|
|
28 Kasım 2007 Çarşamba 09:27
|
Yazarlar
|
İKTİDAR YANLISI OLMAK DA GAZETELERE TİRAJ ALDIRABİLİYOR MUŞ: İktidar yanlısı olmak gazetelere TİRAJ ALDIRIR MI?
Yıllarca şunu belledik: Gazetelere tiraj aldıran şey, sıkı muhalefettir. Muhalefet etmeyen gazete tiraj kaybeder. Ancak önce Sabah, bu 'ezberi' bozdu.
İlginçtir, Sabah gazetesi TMSF'nin yönetimine geçince ortak beklentimiz şuydu:
Tirajı DİBE VURACAK.
Hiç kimse iktidar tarafından yönlendirilen, iktidarın güdümünde bir gazeteyi almak istemeyecektir.
Beklentimiz gerçekleşmedi.
Sabah tiraj kaybetmek yerine tiraj aldı.
Uzunca bir süre satış rakamlarını izledim.
Ve son tahlilde, altını çizerek şunu vurgular oldum:
Sabah olayı, gazeteciler için bir kırılma noktası.
Sadece muhalefet değil, iktidar yanlısı olmak da tiraj aldırabiliyor muş; Sabah olayı bize bunu gösterdi.
Bunun, gazetecilik yapanlar açısından önemli bir kırılma noktası olduğunu düşünüyorum.
Türkiye'de muhalefet etme biçimlerinin KESİNLİKLE gözden geçirilmesi gerekiyor.
Öylesine bodoslama ve artık hepimize anlamsız gelen bir muhalefet etme biçimi var ki, hep birlikte yaka silkmemize rağmen genel olarak Türk basını bu hastalıktan kurtulamıyor.
Sabah vakasından sonra şimdilerde Zaman gazetesi 'fenomenini' yaşıyoruz.
Bayide satılmadığı, abonelerine gönderildiği için halen satış rakamlarının sahiciliğinden çeşitli kuşkularım bulunsa da Zaman, Hürriyet'e 380 bin adet fark attı ve Türkiye'nin en çok satan gazetesi oldu.
Tek üzüldüğüm, bu 'durum'un, Tayyip Erdoğan'ın gazete ve gazetecilere yönelik ağır eleştirileriyle paralel seyreden bir durum olması.
Doğrusu ben Tayyip Erdoğan'ın 'her şeyi ben bilirim' üslubuna alışamıyorum ve ısınamıyorum.
Ve sesinin perdesi yükselmiş bir Tayyip Erdoğan'dan rahatsız olduğum kadar hiçbir şeyden rahatsız olmuyor ve korkmuyorum.
Samimi yazıyorum: Tayyip Erdoğan'ın 'kendisini güçsüz hissettiği günlerde' ona karşı hissettiğim sempati, Erdoğan'ın kendisini ÇOK GÜÇLÜ hissettiği bu günlerde uçup gitti.
Ben, Türkiye'nin selametinin KİMSENİN KENDİSİNİ ÇOK GÜÇLÜ, İKTİDARLI HİSSETMEDİĞİ bir ortamda ve siyasi atmosferde olduğunu düşünüyorum.
Umarım gazetecilikte ortaya çıkan bu durum, Başbakan'ın ses tellerindeki volüm artışını teşvik etmez...
NEVZAT BASIM
İçimize sinmiş bu, 'hayata Türk gibi bakma, seni bir aptal sanırlar' durumu...
Yakıp yıkıcılar; öfke kusucular onlar...
Bizi 'çaresiz' bırakıyorsunuz arkadaşlar ve ne diyeceğimizi bilemiyoruz...
TÜRKİYE'NİN EN BÜYÜK SİYASİ PARTİSİ, KARARSIZLAR PARTİSİDİR: Vatandaş Nevzat Basım yerel seçimlerde nasıl oy verecek?
İNSANIN ONLARI EKRANDA DİNLERKEN, 'NE BAĞIRIYORSUN YA' DİYESİ GELİYOR. 'NE BAĞIRIYORSUN; NEYE BAĞIRIYORSUN; TEK VATANSEVER SEN MİSİN SANIYORSUN?'
BENİM YAŞADIĞIM KREDİ KARTI SORUNUNU SİZ DE YAŞAMIŞ OLABİLİRSİNİZ: Bayram alışverişini kredi kartıyla yapanların başına geldi mi bilmiyorum; ama benim geldi...
|