|
|
15 Ağustos 2007 Çarşamba 18:36
|
Yazarlar
|
Kızları olmasa Aydın Doğan bu kadar 'güçlü ve zengin bir medya patronu' olabilir miydi?
Hemen daha başlangıçta yanıt vereyim: OLAMAZDI...
Medya imparatoru dediğimizde bugün aklımıza gelen ilk (ve tek) isim Aydın Doğan oluyor.
Milliyet'i satın alarak medya işine girdiğinde, açıkça yazmak gerekirse, 'silik bir patron' örneğiydi.
Silikti çünkü o 'gazete tozu yutmuş' bir patron değildi; geri planda kalıp işi idare etmeyi daha uygun bir yönetim şekli olarak benimsedi.
1994'te Hürriyet'i satın alana kadar, Erol Simavi ve Dinç Bilgin'in yanında adı üçüncü sırada anılırdı.
Önce Simavi, sonra hırslı rakibi Bilgin ve sessiz Aydın Doğan.
Milliyet grubunda da çalıştım, biliyorum.
Aydın Doğan patronajı, benim sevdiğim bir gazete patronaj şekli değil.
Simavi, çalışanlarını memnun etmeyi bilirdi; onlara tatil yaptırır, ev satın almalarına yardımcı olurdu.
Dinç Bilgin öncüydü; maaşları herkesten önce yatırır, ilan karşılığı değiş tokuş yapılan tatillere muhabirleri gönderirdi.
Pırıl pırıl tuvaletleri olan pırıl pırıl binalar, onun öncülüğünde ortaya çıktı. Daha hiçbir sektörde 'böylesi iş - yaşam alanları yokken', gazeteciler modern binalarda - modern cihazlarla çalışır olmuşlardı.
Aydın Doğan'ı değiştiren şey, Hürriyet'i satın almak oldu.
Hürriyet'in Simavi ailesinden miras kültürü, Aydın Doğan'ı 'daha iyi bir patron olmaya' zorladı.
Ancak medya işinin başında Aydın bey kalsaydı, grup bu ölçüde büyür müydü?
Bence hayır...
Aydın Doğan, belki de hayatının en doğru kararıyla 4 kızını bu işlerin içerisine sokmayı başardı.
Türkiye ölçeğinde iyi eğitim almış 4 kızı, medya işini gerçek bir işe dönüştürdüler.
Medyanın 'patronaj' tarafından bir ilişki tesis etme aracı gibi algılandığı dünyaya yabancı bu kızlar, medyayı para kazandıran bir işe dönüştürmeyi başardılar.
Hürriyet gazetesi bugün çok reklam geliri elde ediyor; gelirini sürekli büyütüyorsa, bunun birincil dereceden sorumluları Arzuhan hanım ve Vuslat Doğan Sabancı'dır.
Hürriyet'te çoktandır en kritik kararları Vuslat Doğan Sabancı alıyor.
Milliyet'te Hanzade Doğan çoktan büyük bir 'iktidar' tesis etti.
Aydın Doğan, bugün geldiği yerde kızlarına duacı olmalı.
NEVZAT BASIM
İçimize sinmiş bu, 'hayata Türk gibi bakma, seni bir aptal sanırlar' durumu...
Yakıp yıkıcılar; öfke kusucular onlar...
Bizi 'çaresiz' bırakıyorsunuz arkadaşlar ve ne diyeceğimizi bilemiyoruz...
TÜRKİYE'NİN EN BÜYÜK SİYASİ PARTİSİ, KARARSIZLAR PARTİSİDİR: Vatandaş Nevzat Basım yerel seçimlerde nasıl oy verecek?
İNSANIN ONLARI EKRANDA DİNLERKEN, 'NE BAĞIRIYORSUN YA' DİYESİ GELİYOR. 'NE BAĞIRIYORSUN; NEYE BAĞIRIYORSUN; TEK VATANSEVER SEN MİSİN SANIYORSUN?'
BENİM YAŞADIĞIM KREDİ KARTI SORUNUNU SİZ DE YAŞAMIŞ OLABİLİRSİNİZ: Bayram alışverişini kredi kartıyla yapanların başına geldi mi bilmiyorum; ama benim geldi...
|