|
|
28 Kasım 2006 Salı 10:24
|
Yazarlar
|
Kara Bulutlar
Uluslararası Yatırım Aracı kuruluşu Merrill Lynch güzel bir benzetme yapmış: "Türkiye'nin üzerinde üç bulut var". Ama Merrill Lynch'ciler hemen sürdürmüşler yorumlarını:
"...bu bulutlara karşın fırtına beklenmiyor ! ".
Doğal olarak herkes anlıyor 2007'de üzerimizde gezinecek üç bulutu:
- Avrupa Birliği ile tam üyelik görüşmeleri; - Cumhurbaşkanlığı seçimleri; - Genel seçimler. Mutlaka Merrill Lynch'ci arkadaşların bir bildikleri vardır (gerçekten var mıdır ?). Yoksa böyle yazarlar mıydı (yazarlardı; eğer dertleri Türkiye'de bir işler bitirmekse ya da çıkarlarına bugün Türkiye'de kriz olmaması geliyorsa mutlaka ki yazarlardı...) ? ... İşte o üç buluttan biri, yani A.B ile tam üyelik görüşmeleri, üzerimizde kara bir bulut olarak yoğunlaşmaya başladı. 6 Aralık son tarihi öncesinde son uzlaşma umudu olarak sunulan EuroMed Bakanlar toplantısından da sonuç çıkmadı. Eğer 6 Aralık tarihine kadar yeni bir gelişme olmazsa Komisyon, Türkiye ile yürütülen tam üyelik görüşmeleri ile ilgili önerisini o tarihte açıklayacak. Bu öneride bir mucize çıkmasını bekleyen var mı ? Yani daha on beş ay öncesinden belli olan koşulu (Türk limanlarının Kıbrıs (Rum Kesimi) gemilerine açılması) Türkiye yerine getirmemiş ve ısrarla da "izolasyonlar kalkmazsa yerine getirmem" diyor. Siz Komisyon'da olsanız ne karar alırsınız ya da ne karar alabilirsiniz ki ? Üstelik de Kıbrıs (Rum Kesimi) A.B üyesidir ve vatandaşları da o Komisyonda çalışmaktadır ! ... Yineleyelim: Eğer 6 Aralık tarihine kadar yeni bir şey olmazsa, Komisyon mutlaka ki Türkiye ile olan tam üyelik görüşmelerinin tümünün ya da bir kısmının durdurulmasını önerecektir. Ondan sonra 14 Aralığa kadar zamanımız var. A.B Devlet ya da Hükümet Başkanlarından bu öneri tersi bir karar çıkar mı ? Bizce çıkmaz... Ve beklenen "tren kazası" olur... ... Gerçekten olur mu ? Ben her şeye karşın AKP iktidarının ve özellikle Tayyip beyle Abdullah beyin çok akıllı politikacılar olduklarını düşünüyorum. Yani ne Başbakanımız ne de Dışişleri Bakanımız, Türkiye'nin bu kadar kritik dönemde böyle bir fırtınaya tutulmasına izin vermezler. AKP iktidarının hala Hükümet edebilmesi; 2007'de yapılacak genel seçimlerde de iktidar olabilmesi için ekonominin iyi gitmesi gerekiyor. Dört yıldır bir biçimde (yani TL'yi reel anlamda değerli tutarak ve yüksek reel faiz vererek) ekonomi işini yürüttüler. Seçimlere şunun şurasında bir yıldan daha az bir zaman kalmışken, bütün bu başarının bir anda pır diye ortadan kalkmasına izin verirler mi ? Ammmaaaaaaaaa, eğer piyasalar A.B rüzgarının kesildiğine bir inanırlarsa işte o zaman tam anlamı ile "yandı gülüm keten helva ! " Türkiye'ye son dört yılda ekonomik büyümeyi sağlayan yabancı sermaye (ya da sıcak para) bir anda kesilir; bıyıklı yabancılar da hop diye kaçarlar. Çünkü şu anda Türkiye'de finansal yatırım yapan herkes, Türkiye'de kısa dönemde faizden kazandığı paradan çok çok memnun. Ama yine hemen herkes, bu yüksek kazancın sonsuza kadar böyle gitmeyeceğini ve bir gün "devalüasyon hitinin" geleceğini görebiliyor.
Öngörülemeyen ise bu hitin ne zaman geleceği. O nedenle herkes "aportta" bekliyor. En ufak bir sallantıda karlarını gerçekleştirip (karlarını realize edip) ülkelerine (ya da dövize) uçacaklar. Eh artık bizim yöneticiler de akıllandılar. Sadece yüksek faiz ödeyerek yabancı kısa dönemli yatırımların tutulamayacağını; en azından bir zaman için sürdürülebilir imgesi veren istikrarın önemini de anladılar.
Ya da ben anladıklarını sanıyorum / sanmak istiyorum.
Eğer anlamışlarsa, hiç korkmayın limanlar sorunu da, ya 6 Aralığa kadar; olmazsa 14 Aralığa kadar çözülür.
Çözülmese bile iki tarafı da (kendi basınında) galip ilan edilecek bir formül yine bulunur; son üç yılda hep yapıldığı gibi...
Ertuğ Yaşar;
İstanbul 28.11.2006
ertug@yasar.nom.tr
www.ertugyasar.com
İçimize sinmiş bu, 'hayata Türk gibi bakma, seni bir aptal sanırlar' durumu...
Yakıp yıkıcılar; öfke kusucular onlar...
Bizi 'çaresiz' bırakıyorsunuz arkadaşlar ve ne diyeceğimizi bilemiyoruz...
TÜRKİYE'NİN EN BÜYÜK SİYASİ PARTİSİ, KARARSIZLAR PARTİSİDİR: Vatandaş Nevzat Basım yerel seçimlerde nasıl oy verecek?
İNSANIN ONLARI EKRANDA DİNLERKEN, 'NE BAĞIRIYORSUN YA' DİYESİ GELİYOR. 'NE BAĞIRIYORSUN; NEYE BAĞIRIYORSUN; TEK VATANSEVER SEN MİSİN SANIYORSUN?'
BENİM YAŞADIĞIM KREDİ KARTI SORUNUNU SİZ DE YAŞAMIŞ OLABİLİRSİNİZ: Bayram alışverişini kredi kartıyla yapanların başına geldi mi bilmiyorum; ama benim geldi...
|