|
|
31 Ekim 2007 Çarşamba 12:57
|
Yazarlar
|
Savaşın Maliyeti
İki ay önce ŞÖYLE yazmıştım:
bir Hükümetin ilk 100 günü çok önemlidir. Çünkü yeni bir Hükümet bu ilk 100 günde yapmak istediği birçok yapısal reformu, pek kamuoyu tepkisi ile karşılaşmadan, yapabilir. Hükümetimizin ilk 100 günü çok iyi değerlendirmesi gerekir” (29 Ağustos 2007).
Uzmanlık alanımız ekonomi olduğu için, yazımızı ekonomi Bakanları ile ilgili yorum yaparak sürdürmüşüz: “... görülen o ki, ekonomi ile ilgili altı bakandan dördü değişmiştir. Bunlardan ikisi (Hazine ve Koordinatör – Mehmet Şimşek ve Nazım Ekren) önemli görevlerdir.
Özellikle Hazine’den sorumlu Bakanın hemen ipleri eline alması ve uygulama yapması gerekmektedir. Koordinatör Bakanın da bir taraftan mali disiplin konusunda önlem alırken diğer taraftan da BDDK ile TMSF arasındaki kişisel sorunları ivedilikle çözmesi gerekecektir... ”
Bu yorumumuzdan atmış gün sonra gelinen durum ortadadır: Mehmet Şimşek ve Nazım Ekren beyin söyledikleri birbiri ile çelişmektedir.
Hazineden sorumlu Bakanımız, özellikle Faiz Dışı Fazla konusunda “ek önlem alınması gerektiğini” söylerken, ekonominin koordinasyonundan sorumlu bakanımız “her önlemin bütçe içinde olduğunu; ek bir önleme gerek olmadığını; hatta seçim öncesinde söz verilen işveren sosyal güvenlik payından 5 puanlık indirimin de zamanı gelince yapılacağını” açıklamıştır.
Zamanla öğrenirler... Birbirleri ile daha iyi anlaşarak konuşurlar. Ama o zaman gelenek kadar da ekonomiye ciddi zarar verirler mi dersiniz ?
Türkiye’de her yıl özellikle Ekim – Aralık dönemi ekonomi için zor geçer. Belki kış aylarının gelmesi ile hava koşullarının sertleşmesi insanları da sertleştiriyordur. Ya da havanın geç aydınlanıp erken kararması insanların içini de karartıyordur, pek bilemiyoruz.
Ama görülen o ki, bu yılın Ekim – Aralık dönemi, diğer yıllara göre daha zor geçecektir.
Bunun nedenini içsel ve dışsal iki şok ile açıklayacağız. 22 Temmuz seçimlerinin ardından, “Türkiye artık take off (uçağın kalkış) senaryosuna girebilir” yorumu yaparken öngörmediğimiz “iki risk” gerçekleşmiştir.
Bu risklerden biri, ABD konut kredisi sektöründe başlayarak bütün piyasalara yayılan uluslararası nakit daralması (credit crunch) olayıdır. Uluslararası risk alma iştahı azalmış; Türkiye gibi büyümeleri uluslararası kredi akışına bağlı olan ülkelerin durumu zora girmiştir.
İkinci şok, güneydoğuda yaşanan terör olaylarıdır. Görülen o ki, Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK), eninde sonunda Kuzey Irak’a girecek ve sınırlı da olsa bir savaş başlatacaktır.
“Savaş” kelimesi hiç ağza alınmasa da bu bir savaştır ve savaşları hiçbir ekonomik sistem sevmez ! Kimse yanlış anlamasın, bir güç hiçbir zaman hep “vururum ha ! ” diyerek güç olamaz. Ara sıra da, özellikle de “vururum” dedikten sonra istekleriniz gerçekleşmediyse, vurmanız gerekir.
Yoksa inandırıcı olamazsınız
İşte bu nedenle Türkiye Kuzey Irak’ta vuracaktır. Vurması gereklidir, ama vurmanın bir ekonomik maliyeti de olacaktır. İlk maliyet, zaten oldukça sıkışık olan bütçenin daha da zorlanacak olmasıdır.
Güneydoğudaki askeri hareket para gerektirir. Bu para mutlaka bulunacak ve ödenecektir. Ama bulunup ödenmesi, Mehmet Şimşek’in “alınması gerekir” dediği ek önlemlerin alınmasını iyice zorunlu kılacaktır...
Türkiye ekonomisi zor bir döneme giriyor.
Bu dönemde Merkez Bankası’nın faiz indirimlerinin de duracağını öngörüyoruz. Çünkü hem artan kamu harcamaları enflasyon üzerinde olumsuz etki yapacaktır, hem de Türkiye’nin ekonomik büyüme için göbeğinden bağlı olduğu uluslararası sermaye, Kuzey Irak durumu nedeni ile Türkiye’yi daha riskli bulacak ve bu riskin karşılığını da daha yüksek faiz olarak isteyecektir.
Ertuğ Yaşar;
İstanbul 31.10.2007
ertug@yasar.nom.tr
www.ertugyasar.com
İnanmayın, polisten kimliğini isteyin diye de ekliyor. Cerrah, hiç SİVİL OLMAMIŞ, belli...
Ben, Galatasaray taraftarıyım. Ama böyle bir Galatasaray'ın değil.
İçimize sinmiş bu, 'hayata Türk gibi bakma, seni bir aptal sanırlar' durumu...
Yakıp yıkıcılar; öfke kusucular onlar...
Bizi 'çaresiz' bırakıyorsunuz arkadaşlar ve ne diyeceğimizi bilemiyoruz...
TÜRKİYE'NİN EN BÜYÜK SİYASİ PARTİSİ, KARARSIZLAR PARTİSİDİR: Vatandaş Nevzat Basım yerel seçimlerde nasıl oy verecek?
|