız böyle ise, kimse aldığınız kararı tartışmaz. Kararınız ne olursa olsun herkesten saygı görür. Hatta Doğulu bir yaklaşım ile, “şeriatın kestiği parmak acımaz” yorumu bile yapılır.
BDDK yine çok yerinde bir uygulama ile, kararına karşı dava yolunun açık olduğunu; kararda açıklamadığı izin vermeme nedenini mahkemede açıklayacağını da söylemiş. Bu davranış için de kendilerini bir kere daha kutluyorum.
Şimdi BDDK kararına bu biçimde arka çıkarak bazı kendini bilmez “ulusalcı” ve “kafatasçı milliyetçi” yazarlarla aynı safta yer aldık !
Bu Ülkede Devlet Var...
http://www9.gazetevatan.com/haberdetay.asp?tarih=09.08.2007&Newsid=131602&Categoryid=4&wid=150
Ama varsın olsun; nasılsa durmuş saat bile her gün iki kere doğru zamanı göstermiyor mu ?
Ertuğ Yaşar;
İstanbul 13.08.2007
ertug@yasar.nom.tr
www.ertugyasar.com
İçimize sinmiş bu, 'hayata Türk gibi bakma, seni bir aptal sanırlar' durumu...
Yakıp yıkıcılar; öfke kusucular onlar...
Bizi 'çaresiz' bırakıyorsunuz arkadaşlar ve ne diyeceğimizi bilemiyoruz...
TÜRKİYE'NİN EN BÜYÜK SİYASİ PARTİSİ, KARARSIZLAR PARTİSİDİR: Vatandaş Nevzat Basım yerel seçimlerde nasıl oy verecek?
İNSANIN ONLARI EKRANDA DİNLERKEN, 'NE BAĞIRIYORSUN YA' DİYESİ GELİYOR. 'NE BAĞIRIYORSUN; NEYE BAĞIRIYORSUN; TEK VATANSEVER SEN MİSİN SANIYORSUN?'
BENİM YAŞADIĞIM KREDİ KARTI SORUNUNU SİZ DE YAŞAMIŞ OLABİLİRSİNİZ: Bayram alışverişini kredi kartıyla yapanların başına geldi mi bilmiyorum; ama benim geldi...
|