|
|
18 Aralık 2007 Salı 07:52
|
Yazarlar
|
Sen Çok Yaşa 'Kemal Ağbi'
Maliye Bakanımız Kemal Unakıtan kendine özgü üslubu ile konuşmalarında geleneksel politikacılardan farklı bir tavır çiziyor.
Sanırım uzun yıllar piyasaların içinde çalıştığı için ara sıra aklına geleni pek düşünmeden söylüyor.
Kemal ağbi, Türk – İtalyan Medya ve Ekonomik Formuna katılmış. Orada Avrupa Birliği ve Çin ile yapılan ticareti eleştirmiş.
Hem de kendine özgü üslubu ile: “A.B’nin burada bize (affedersiniz) kazığı oluyor... Çin’den ne kadar mal gelirse, bize düşük gümrükle girecek; ama biz Çin’e mal sattığımız zaman Çin, yüksek gümrük vergisi alabilir...
Bize de sormadınız. Ama biz de gümrük birliğine üyeyiz. Bize Çin’den mal geliyor; %3 vergi alabiliyoruz. Biz Çin’e mal satmaya çalışıyoruz. Vergi %33...”
Kemal ağbi çok haklıdır. Çünkü gümrük birliği ne yazık ki şu anda tamamen Türkiye aleyhine çalışan sınırlı bir ticaret anlaşması olmuştur.
Bu durumu iki yıldır yazdık. Sonra sıkıldık ve yazmayı bıraktık. Ama bizim yazmamamız durumu değiştirmiyor. Türkiye ne yazık ki üçüncü ülkeler ile (A.B üyesi olmayan ülkeler ile) olan ticaretinde, gümrük birliği nedeni ile, çok dezavantajlı bir durumdadır.
Türkiye 1995 yılında gümrük birliğine geçmeyi kabul etti. O gün de durumun böyle olacağını biliyorduk. O günün şartları içinde, ben hala gümrük birliğine girmenin doğru bir karar olduğunu düşünüyorum. Çünkü eğer Türkiye A.B ile arasında olan gümrük birliği ilişkisinden feragat etseydi, bugün ekonomik olarak çok daha kötü durumda olurdu. Gümrük birliği Türkiye için şu anda sorun oluşturmaktadır. Ama gümrük birliği aslında “kalıcı bir elbise” değildi ki ! Zaten kalıcı bir elbise olarak da tasarlanmamıştı. 1990’ların Türkiye’sine ve Avrupa Birliğine göre tasarlanmıştı.
Hal bu ki 1990’ların başından bu yana hem Türkiye’de, hem A.B’de, hem de dünyada çok önemli ekonomik gelişmeler oldu. Sadece bir kaçını yazarsak:
Türkiye’de; dışsatımımız 20 milyar dolardan 100 milyar dolara çıktı. Dış ticaret hacmimiz 250 milyar doları aştı. Kişi başına gelirimiz 2.000 dolardan 6.000 dolara yaklaştı.
A.B’de; üye sayısı 15’den 27’ye çıktı. Güç dengeleri değişmeye başladı. A.B, kendini yenilemek için bir anayasa hazırladı; ama o anayasa onaylanmayınca bu kere daha gevşek bir anlaşma ile yeni Avrupa Birliğini tasarladı.
Dünyada; petrol ve hammadde fiyatlarındaki artış nedeni ile küresel servet dağılımı değişti. Çin ve Hindistan dünyanın yeni ve nerede ise tek imalat sanayi üretim üstleri oldular. Özellikle Çin’in sonsuz ve çok ucuz üretim kaynağı sayesinde dünyada enflasyon bir tehdit olmaktan çıktı.
Ama...
Bütün bu önemli değişikliklere karşın gümrük birliği aynı tasarımı ile kaldı. 1970’lerin başında tasarlanan ve 1993-1994 yıllarında tasarımı biçimlenen gümrük birliği, artık 2007 yılının Türkiye’sine uymamaktadır. Bu elbise Türkiye’ye çok dar gelmektedir. O elbisenin içine artık giremiyoruz. Mutlaka bu elbisenin değişmesi ve yeniden biçimlenmesi gerekmektedir.
Tam üyelik yolunda ilerleyen bir Türkiye için bu biçimde sınırlı bir gümrük birliği çok büyük sorun yaratmazdı. Ama görülen o ki Türkiye artık tam üyelik yolunda ilerlemekten vaz geçmektedir. Zaten ne Avrupalılar, ne de Adalet ve Kalkınma Partisi, şu anda bu tür bir birlikteliği ve üyeliği arzu etmemektedirler. Bu nedenle de gümrük birliğini ne yapacağımızı bilemiyoruz. Çıksak çıkamıyoruz; ama kalsak da Kemal ağbinin dediği gibi tam anlamı ile “kazığı yiyoruz” ! Ertuğ Yaşar; Palandöken, Erzurum; 16.12.2007 br> ertug@yasar.nom.tr
www.ertugyasar.com
TÜRKİYE'NİN EN BÜYÜK SİYASİ PARTİSİ, KARARSIZLAR PARTİSİDİR: Vatandaş Nevzat Basım yerel seçimlerde nasıl oy verecek?
İNSANIN ONLARI EKRANDA DİNLERKEN, 'NE BAĞIRIYORSUN YA' DİYESİ GELİYOR. 'NE BAĞIRIYORSUN; NEYE BAĞIRIYORSUN; TEK VATANSEVER SEN MİSİN SANIYORSUN?'
BENİM YAŞADIĞIM KREDİ KARTI SORUNUNU SİZ DE YAŞAMIŞ OLABİLİRSİNİZ: Bayram alışverişini kredi kartıyla yapanların başına geldi mi bilmiyorum; ama benim geldi...
Geçmişin algılayış biçimlerini sürdürmek, dinimize özgü bir zorunluluk olabilir mi?
Bizce siyaset tarihinin çok önemli tartışmalarından birini yaşadık az önce. Bürokrat kökenli bir milletvekili, olanca titizliğiyle topladığı belgeleri kamuoyuyla paylaştı.
Ve ben de bunu alkışlarım...
|