|
|
24 Ekim 2007 Çarşamba 07:29
|
Yazarlar
|
Durmuş Yılmaz İstifa Edecek mi?
Köşe yazısı yazarken birileri ile çekişmek, yapmak isteyeceğim bir şey değildir. Sonuçta herkes bir konudaki görüşünü söylüyor ve görüşünü tezlerle desteklemeye çalışıyor.
Okuyucu da bu tezlere ve görüşlere göre kararını veriyor değil mi ?
Yine de geçen hafta Çarşamba günü HÜRRİYET gazetesinde yayımlanan Ercan Kumcu imzalı yazı karşısında bu genel tutumumu korumama kararı aldım.
Ercan bey tanıştığım, kişisel olarak hürmet ettiğim bir bankacı ve ekonomisttir. Yazılarını hemen her zaman okurum. Zaten Türkiye’nin en iyi ve en çok okunan gazetesinde düzenli olarak ekonomi yazısı yazması, Ercan beyin kişisel yeteneklerinin ve profesyonel donanımının en iyi göstergesidir.
Ama sonuçta Ercan bey bankacıdır. Uzun yıllar Merkez Bankasında görev yapmıştır; şimdilerde de özel bir bankada üst düzey yöneticidir. Profesyonel işi bankacılık olduğu için, ne kadar tarafsız olmaya çalışsa da (aynı bizim gibi), bazı konularda tam tarafsız olması olası değildir.
Ercan beyin o yazısı, Merkez Bankasının bu hafta aldığı sınırlı faiz indirme kararını savunuyordu. Ercan bey, son beş yılda sağlanan ekonomik büyüme ve istikrarın, Merkez Bankasının da içinde olduğu ekonomi yönetimi tarafından sağlandığını anlatıyor. Daha önce Türkiye’de görülmeyen bu istikrarın ve büyüme eğiliminin bozulmaması için Merkez Bankası üzerine “faiz indirin” baskısı yapılmaması gerektiğini yazıyor.
Ercan beyin bu görüşünü ile hem fikir olmak; o görüşü paylaşmak zorunda değiliz. Yine de bu görüşe saygı duyuyoruz.
Ama Ercan beyin son bir tümcesi var ki, bence çok çok önemlidir. Bu tümceyi bu yazıya bir kere daha almak ve irdelemek isteriz:
“... Bütün bu riskler dışında, yaygarayı bırakalım da, Merkez Bankasının başarısını ve başarısızlığını enflasyon hedefine ne denli yaklaştığı ile değerlendirelim. Resmi karartmayalım.”
Bu tümce ve yargı gerçekten çok hoşuma gitti.
Yok hoşuma giden “yaygarayı bırakalım” tanımlaması değildir. Çünkü bize göre Ercan beyin “yaygara” dediği, Türkiye’deki bazı sanayilerin ve sektörlerin ölüm çığlığıdır.
Eğer hala bazı bankacı ya da ekonomistler, bu ölüm öncesi çığlığını, kendi kurumsal ya da kişisel çıkarlarına öyle geldiği için, “yaygara” diye tanımlamak ve kamuoyuna da öyle sunmak istiyorlarsa, bu onların bileceği bir iştir.
Hadi gelin Merkez Bankasının başarısını enflasyon hedefine ne denli yaklaştığı ile değerlendirelim mi ?
2006 biteli bayağı oldu. Ama sanırım hala 2006 yılı enflasyon hedefini unutmamışızdır değil mi ? Unutmuş olanlara ben anımsatayım: %5. Evet TC Merkez Bankası, 2006 yılı için, 2006 yılı başında %5 enflasyon hedefi koymuştu.
Peki 2006 yılı enflasyon gerçekleşmesi ne oldu ? Yine unutanlar olmuştur diye anımsatalım: %9,7.
Yani hedef %5,0 iken, gerçekleşme %9,7 olmuştur. Merkez Bankası, 2006 yılında enflasyon hedefini %100 şaşırmıştır.
Bir daha yazalım da eğer varsa “sağır kulaklar duysun ve kör gözler görsün”: 2006 yılında Merkez Bankası enflasyon hedefini eksi yönde %100 şaşırmıştır.
Peki bu şaşma karşısında Merkez Bankası Başkanı istifa etmiş midir ? Ya da bu başarısızlığın sorumluluğu almış mıdır ?
Bu soruların yanıtını bildiğiniz için ben yanıtlamayayım, ama başka sorular sorayım: 2007 yılı sonunda enflasyon hedefi %10’dan fazla şaşarsa, Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz ve bütün ekibi istifa edecek midir ?
“İstifa edeceğiz” diyorlarsa ben susacağım ve artık “faiz insin” ya da “faiz çıksın” yazısı yazmayacağım. Ama yok demiyorlarsa, Ercan beye döneceğim ve “Ercan bey, siz profesyonel yönetici olarak çalıştığınız bankanızda hedefini %100 şaşıran bir yönetici ile hala çalışmak ister misiniz ? ” diye soracağım.
Yanıtları da sabırla bekleyeceğim...
Ertuğ Yaşar;
İstanbul 23.10.2007
ertug@yasar.nom.tr
www.ertugyasar.com
İçimize sinmiş bu, 'hayata Türk gibi bakma, seni bir aptal sanırlar' durumu...
Yakıp yıkıcılar; öfke kusucular onlar...
Bizi 'çaresiz' bırakıyorsunuz arkadaşlar ve ne diyeceğimizi bilemiyoruz...
TÜRKİYE'NİN EN BÜYÜK SİYASİ PARTİSİ, KARARSIZLAR PARTİSİDİR: Vatandaş Nevzat Basım yerel seçimlerde nasıl oy verecek?
İNSANIN ONLARI EKRANDA DİNLERKEN, 'NE BAĞIRIYORSUN YA' DİYESİ GELİYOR. 'NE BAĞIRIYORSUN; NEYE BAĞIRIYORSUN; TEK VATANSEVER SEN MİSİN SANIYORSUN?'
BENİM YAŞADIĞIM KREDİ KARTI SORUNUNU SİZ DE YAŞAMIŞ OLABİLİRSİNİZ: Bayram alışverişini kredi kartıyla yapanların başına geldi mi bilmiyorum; ama benim geldi...
|