|
|
27 Kasım 2007 Salı 09:32
|
Yazarlar
|
BUGÜN İTİBARİYLE 10 YAŞIMIZA BASTIK: Gazeteler, Nethaber'den stil 'çalmadılarsa', KESİYORUM...
İşte bu kadar da büyük konuşuyorum. 1997 yılında kurulan Nethaber, ANLIK habercilikte, internet ortamında, bugün gördüğünüz her tür internet yayınının gerçek öncüsüdür.
1997'de Superonline bünyesinde kurulduğumuzda, dönemin genel müdürü, gazetecilikten bihaberdi. Fakat direne çatışa, ona gazeteciliği ve nasıl yapılması gerektiğini gösterdik.
Çatışmaların doruk noktaya çıktığı, Babür Özden'in gazetecilik anlayışının varolan hiçbir anlayışla uyuşmadığı bir dönemde, Çukurova grubunun büyük patronu Mehmet Emin Karamehmet'ten gelen bir övgü, KURTULUŞUMUZ olmuştu.
Karamehmet, Refah Partisi'nin kapatılmasıyla ilgili ayrıntılı haberi, yurt dışında bulunduğu sırada internette bulmuş; ilk bu ortamda haberdar olmuş, konunun bir saat içerisinde bu kadar ayrıntılı takdim edilmesini övgüyle karşılaşmıştı.
İnternet ortamında gazetecilik işinin 3 öncüsünün adını saymak gerekirse, mütevazi olmayacağım, o 3 kişiden biri benim.
Fakat gelin görün ki 1990'larda yeni ortaya çıkan özel radyoların konvansiyonel medya için yarattığı yıldızları, biz internette -maalesef- yaratamadık. Hatırlatayım: Fatih Altaylı, radyoların yıldızını parlattığı bir gazeteciydi; bugün televizyonların vazgeçilmezi Kadir Çöpdemir de öyle...
Peki neden böyle oldu?
İlginçtir, gazetelerin kendileri interneti bir ANONİM ortammış gibi değerlendirdiler hep.
Sanki burası bir KOLEKTİF üretim ortamı, buranın yıldızları yok ve her şey kopyala yapıştır, çal çırp...
Yok, DEVE...
İddia ediyorum, bugün bazı gazetelerimiz başlık stillerini gözden geçiriyorlarsa, birinci sayfa haberleri seçerken farklı kriterler kullanmaya başlamışlarsa, bunun birincil nedeni internet gazeteciliğinin onlara 'gösterdikleri' olmuştur...
Bugün dünya haberlerinin yer aldığı sayfalarda olayları karikatürize ederek anlaşılır kılan başlıklar varsa, bugün kriminal haberlerin yeraldığı 3'üncü sayfa haberlerinde bir 'derinlik artışı' yaşanıyor ve olayların çok yanlı öykülenmesine önem veriliyorsa, bunun nedeni bizzat internet gazeteleridir.
Hani oturup son 10 yılın medya tarihini, karşılaştırmalı olarak yazası geliyor insanın. Kadrimizin bilinmemesi, onlara katkımızın görmezden gelinmesi, canımızı yakıyor; benimkini yakıyor...
10 yıl önce Hürriyet nasıl başlık atıyordu, bugün nasıl atıyor? İnternet gazeteleri hangi tip haber sunuş biçimlerini gazetelere kabul ettirdi; örnekleriyle...
İşin daha da kötüsü: Bugün, benim son dakika haberciliğine başlattığım Hüriyet'in web sitesinin başında Fatih Çekirge'nin bulunuyor olması...
Hayır, Fatih Çekirge iyi bir gazeteci, benim klasmanımda...
Ama Çekirge, bu işin yenisi...
Bizim 'internet tarihine göre bin yıl önce yaptıklarımızı' şimdi yapıyor ve bunları da sanki YENİ YAPILIYORMUŞ GİBİ takdim ediyor.
Ne olacak: Yakında tarih yazanlar, bu işi de Fatih Çekgirge'yle başlatacaklar...
Sizce de bu HAKSIZLIK değil mi?
NEVZAT BASIM
İçimize sinmiş bu, 'hayata Türk gibi bakma, seni bir aptal sanırlar' durumu...
Yakıp yıkıcılar; öfke kusucular onlar...
Bizi 'çaresiz' bırakıyorsunuz arkadaşlar ve ne diyeceğimizi bilemiyoruz...
TÜRKİYE'NİN EN BÜYÜK SİYASİ PARTİSİ, KARARSIZLAR PARTİSİDİR: Vatandaş Nevzat Basım yerel seçimlerde nasıl oy verecek?
İNSANIN ONLARI EKRANDA DİNLERKEN, 'NE BAĞIRIYORSUN YA' DİYESİ GELİYOR. 'NE BAĞIRIYORSUN; NEYE BAĞIRIYORSUN; TEK VATANSEVER SEN MİSİN SANIYORSUN?'
BENİM YAŞADIĞIM KREDİ KARTI SORUNUNU SİZ DE YAŞAMIŞ OLABİLİRSİNİZ: Bayram alışverişini kredi kartıyla yapanların başına geldi mi bilmiyorum; ama benim geldi...
|