|
|
10 Ocak 2008 Perşembe 00:14
|
Yazarlar
|
Yüzde 100 Iskalamanın Bedeli Vardır
Sizleri bilmem, ama ben her yılsonunda kişisel bir değerlendirme yaparım.
Geçen yılı önce özel yaşantım açısından değerlendiririm. Sonra da profesyonel iş yaşamımı değerlendiririm. Başarılı olup olmadığımı sorgularım.
Yeni yılın ilk ekonomik verisi her zaman enflasyon rakamları olur. Perşembe günü 2007 yılının enflasyon verileri açıklandı. Enflasyon, hedeflenenin tam iki katı oranında gerçekleşmişti.
Türkiye’de enflasyonun sorumlusu Merkez Bankası’dır. Çünkü yasa ile Merkez Bankası’na verilen görev, web sitelerinin en üstüne de yazdıkları gibi, “...fiyat istikrarını sağlamak ve sürdürmektir”.
İki yıldır, yani hem 2006 hem de 2007 yıllarında, Merkez Bankası enflasyon hedefinde %100’ü aşan oranda şaşmıştır. Örneğin 2007 yılı hedefleri %4 iken, yılı %8,39 ile (Tüketici Fiyatları için) kapattılar.
Özel sektörde olsa, hedefini bu kadar uzak ara ile şaşıran bir yönetici işinin başında kesinkes kalamaz. Size kendimden örnek vereyim, ben özel sektörde üst düzey profesyonel yönetici olan bir kişiyim. Eğer hedeflerimi, bırakın %100’ü, %30 eksi yönde şaşırayım, hemen işimden olurum.
Kaldı ki Merkez Bankası enflasyon hedefini ikinci yıl üst üste %100’den fazla şaşırmıştır.
Hadi 2006 yılına kendimizce bir mazeret bulalım. “Merkez Bankası yönetimi Nisan ayında iş başına gelmişti; o nedenle bütün yılın sorumluluğu onlara ait olmayabilir” diyelim (kaldı ki bu savda çok doğru değildir; çünkü Durmuş Yılmaz görevi Süreyya Serdengeçti’den devir aldıktan hemen sonra, sanırız Hükümetin baskısı ile, faizleri indirmiş ve Mayıs – Haziran 2006 döviz kuru çalkantısına zemin hazırlanmıştı). Peki ya 2007 için ne mazeret bulacağız ?
Birkaç gün beklersek o mazeretleri zaten göreceğiz. Çünkü Merkez Bankası Hükümete bu kadar büyük fark ile “ıskaladığı” enflasyon hedefi konusunda bir mazeret mektubu sunacaktır.
Sanırız bu mektupta, kuraklık nedeni ile tarımsal ürün fiyatlarının artması; Hükümet tarafından artırılan tütün ve petrol ürünlerindeki ÖTV’nin etkisi; dünyada enerji fiyatlarının artması; beklenen enflasyon oranına göre değil de geçmiş enflasyon oranına göre ayarlanan hizmet sektörü fiyatları; ... yer alacaktır.
Neyse ne ! Profesyonel iş yaşamımda sevdiğim bir söz vardır, “iş yapmak isteyen bir yol bulur, yapmak istemeyen de mazeret”... Çünkü iş yaşamında (sosyal yaşamın tersine) “olanaksız” yoktur; “zor” ya da “çok pahalı” (maliyetli) vardır, ama olanaksız kesinkes yoktur. Sadece “ben yapamadım” vardır. Ama “ben yapamadım”ı kabul etmek o kadar kolay mı ?
Siz kabul edebilir miydiniz ? Peki ben kabul edebilir miydim ? Yani (hiç öyle bir makama aday falan değiliz ama), eğer bu satırların yazarı Merkez Bankası başkanı olsa idi ve enflasyon hedefini de iki yıl üst üste %100’den fazla ıskalasa idi, acaba istifa edebilir miydi ? Sanırım kolay kolay edemezdim.
Ama etmem gerekir. Çünkü özel sektörde olsun, kamu kesiminde olsun, yöneticilik sorumluluk almaktır. Merkez Bankası yönetimi sorumluluk almıştır. Enflasyon ile savaşım için faizleri, Türkiye’de bazı sektörleri ve bazı işleri sıkıntıya sokacak ölçüde yüksek tutmuşlardır.
Eğer amaçladıkları hedefi ulaşsalardı, o sıkıntı çeken sektörlerin birinde çalışan bir kişi olarak, kesinkes ağzımı açmazdım. Ama amaca ulaşılamamıştır. Biz ise sadece çektiğimiz sıkıntı ile kaldık. Bunun bir bedeli olmalıdır. O bedelin zamanı geldiğinde ödenmesini istemek de, bir vatandaş olarak benim en doğal hakkımdır. Ertuğ Yaşar; İstanbul; 06.01.2008
ertug@yasar.nom.tr
www.ertugyasar.com
TÜRKİYE'NİN EN BÜYÜK SİYASİ PARTİSİ, KARARSIZLAR PARTİSİDİR: Vatandaş Nevzat Basım yerel seçimlerde nasıl oy verecek?
İNSANIN ONLARI EKRANDA DİNLERKEN, 'NE BAĞIRIYORSUN YA' DİYESİ GELİYOR. 'NE BAĞIRIYORSUN; NEYE BAĞIRIYORSUN; TEK VATANSEVER SEN MİSİN SANIYORSUN?'
BENİM YAŞADIĞIM KREDİ KARTI SORUNUNU SİZ DE YAŞAMIŞ OLABİLİRSİNİZ: Bayram alışverişini kredi kartıyla yapanların başına geldi mi bilmiyorum; ama benim geldi...
Geçmişin algılayış biçimlerini sürdürmek, dinimize özgü bir zorunluluk olabilir mi?
Bizce siyaset tarihinin çok önemli tartışmalarından birini yaşadık az önce. Bürokrat kökenli bir milletvekili, olanca titizliğiyle topladığı belgeleri kamuoyuyla paylaştı.
Ve ben de bunu alkışlarım...
|