|
|
18 Ocak 2008 Cuma 00:01
|
Yazarlar
|
Ayar Olacaklar...
Dünyada işler kötü gidiyor. CİTİGROUP tarihinin en büyük zararını açıkladı. Arkasından diğer Amerikalı ve Avrupalı bankalar da gelecektir.
Yani 2007 yılı konut kredileri çalkantısından Batılı bankalar belki de 500 milyar dolara yakın zarar yazarak çıkacaklar.
O da çıkabilirlerse ! Yani zararlarını kapatmak için hisselerinin önemli bir kısmını ve hatta çoğunluk hisselerini petrol zengini ya da Uzak Doğu ülkelerinin egemen ülke fonlarına satmadan kurtulurlarsa...
Ya Türkiye’de ?
Durumlar karışık... Uluslararası rekabete açık imalat sanayi “gebermiş” durumda. 1,40 YTL olan dolar kuruna “kötü” gören; “bu döviz kuru ile rekabet mi olur ?” diyen sanayicilerimiz dolar 1,15’in altını görünce artık pes ettiler: Bu koşullarda rekabet filan yapamazlar... Sanki ticaret daha mı iyi durumda ? Satışlar oldukça düşük, tahsilat da sıkıntılı. Piyasada çok mal var. Dışalımla gelen de var, içeride üretilen de. Fiyatlar da uygun. Çünkü bugün malını satamayan yarın çarkını çeviremeyeceği için, üçe beşe ve zarara / kazanca bakmadan satıyor.
Peki satın alan var mı ?
Acaba bu gelişmelerden Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) ne kadar ders alıyor ? Ya da hiç ders alıyorlar mı ? 22 Temmuz seçim zaferlerini son beş yıldaki istikrarlı ekonomik büyüme sayesinde elde eden AKP, durumun kötüye döndüğünün; işler böyle giderse ilk yerel seçimde paldır kültür devrileceğinin acaba ne kadar bilincinde ? AKP, 22 Temmuzda genel seçimleri ezici bir üstünlük ile kazandı, çünkü son beş yıl içinde Türk halkının çoğunluğunun:
a) ya geliri (maaşı, ücreti, kazancı, kirası, ...) arttı;
b) ya da sahip olduğu varlıkların değeri arttı.
Yani Türk halkı zenginleşti. Bu zenginlik sözde de kalmadı, tüketimine de yansıdı. AKP bu sayede 22 Temmuzda bir kere daha iktidar oldu.
Biz bunları yazınca Sakarya’nın Kaynarca ilçesinden bir okurumuz üşenmemiş ve bize görüşlerini aktarmış. Çok ilginç; okumakta yarar var:
“... Ekonomisi tarıma dayalı Sakarya ili Kaynarca ilçesinde küçük esnafım. İstikrardan yana oy kullandığımı düşünerek AKP’ye oy verdim.
İlçede işler o kadar kötü anlatamam. Küçük esnaf olarak kooperatiften (1,5 yıl oldu kurulalı) Kaynarca esnafı 1.600.000 YTL kredi kullanmış. Evet, arsa ve tarla fiyatları dediğiniz gibi arttı. Ama işimizi döndürecek para kazanamıyoruz.
Borç ödemek için tarlasını satan birçok arkadaş tanıyorum. Köylerde çiftçiler duyuyor ve görüyorum, borçlanmış. Hatta bir köy bir bankaya o kadar borçlanmış ki, köye şaka yollu banka adını bile koymuşlar...
...”
Acaba bu serzeniş Türkiye’nin genelini temsil ediyor mu ? Yani 2007 yılının en azından ortasına kadar durumu iyi olan Türk halkı, artık sıkışmaya mı başladı ? Hep düşünmüşümdür, Türkiye ekonomisini yeterince büyütemeyen Hükümetler iktidarda kalamazlar. Politik olarak başarılı olsalar bile mutlaka “giderler”. En azından 12 Eylülden sonraki dönemde hep böyle olmuştur. Kamuoyunun gözünde çok popüler olan Turgut Özal bile, ekonomiyi yeterince büyütemediği zaman, iktidarda daha fazla kalamamıştır. Çareyi Çankaya köşküne çıkmakta bulmuştur. Ya AKP ? Onlar ne yapacaklar ?
Uluslararası konjonktür şu anda aleyhimize döndü. Artık kapıda elinde çantalar dolusu para ile yatırım yapmayı bekleyen uluslararası yatırımcılar kalmadı. Ya da yatırım yapacak o kadar çok seçenek ortaya çıktı ki... Uygun fiyata Citibank’a yatırım yapmak varken Akbank’a yatırım yapmayı düşünür müsünüz ? Ya da ABD’de çok uygun fiyata bir gayrimenkul satın almak varken Türkiye’den arsa almayı planlar mısınız ?
AKP’nin ekonomiyi mutlaka bir biçimde ayar etmesi gerekiyor. Yoksa ilk yerel seçimde kendisi sandıkta “ayar” olacaktır. Ertuğ Yaşar; İstanbul; 15.01.2008
ertug@yasar.nom.tr
www.ertugyasar.com
Kendi yazdığımız senaryolara inanmaya başlarsak, hastaneye yatmak bir zorunluluk haline gelebilir: Durum, tedavi gerektirir...
KENDİLERİNE GURBETÇİ DENİLMESİNDEN RAHATSIZ OLANLAR VAR. HAKSIZ DA DEĞİLLER...
Zaten biz Türkler, hep böyle yapardık. Bir milli karakter haline gelmişti: İyi başlar kötü bitirirdik ve herkes bizi böyle kabul ederdi.
Kulanıldığını düşünmek, bunu düşünen kişi için çok kötü bir şey... Kötülüğü şurada: Kullanıldığınız için kendinizi bir çöp kadar değersiz hissedersiniz...
Bizimkiler, kaba kuvvet'in geçerli akçe olduğu dönemde, sert tokatlarıyla ünlenmişler...
Zaman gazetesinin yazı işlerinde çalışan arkadaşların 'vicdanlarına' seslenmek için yazılmıştır...
|