türk net en son haber 7 Eylül 2008Güncelleme: 07.09.2008 07:32 rss flas en son dakika haber arama son dakika net haber türk haberler
en net son haber
Ana sayfa haber
Politika Haber
Toplum Haber
Ekonomi Haber
Dünya Haber
Yaşam Haber
Spor Haber
Görüntülü Haber
Haber İndeksi
Haber Arama
Haber Arşiv
Hava Durumu
Yazarlar
Haber Başlıkları
Araştırma Dosyaları
Haber Yorumlar
Haber Üyelik Merkezi
Haber Üyelik Merkezi

Güncel Başlıklar
Ermenistan
Milli Takım ve Milli Maçlar
Tayyip Erdoğanın Sözleri
Aydın Doğan
Polemik
Şanlıurfa Haberleri
Deprem
Hülya Koçyiğit
Yerel Seçimler
Asıf Ali Zerdari
Add to Google

02 Ocak 2008 Çarşamba 10:33 Yazarlar

Kader Kurbanı

Türkiye af etmeyi değil, ama affı seven bir ülkedir. Çünkü biz genelde kuralları uymamayı uyanıklık sayarız.

Kurala uymayıp yakalanınca da çok pişman oluruz. Ama iş işten geçmiştir. Yine de eylemlerimizin sorumluluğunu alamayız. Ve af bekleriz.
Kader kurbanları” deriz.

Yani aslında onlar yapmamışlar da kader onlara bir oyun oynamış ! Şansa inanırım, ama kadere... O nedenle “kader kurbanı” sözünü hiç sevmem. Suç işleyip de sonra kader kurbanı olarak tanımlananlara da kızarım.

Peki ya iş yaşamında ? İş yaşamında kader kurbanı olunabilir mi ?

Yani bir şirketin sahibisin; kararlar alıyorsun. Ya da bazı kararları almıyorsun / alamıyorsun. Çünkü doğrusunun o olduğunu düşünüyorsun.

Sonra işler senin beklediğin gibi gitmiyor. Senin etkileyemeyeceğin gelişmeler oluyor ülkede. Olayların o biçimde gelişmesinden sen sorumlu değilsin. Ama daha önce aldığın kararlardan sen sorumlusun. Yani kararların yanlış çıkıyor. Yine de bunun sorumluluğunu almak istemiyorsun. Kendini “kader kurbanı” olarak tanımlıyorsun. Af bekliyorsun. Devletin seni kurtarmasını bekliyorsun.

Kimse kendini kandırmasın...

İş yaşamında kader kurbanı yoktur. Bütün satışları TL iken döviz kredi kullanan iş adamı, sert bir devalüasyon olup da iflas edince kendini kader kurbanı olarak tanımlayamaz. Ama bir de kendisine sorun. Aslında o her şeyi doğru yapmıştır. Ama bir anda beklenmedik bir devalüasyon olduğu için iflas etmiştir !

Ya da yeterince sermayesi olmadan büyüyen müteahhide / iş adamına sorun. “Ne yani” diyecektir. “Herkes fiyat kırıp iş alırken (ve para kazanırken) ben boş mu otursaydım ? İş varken yapılır; aynı demirin tavında dövüldüğü gibi. Tren kaçtıktan sonra iş adamı olmanın ne anlamı var ki ?
Doğru bir mantık değil mi ?

İşler hep iyi gitse ne güzel ! Hep para kazanırdık. Herkes risk alırdı; riskler hiç gerçekleşmezdi ve zengin olurduk. İş adamları genelde unuturlar, ama zarar karın kardeşidir. Her yıl kar edilecek diye bir kural yoktur. Eğer organik bir büyüme sağlamadıysanız, yani doğal olmayan bir hızla büyüdüyseniz, ilk sallantıda çökeceğiniz o kadar açıktır ki...

İş adamları her konuda kendilerine mazeret bulurlar. “Bizim işimiz bisiklet kullanmak gibidir” derler. “Yani duramazsın, sürekli pedalı çevirmen gerekir”.
Güzel bir söylem değil mi ? İkna edici de üstelik.

Peki neden bisiklet kullanırken durulmasın ki ? Durur ve iki nefeslenirsin. Bir su içersin; çevrene bakarsın. Yönünü kestirirsin. Bisiklet pedalları sürekli çevrilir mi ? Hiç durmadan bisiklete binilir mi ?

Ama iş adamının temel güdüsü, “başkaları kazanıyor, ben neden yaya kaldım ?” biçimindedir. Başkalarının zenginliğine imrenir. Ciroyu kar sanır; şirketinin kasasını da kendi cebi. Her zaman şirket kasasından cebine istediği kadar para aktarır. Ama ters yönde hiçbir zaman para akışı olmaz. Çünkü iş adamına göre, “şirketin kasası benim cebimdir; benim cebim ise yine benim cebimdir”.

Bazı kereler Hükümetler de izledikleri makro ekonomik politikalar iş adamlarını zora sokarlar. Bu iş adamlarına bile “kader kurbanı” dememeliyiz. Çünkü Hükümetler ekonomik politikalarını gizli saklı uygulamazlar. Açıkça, hatta herkesin gözüne sokarak uygularlar. O nedenle değişen makro ekonomik politikaları görmemek, anlamamak ve buna uygun işler geliştirmemek yine iş adamının suçudur.

Her alanda “kader kurbanları” olmadan yaşayacağımız bir 2008 dileği ile...

Ertuğ Yaşar;

İstanbul; 01.01.2008


ertug@yasar.nom.tr


www.ertugyasar.com

İlgili Başlıklar:
Ertuğ Yaşar Yazıları (157 haber)






Sıra dinlemeyen 'yarma', sen de öyle. Dikmiş gözünü güzel kadına, rahatsız eden moron; kendini hiç iyi hissetme... Kendinizi salak hissetmeniz için elimizden geleni yapacağız.

KÜSTÜRMEYİ GÖZE ALMAYACAK MISINIZ? NE ZAMAN? Necdet Sezer'in Cumhurbaşkanlığı dönemini bile 'mumla arayacak' hale gelmek üzereyiz...

Maalesef, Tayyip Erdoğan ve eşi. Abartarak yazıyorum ama bir gerçeği karikatürize etmek için. Peki Deniz Baykal ve eşi 'makbul dindar' olamaz mı?

DOĞU PERİNÇEK VE ARKADAŞLARI, ŞİMDİ KENDİ YAZDIKLARI SENARYOLARIN KURBANI OLUYORLAR

Anadolu Ajansi net haber son dakika flas haber IHA ihlas haber ajansi net haber son dakika flas haber
NET Haber
Anadolu Ajansı ve İhlas Haber Ajansı
resmi abonesidir.
NetHaber Künye: Genel Yayın Yönetmeni: Nevzat BASIM
Yayın Koordinatörü: Emre KULCANAY
Reklam