|
|
06 Aralık 2007 Perşembe 12:08
|
Yazarlar
|
Türkiye'nin nükleer santral kurmasını arzuluyor ve böylesi bir teknolojiyi ülkemde görmek istiyorum
Gazetecinin, kişisel tavrı olamaz mı? Benim var... Olmalı da... Ben, nükleer santrallere karşı değilim.
40'lı yaşlarımın başındayım.
Tüm gazetecilik hayatım bu tartışmaların içerisinde geçti.
Karşı tarafın tezlerini de çok iyi biliyorum.
Ancak ben ülkemin bir 'nükleer santral kullanıcısı' olmasında hiçbir sakınca ve TEHLİKE, görmüyorum.
Dünyanın 33 ülkesi bu 'güçten' yararlanırken, bizim fazlasıyla ama fazlasıyla geç kaldığımızı düşünüyorum.
Yaklaşık 10 yıl kadar önce ASO - Ankara Sanayi Odası için Nükleer Santraller konusunda bir rapor hazırlarken, bu konudaki tavrım da netleşti.
O zamana kadar, ne o tarafta ne bu tarafta kendimi konumlama şansım yoktu.
Ancak rapor hazırlama sürecinde, nükleer teknolojinin muhalifleriyle de yandaşlarıyla da uzun uzun konuştum; dönemin TAEK yönetiminin bizi bilgilendirmek konusunda gösterdiği çabadan etkilendim...
Nükleer santral 'kazalarının' şu an itibariyle fazlasıyla abartıldığını düşünüyorum.
Bu işin en sıkı muhaliflerinden biri olan Prof. Dr. Tolga Yarman'ın şu tezine katılmam ise asla mümkün değil:
- Türkler hangi teknoloji işinde başarılılar ki bunda başarılı olsunlar...
Tolga Yarman, kendisinin de dahil olduğu bir halkın teknoloji kullanma becerisinden kuşku duyuyor ve karşı çıkışını da bu kuşkuya dayandırıyor.
Böyle yapmak, kendimize haksızlık etmek olur.
Yönetmeni olduğum Nethaber, benim tavrıma rağmen muhalif seslere asla sayfalarını kapatmadı.
Biz şuna inanırız: Gazetecinin de herkes gibi bir tavrı, duruş şekli, yanında olduğu kişi ya da kurumlar vardır; bu kaçınılmazdır. Ama söz konusu olan 'haber sitesinin tavrı olunca', her tür düşünce ve eleştiriye kapımız açıktır.
BÖYLE BİR TUTUM, AKILDIŞI
Genellikle biz sıradan insanlar, bir konuda görüş ve tutum bildirdiğimizde, işin 'çok bilenleri' karşı çıkarlar.
- Siz ne kadar biliyorsunuz ki, bir tavır belirliyorsunuz...
Daha önce de yazdım; yine yazmak istiyorum:
İnsanlar, kendilerini ilgilendiren her konuda bir tutum ve yaklaşım sahibi olmak zorundadırlar; bu insanoğlunun doğasıdır.
- Eee, bilmiyorsun o zaman bir tutum belirleme...
Hani böylesi tipler Uğur Mumcu'nun bir sözüne atıfta bulunurlar hep:
- Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmak...
Arkadaşlar, söz güzel ama, YANLIŞ...
Bilgiye doğru yolculuk böyle başlar: Size yakın hissettiğiniz her konuda bir fikir sahibi olmaya çalışırsınız.
Giderek de o konuda bilgilenirsiniz...
Bu, kaçınılmaz bir durumdur ve üstelik her konuda yukarıda tarif ettiğim türden eleştirisi olan insanların daha fazla 'FİKRİ' vardır...
Sözün özü:
Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olunmaz eleştirisi, doğru değildir.
NEVZAT BASIM
|
Yorumlar |
|
KORAY
-
06.12.2007 15:54
|
|
ben bir vatandaş olarak nükleer santrallerin kurulmasını destekliyorum çünkü türkiyenin menfaatine bir şey. Elektirk üretmek için milyarlarca dolar gaz alımı yapılıyo bu parayı neden vermek zorunda bırakılıyoruz ayrıca şu bor meselesine hükumet bir el atsa çok iyi olucak
|
İnanmayın, polisten kimliğini isteyin diye de ekliyor. Cerrah, hiç SİVİL OLMAMIŞ, belli...
Ben, Galatasaray taraftarıyım. Ama böyle bir Galatasaray'ın değil.
İçimize sinmiş bu, 'hayata Türk gibi bakma, seni bir aptal sanırlar' durumu...
Yakıp yıkıcılar; öfke kusucular onlar...
Bizi 'çaresiz' bırakıyorsunuz arkadaşlar ve ne diyeceğimizi bilemiyoruz...
TÜRKİYE'NİN EN BÜYÜK SİYASİ PARTİSİ, KARARSIZLAR PARTİSİDİR: Vatandaş Nevzat Basım yerel seçimlerde nasıl oy verecek?
|