Kokteyl Network : beygir.com - mackolik.com - sahadan.com - tahminkolik.com - skor.tv - mackolikcomplex.com - havayol.com - magazinkolik.com
türk net en son haber 23 Kasım 2008Güncelleme: 23.11.2008 22:42 rss flas en son dakika haber arama son dakika net haber türk haberler
en net son haber
Ana sayfa haber
Politika Haber
Toplum Haber
Ekonomi Haber
Dünya Haber
Yaşam Haber
Spor Haber
Görüntülü Haber
Haber İndeksi
Haber Arama
Haber Arşiv
Hava Durumu
Yazarlar
Haber Başlıkları
Araştırma Dosyaları
Haber Yorumlar
Haber Üyelik Merkezi
Haber Üyelik Merkezi

Güncel Başlıklar
Kira ve Kiracı Haberleri
Eskişehirspor
Turkcell Süper Lig
Beşiktaş
Gürcistan
Sivasspor
Trabzonspor
Hava Durumu
DTP
Hakkari
Add to Google
01 Aralık 2006 Cuma 10:54 Yazarlar

Kaza mı değil mi?

Kimine göre "tren kazası" oldu; Kimine göre Türkiye "trenin altında kaldı";

Kimine göre "tren ufak bir sarsıntı geçirdi, ama raydan çıkmadı";
Kimine göre "tren hız kaybetti, ama hedefinden şaşmadı";
Kimine göre ise uzun zamandır yönsüz ve hedefsiz kalan tren artık yönünü buldu
ve yavaş da olsa harekete geçti...

İşte Avrupa Birliği (A.B) Komisyonunun Çarşamba günü alel acele açıkladığı Türkiye
ile ilgili öneri kararının arkasından Türkiye'de çıkan yorumlardan bazıları.

...

On beş yıldır Türkiye - A.B ilişkilerini amatörce de olsa izleyen bir kişi olarak
biz, Komisyonun karar önerisinin hiç de olumlu olduğunu düşünmüyoruz.
Ama bu öneride yine de bir olumlu yön var: Komisyon bize göre olabilecek en ağır
kararlardan birini masanın üzerine koydu. Ama beklenenden erken koyarak üç
tarafa da (Türkiye, A.B ve Kıbrıs Rum Kesimi), 11 Kasıma kadar görüşme süresi
tanıdı.

Yok eğer bu karar önerisi beklendiği gibi 6 Kasımda açıklansa idi, o zaman
görüşmeler için sadece beş gün kalacaktı. Hal bu ki şimdi önümüzde tam on iki gün
var...

Ben Komisyonun bu yaklaşımından, Türkiye ile bir ara yol bulunabileceği
beklentisinde olduklarını çıkardım. Zaten hemen Perşembe günü dönem başkanı
Finlandiya tarafından yapılan "karar önerisi yumuşayabilir" açıklaması da bu
düşüncemizi güçlendirdi.

Ama gelin ayrıntılar ile uğraşmadan işin dibine bir bakalım.
Bu işin dibinde şu iki gerçek yok mu ?

a) Türkiye, KKTC'ye uygulanan izolasyonlar kalkmadan, Türkiye limanlarını ve
havaalanlarını Kıbrıs (Rum) bandıralı gemi ve uçaklara açmayacaktır;
b) Kıbrıs (Rum Kesimi), Türkiye kendisini tanımadan (limanların açılmasını onlar bir
"uluslararası tanıma" olarak görüyorlar; biz "tanıma değildir" diyoruz),
Türkiye ile tam üyelik görüşmelerinin ilerlemesine izin vermeyecektir. Her
aşamada zorluk çıkarılacak; veto hakkını kullanılacaktır.
Yani tam iki inatçı keçi durumu...
Ne onlar adım atarlar, ne de biz adım atarız !
Hem de Türkiye'de çok yakın bir süre içinde genel seçimler varken AKP iktidarı
kesinkes geri adım atmaz ve limanları açmaz.

AKP yönetimi, limanların açılmasına gerekirse kanı ile müdahale edecek Kıbrıs
yönetimini iş başından uzaklaştırmış olmasına; hatta her kararlarına "evet"
diyecek bir Kıbrıs Hükümeti kurdurmuş olmalarına karşın limanları açamaz !

...

Kişi olarak AKP'ye yakınlık duymasam da, yaptıkları doğruları her zaman takdir
ediyorum. AKP'nin yaptığı en doğru işlerden birinin, ne olursa olsun, A.B ile
bütünleşme ülküsünden ödün vermemeleri ve bu yolda çok inanmış bir biçimde
çalışmaları olduğunu düşünüyorum.

Kimileri bu inanmışlığı "A.B sopası ile askeri hizaya getirme" ve
"başörtüsü gibi bazı kısıtlamaları yine A.B aracılığı ile kaldırma" arzusunu
bağlasa da; ben Tayyip beyin, her nasılsa, Türkiye'nin ancak A.B ile bütünleşerek
ve yabancı sermayeyi çekerek kalkınacağına inandırıldığını
düşünüyorum.
O nedenle, bazen çalışma isteği (motivasyon) kayıpları yaşasalar da, AKP
iktidarının en önemli projesi hep A.B ile bütünleşme olmuştur.
Şimdi bu projenin yarıda kalmasına izin veremezler.
Ama her önlerine gelen istekleri de kabul edemezler...
Çünkü Türkiye ile A.B arasında tam üyelik yolunda o kadar büyük zorluklar ve
engeller var ki !

Hadi diyelim ki limanlar konusunu aştık, daha Kıbrıs konusu çözülmüş olmayacak ki !
Hadi Kıbrıs çözülse bile, Ermeni soykırımı iddiaları ne olacak ?
Avrupalıların "azınlık" diye adlandırdıkları Kürt sorunu ne olacak ?
Bu konularda isteyecekleri açılımları (hadi nazik davranıp ödün demedik) nasıl
yapacağız ?

Ben kişi olarak iş yaşamında (belki de cahil cesaretim sayesinde) hiç zorluklardan
ve güçlüklerden korkan ya da çekinen bir kişi olmadım. Ama açıkçası Türkiye ile A.B
arasındaki zorlukları görünce adam akıllı ürküyorum !

"Avrupa Birliği bize haksızlık ediyor; ... bütün Avrupa küçücük bir Kıbrıs'ın
isteklerine teslim oluyor; ... Türkiye'ye çift standart uygulanıyor; ... zaten bu
Avrupalılar hep böyle çift yüzlüdür, ...
" falan demekle bu işten kurtulamayız.
Yine de bir şeyi de hiç unutmayalım: İşte Papa'nın Türkiye ziyaretini hep birlikte
gördük. Acaba Papa, bu dönemde, bu kadar rahat başka hangi Müslüman bir ülkeye
gidebilirdi ve bu kadar takdir görürdü ?

Nasıl Türkiye'nin A.B'ye gereksinimi varsa, A.B'nin de, (çok özür dilerim ama
sokakta söylendiği biçimi ile), "eşek gibi" istikrarlı bir Türkiye'ye
gereksinimi vardır
...


Ertuğ Yaşar;

İstanbul
30.11.2006


ertug@yasar.nom.tr

www.ertugyasar.com


İlgili Başlıklar:
Ertuğ Yaşar Yazıları (157 haber)






İçimize sinmiş bu, 'hayata Türk gibi bakma, seni bir aptal sanırlar' durumu...

Yakıp yıkıcılar; öfke kusucular onlar...

Bizi 'çaresiz' bırakıyorsunuz arkadaşlar ve ne diyeceğimizi bilemiyoruz...

TÜRKİYE'NİN EN BÜYÜK SİYASİ PARTİSİ, KARARSIZLAR PARTİSİDİR: Vatandaş Nevzat Basım yerel seçimlerde nasıl oy verecek?

İNSANIN ONLARI EKRANDA DİNLERKEN, 'NE BAĞIRIYORSUN YA' DİYESİ GELİYOR. 'NE BAĞIRIYORSUN; NEYE BAĞIRIYORSUN; TEK VATANSEVER SEN MİSİN SANIYORSUN?'

BENİM YAŞADIĞIM KREDİ KARTI SORUNUNU SİZ DE YAŞAMIŞ OLABİLİRSİNİZ: Bayram alışverişini kredi kartıyla yapanların başına geldi mi bilmiyorum; ama benim geldi...

Anadolu Ajansi net haber son dakika flas haber IHA ihlas haber ajansi net haber son dakika flas haber
NET Haber
Anadolu Ajansı ve İhlas Haber Ajansı
resmi abonesidir.
NetHaber Künye: Genel Yayın Yönetmeni: Nevzat BASIM
Yayın Koordinatörü: Emre KULCANAY
Reklam