türk net en son haber 5 Eylül 2008Güncelleme: 05.09.2008 21:06 rss flas en son dakika haber arama son dakika net haber türk haberler
en net son haber
Ana sayfa haber
Politika Haber
Toplum Haber
Ekonomi Haber
Dünya Haber
Yaşam Haber
Spor Haber
Görüntülü Haber
Haber İndeksi
Haber Arama
Haber Arşiv
Hava Durumu
Yazarlar
Haber Başlıkları
Araştırma Dosyaları
Haber Yorumlar
Haber Üyelik Merkezi
Haber Üyelik Merkezi

Güncel Başlıklar
Osman Pamukoğlu
Siyasi partiler
Şafak Sezer
Cem Özer
Beyaz Eşya Pazarı
Arçelik
Bakanlar ve Bakanlıklar
Ergenekon Davası
Türk Silahlı Kuvvetleri
Abhazya
Add to Google

12 Aralık 2007 Çarşamba 00:01 Yazarlar

Başarısız TC Merkez Bankası

En sonunda ekonomide durgunluk olduğu açıklanan resmi verilerle de kanıtlandı. Hayır, kesinlikle mutlu değilim.

Ekonomik büyümenin ve tüketimin yavaşladığını Nisan ayından bu yana söylemiş ve yazmış olsam da hiç mutlu değilim.

Yazının en sonunda geleceğimiz sonuca şimdiden gelelim: Bütün bunlardan tamamen Merkez Bankası sorumludur. Merkez Bankası sorumsuzca ve gereksizce Türkiye’de faiz oranlarını yüksek tutmuştur. Ekonominin yavaşlamasına ve hatta durgunluğa girmesine neden olmuştur. Şimdi hem ekonomik yavaşlama, hem de enflasyon ile mücadele etmek zorundalar.

Türkiye 23 üç aylık dönemdir (çeyrektir) büyüyor. Gerçekten çok iyi ve başarılı bir büyüme becerisi. Ama en son çeyrekte (yani Ağustos, Eylül ve Ekim aylarında) ekonomik büyüme bu 23 çeyreğin en düşük düzeyinde gerçekleşmiş.

Yılın üçüncü çeyreği genelde ekonomik büyümenin hız kazandığı dönemdir. Ekonomik büyüme bu çeyrekte geleneksel olarak daha yüksek çıkar. Ama bu yıl tersi olmuş. Hızlı geçmesi gereken üç aylık dönem yavaş geçmiş.

Hem de genel seçimler olmasına karşın yavaş geçmiş. Üstelik seçim dönemlerinde her zaman hızlanan inşaat sektörü de yavaşlamış. Hiç de olağan bir durum değil !

Ekonomik büyümenin alt verilerine bakınca önce utanıyorsunuz: Ekonomik büyümeyi kurtaran dışalımdan alınan vergidir ! Bir ülke düşünün ki ekonomik büyüme dışalım sayesinde sağlanıyor; bu ülkede sağlıklı bir ekonomik yapıdan söz edilebilir mi ?

Tarımda daralma var. Bekliyorduk. Çünkü hem Türkiye hem de dünya kurak bir yıl yaşadı (neyse, sanırız kış ayları ile birlikte bu kuraklık sona erdi).

Kuraklık tarım üretiminin düşmesine neden oldu. Bu da ekonomik büyümeyi etkiledi. Bence tarımsal üretimin küçülmesi konusunda çok endişelenmeye gerek yoktur. Çünkü tarım, yapısı itibarı ile zaten iklime göre dalgalanan bir görüntü çizer.

Peki ya inşaat ? Son üç yılın Türkiye’de büyüme yıldızı inşaat ve gayrimenkul sektörü değil miydi ? Her çeyrekte inşaat ve dolaysı ile de gayrimenkul sektörü %20’lere ulaşan oranlarda büyümüyor muydu ? Şimdi ne oldu ki bir anda talep bu kadar daraldı ?

Faiz...

Bu kadar basit. İnşaat ve özellikle de konut sektörü patlarken aylık kredi faizleri %0,70’lere kadar düşmüştü. Merkez Bankası sağ olsun, geçen yılın son çeyreğinden bu yana faizler aylık %1,50’nin üzerinde seyretti. Ancak son indirimler ile %1,30’lar düzeyine indi. Hem de genel seçimler olan (yani hem inşaat sektörünün hem de ekonominin tanım olarak popülist harcamalarla büyümesi gereken) bir yılda bunlar yaşandı.

Sanayi büyümesi de hızla gerilemiş. Çünkü

a) yine yüksek faiz tüketimi kıstığı için;

b) yine yüksek faiz YTL’yi değerli kıldığı ve bu nedenle de Türkiye bir dış ürünler cenneti olduğu için,

Türkiye’de üretim yapmak nerede ise olanaksızlaştı. Tanrıya şükür ki dışsatım var. Ne pahasına olursa olsun çarkları çevirmek için yapılan dışsatım da olmasa sanayi üretiminin ciddi anlamda daraldığını görecektik.

Ama hala bizim Merkez Bankası direniyor: Birinci hedefimiz Türkiye’de fiyat istikrarını sağlamaktır. İyi sağlayın... Yakında Türkiye’de tamamen fiyat istikrarı sağlanacak. Ama bu istikrardan yararlanacak kimse ortada kalmayacak !

Hadi imalat sektörünü aşırı yüksek faiz ve değerli YTL ile öldürdünüz, şimdi bir de iç tüketimi, ticareti ve inşaatı da katledin de tamam olsun değil mi ?

Dünyanın en bağımsız ve en muhafazakar Merkez Bankalarından biri olan Amerikan Merkez Bankası (FED) bile, (enflasyon tehdidi hala canlı olsa da) ekonomik büyüme zarar görmesin diye defalarca ve sert oranlarda faiz indirirken bizim Merkez Bankası “yeni gelin gibi” nazlanıyor. “Lütfen” 50 baz puanlık indirimler yapıyor. Ama artık yatacak yerleri, sığınacak limanları kalmadı. Denizin sonuna geldiler.

Ya da görev sürelerinin...

Ertuğ Yaşar;
İstanbul; 11.12.2007

br> ertug@yasar.nom.tr

www.ertugyasar.com

İlgili Başlıklar:
Ertuğ Yaşar Yazıları (157 haber)






Sıra dinlemeyen 'yarma', sen de öyle. Dikmiş gözünü güzel kadına, rahatsız eden moron; kendini hiç iyi hissetme... Kendinizi salak hissetmeniz için elimizden geleni yapacağız.

KÜSTÜRMEYİ GÖZE ALMAYACAK MISINIZ? NE ZAMAN? Necdet Sezer'in Cumhurbaşkanlığı dönemini bile 'mumla arayacak' hale gelmek üzereyiz...

Maalesef, Tayyip Erdoğan ve eşi. Abartarak yazıyorum ama bir gerçeği karikatürize etmek için. Peki Deniz Baykal ve eşi 'makbul dindar' olamaz mı?

DOĞU PERİNÇEK VE ARKADAŞLARI, ŞİMDİ KENDİ YAZDIKLARI SENARYOLARIN KURBANI OLUYORLAR

Anadolu Ajansi net haber son dakika flas haber IHA ihlas haber ajansi net haber son dakika flas haber
NET Haber
Anadolu Ajansı ve İhlas Haber Ajansı
resmi abonesidir.
NetHaber Künye: Genel Yayın Yönetmeni: Nevzat BASIM
Yayın Koordinatörü: Emre KULCANAY
Reklam