|
|
26 Kasım 2007 Pazartesi 12:16
|
Yazarlar
|
Cemaat olmak KÖTÜ BİR ŞEY, değildir
NİYE CEMAAT DEYİNCE HEP 'DİNİ HAYATININ MERKEZİNE OTURTANLARI' ANLIYORUZ?
Biz herşeyi kendi başına öğrenenler takımıyız...
Hayatta o kadar çok şeyi o kadar gecikmeli keşfettim ki anlatamam. Zaman zaman neden böyle oluyor meselesine takılır, zihnimde nedenler bulmaya çalışırım.
Biz hemen her şeyi tek başımıza ve el yordamıyla keşfeden insanlarız.
Bunu derken bir İngiliz'in, bir Alman'ın durumunu çok ayrıntısıyla bilerek yazmıyorum tabii ki. Belki onlarda da durum böyledir.
Ama keşiflerimiz hep bireysel.
Yani bir ağabey, bir akraba, bir bilen, bir öğretmen, gelip de bize anlatmıyor; öğretmiyor.
Biz kendimiz, kendilerimiz keşfediyor, buluyoruz.
Yorucu bir iş tabii bu; aynı zamanda geciktirici de...
Diyelim hayatın gerçek bir keyfini ancak 40'ınızdan sonra farkediyorsunuz; halbuki bunu 20'sinde keşfedenler de var...
Ne yapsak da bu kişisel keşifleri ve gecikmeli keşifleri, toplumun ortak alanına taşıyıp, bilgilenme süreçlerini kolaylaştırsak ve erkenleştirsek?
Kast ettiğim keşifler okulda öğrenilen türden şeyler değil tabii ki...
Uzun zamandır arkadaşlarıma söyleye geldiğim, anlata geldiğim bir konu var: Cemaat olmayı becermemiz gerekiyor...
Cemaat denince, Türkiye'de kötü anlamlara çekilir. Bir dinsel cemaatler vardır; başka cemaat olmaz bizim ülkemizde; algılama şekli genellikle budur...
İngilizlerin community dedikleri, benim dediğim.
Benzer merakları paylaşan insanların bir aradalığı, birlikteliği yani kast ettiğim şey.
Eğer benzer meraktan insanlar biraraya gelişlerini artırırsa, bireylerin tek tek keşiflerinin çevrelerindeki insanlara dağılım - yayılım süreci de hızlanır.
Cemaat, bireyleri birbiriyle keşif ve deneyim paylaşan insan topluluğudur.
Derim ki, grup kurun; cemaat olun...
Ha bu iş kolay mı? Benim cemaatsiz olduğum ve bunun gerekliliğini yıllardır söyleye geldiğim düşünülürse...
Hayır efendim, hiç kolay değil...
Ama cemaat olmak, zihni açan, aklı keskinleştiren bir ortam yaratır.
Başkalarıyla fikrinizi paylaşmak, o fikir üzerinde tartışmak pratiğini geliştirir.
Fikirlerinizi canlı tutmanızı, onları sürekli içinizde besleyip büyütmenizi, iç tartışmalarla geliştirmenizi sağlar...
NEVZAT BASIM
İçimize sinmiş bu, 'hayata Türk gibi bakma, seni bir aptal sanırlar' durumu...
Yakıp yıkıcılar; öfke kusucular onlar...
Bizi 'çaresiz' bırakıyorsunuz arkadaşlar ve ne diyeceğimizi bilemiyoruz...
TÜRKİYE'NİN EN BÜYÜK SİYASİ PARTİSİ, KARARSIZLAR PARTİSİDİR: Vatandaş Nevzat Basım yerel seçimlerde nasıl oy verecek?
İNSANIN ONLARI EKRANDA DİNLERKEN, 'NE BAĞIRIYORSUN YA' DİYESİ GELİYOR. 'NE BAĞIRIYORSUN; NEYE BAĞIRIYORSUN; TEK VATANSEVER SEN MİSİN SANIYORSUN?'
BENİM YAŞADIĞIM KREDİ KARTI SORUNUNU SİZ DE YAŞAMIŞ OLABİLİRSİNİZ: Bayram alışverişini kredi kartıyla yapanların başına geldi mi bilmiyorum; ama benim geldi...
|